Spoiler içeriyor
“salò o le 120 giornate di sodoma” (türkçesiyle: salò ya da sodom'un 120 günü), italyan yönetmen pier paolo pasolini tarafından 1975 yılında çekilmiş, sinema tarihinin en tartışmalı, rahatsız edici ve politik açıdan yüklü filmlerinden biridir. film, hem içeriği hem de…devamı“salò o le 120 giornate di sodoma” (türkçesiyle: salò ya da sodom'un 120 günü), italyan yönetmen pier paolo pasolini tarafından 1975 yılında çekilmiş, sinema tarihinin en tartışmalı, rahatsız edici ve politik açıdan yüklü filmlerinden biridir. film, hem içeriği hem de sembolik yapısı nedeniyle sansürle, yasaklamalarla ve yoğun eleştirilerle karşı karşıya kalmıştır.
politik drama, distopik, grotesk, sadist alegori
kaynak eser: marquis de sade'ın sodom'un 120 günü adlı romanı (1795)
konu şöyle ki ; film, ii. dünya savaşı'nın son dönemlerinde, mussolini rejiminin kurduğu kukla devlet olan salò cumhuriyeti'nde geçer. faşist rejimin dört önde gelen ismi (bir dük, bir başkan, bir piskopos ve bir bankacı), izole bir villada 9 erkek ve 9 kız genci kaçırarak sadist ritüellere maruz bırakır. bu süreçte gençler cinsel, fiziksel ve psikolojik şiddetin sistematik biçimde uygulandığı dört bölümlük bir işkence ritüelinden geçer: anteinferno, tutku çemberi, dışkı çemberi ve ölüm çemberi.
pasolini'nin salò'su, sadece şok edici içerikleriyle değil, faşizmin bedensel, ruhsal ve kültürel tahakkümünü temsil etmesiyle derin bir politik alegoridir. filmde:
• cinsellik = güç: tüm eylemler cinsel görünümlü olsa da esasen kontrol ve itaati test eden araçlardır.
• insan bedeni = devletin mülkü: gençlerin bedenleri, devletin keyfine göre “kullanılan” birer meta hâline gelir.
• dışkı bölümü: kültürel yozlaşmayı ve toplumsal çürümeyi simgeler.
• kamera kullanımı: sık sık seyirciyi “suça ortak” eden, soğuk ve mesafeli kadrajlarla pasolini, ahlaki sorumluluğu izleyiciye de yükler.
sansür ve tepkiler
• film, pek çok ülkede yasaklandı: ingiltere, avustralya, yeni zelanda, norveç, italya ve türkiye gibi birçok yerde uzun süre gösterime giremedi veya kısıtlandı.
• yönetmen pasolini, filmin gösterime girmesinden birkaç hafta önce, 1975'te şüpheli bir şekilde öldürüldü. ölümünün arkasında siyasi bir cinayet olduğuna dair ciddi şüpheler vardır.
• film birçokları için “pornografik” ve “sadist” kabul edilirken, pek çok akademisyen ve yönetmen tarafından faşizmin sanatsal teşhiri olarak yorumlanır.
gaspar noé, lars von trier, michael haneke, ulrich seidl gibi yönetmenler üzerinde doğrudan etkisi vardır.
• salò, “acı verici ama izlenmesi gereken” bir kült film hâline gelmiş ve “yasaklı sinema” listelerinde başı çeker.
• komplo teorisyenleri, filmi “elitlerin sapkın ritüellerinin temsili” olarak yorumlar.
bu film ciddi anlamda rahatsız edici sahneler içerir:
• zorla çıplaklık
• psikolojik ve fiziksel işkence
• cinsel şiddet
• dışkı yeme sahneleri
• öldürme ve aşağılama
pasolini'nin sanatsal niyeti ne olursa olsun, bu film her izleyici için uygun değildir.