Dünyanın sonu // kıyamet filmleri devamı !?! 35. the quiet earth(1985) – geoff murphy bir adam uyanır, tüm dünya boşalmıştır. ilk başta özgürlük gibi görünse de yalnızlık hızla deliliğe dönüşür. 1980'lerin unutulmuş cevherlerinden biri olan bu film, varoluşsal boşluğu kıyamet…devamıDünyanın sonu // kıyamet filmleri devamı !?!
35. the quiet earth(1985) – geoff murphy
bir adam uyanır, tüm dünya boşalmıştır. ilk başta özgürlük gibi görünse de yalnızlık hızla deliliğe dönüşür. 1980'lerin unutulmuş cevherlerinden biri olan bu film, varoluşsal boşluğu kıyamet fonunda işler. sessiz ama derin.
36. resident evil (2002) – paul w.s. anderson
bir şirketin yer altı laboratuvarında, ölümcül bir virüs kaçar. görevli ekip hatırlamadığı bir geçmişle ve zombilerle karşı karşıya kalır. milla jovovich'in önderliğinde başlar, uzun soluklu bir kıyamet-zombi aksiyon serisinin fitili ateşlenir.
37. seeking a friend for the end of the world(2012) – lorene scafaria
bir meteor yaklaşmaktadır. hayatın son günlerinde, yalnız bir adam (steve carell) ve rastlantıyla tanıştığı bir kadın (keira knightley) birlikte yola çıkar. hüzünlü, sade ve melankolik bir kıyamet öncesi iç yolculuk.
38. these final hours (2013) – zak hilditch
dünya'nın yok oluşuna saatler kalmıştır. avustralya'da geçen bu filmde, bir adam ahlaki boşluk içinde son saatlerini geçirir. rastladığı küçük bir kız, onu beklenmedik bir dönüşüme zorlar. kıyamet temalı, bağımsız ruha sahip vurucu bir yapım.
39. armageddon (1998) – michael bay
dünya'ya yaklaşan dev bir göktaşı vardır. nasa, en iyi sondajcıları (bruce willis, ben affleck) uzaya gönderir. patlama, duygusallık ve amerikan bayrağı bol. patlamalı, ağlatmalı ve tam 90'lar sonu bombası.
40. signs (2002) – m. night shyamalan
bir çiftlikte ortaya çıkan gizemli “çember izleri” dünya çapında bir işgalin habercisidir. mel gibson'ın canlandırdığı eski rahip, inançla korku arasında sıkışır. ufak bir alanda geçen ama evrensel bir paranoya yaratan atmosferik bir kıyamet filmi.
41. contagion (2011) – steven soderbergh
bir virüs hızla yayılırken toplum düzeni çökmeye başlar. bilim insanları, hükümetler ve sıradan insanlar panik içindedir. matt damon, kate winslet, marion cotillard gibi dev isimlerle dolu, bilimsel gerçekçiliğiyle ürküten bir pandemi senaryosu. 2020 sonrası daha da etkileyici.
42. outbreak (1995) – wolfgang petersen
afrika'dan gelen bir maymun, ölümcül bir virüs taşır. salgın küçük bir kasabayı vurur, sonra tehdit büyür. dustin hoffman, rene russo ve morgan freeman'ın yer aldığı bu film, 90'lar döneminin gerilimli virüs anlatılarından. hızlı, dramatik ve tipik “yarın yokmuş gibi” tarzında.
43. this is the end(2013) – evan goldberg, seth rogen
seth rogen, james franco ve arkadaşları, kıyamet sırasında bir evde mahsur kalır. herkes kendini oynar. mizah, saçmalık ve cehennem teması iç içe geçer. absürt bir kıyamet partisi. dinî kıyametle hollywood kaosunu birleştiren sarkastik bir komedi.
44. war of the worlds (2005) – steven spielberg
h.g. wells'in klasiğinden uyarlama. tom cruise'un başrolünde, gökyüzünden gelen “üç ayaklılar” dünyayı yok etmeye başlar. kaçış, parçalanan aile bağları ve insanoğlunun çaresizliği… spielberg'in elinden çıkan kaotik bir istila anlatısı.
45. the giver(2014) – phillip noyce
duyguların, renklerin ve geçmişin silindiği, steril bir gelecekte bir genç (brenton thwaites) gerçeği öğrenir. jeff bridges ve meryl streep'in yer aldığı bu distopya, “medeniyetin bedeli”ni sorgulayan, sade ama anlam yüklü bir genç-yetişkin kıyameti.
46. daybreakers (2009) – michael spierig, peter spierig
gelecekte bir salgın sonucu insanlar vampirleşmiş, insanlar azınlığa düşmüştür. ethan hawke, insanlığı kurtarmak isteyen bir vampiri canlandırır. karanlık, stilize ve türün tersine çevrildiği bir vampir-kıyamet hikâyesi.
47. monsters (2010) – gareth edwards
uzaydan gelen yaratıklar meksika'yı ele geçirmiştir. iki kişi sınırı geçmeye çalışırken, kıyametin gölgesinde bir yakınlık doğar. düşük bütçeyle yaratılmış ama atmosferi ve duygusal altyapısıyla çarpıcı bir yaratık-kıyamet filmi. sessiz bir felaketin portresi.
48. the day after tomorrow (2004) – roland emmerich
iklim değişikliği hızlanır, doğa aniden çılgına döner. tsunamiler, hortumlar, buz çağları… jake gyllenhaal'ın başrolde olduğu bu görsel efekt şöleni, bilimsel değil ama izlerken gözünü alamayacağın bir felaket fantezisi.
49. terminator 3: rise of the machines (2003) – jonathan mostow
skynet yükselir, makineler uyanır. john connor bu sefer kıyameti durduramaz, sadece geciktirir. arnold schwarzenegger geri döner. serinin en karanlık sonlarından biriyle, kaçınılmaz kıyamet fikrini kabullenmeye zorlayan bir devam bölümü.
50. dead snow(2009) – tommy wirkola
bir grup genç kayak tatilinde, karların altından çıkan nazi zombilerle karşılaşır. hem korku hem kara mizah içeren bu norveç yapımı film, absürtlükte sınır tanımayan ama enerjisi yüksek bir kıyamet eğlencesi. “nazi zombiler” gibi bir janra katkı sunar.
51-
threads (1984) – mick jackson
bir nükleer savaşın ingiltere üzerindeki etkisini son derece gerçekçi ve yıkıcı biçimde anlatan bu tv filmi, umut bırakmaz. belgesel diliyle kurmaca anlatıyı harmanlar. izledikten sonra sessizce kalırsın. depresif ama güçlü.
52. the girl with all the gifts(2016) – colm mccarthy
zombileşmeye neden olan bir mantar salgını sonrası, bağışıklık taşıyan çocuklar ordu tarafından kontrol altındadır. felsefi sorular, ters köşe yaratıklar ve çarpıcı bir final. zombi türüne düşünsel bir katkı.
53. belladonna of sadness(1973) – eiichi yamamoto
bu animasyon bir kıyamet filmi değil ama feodal sistemin çöküşü, kadının ruhsal devrimi ve şeytani dönüşümünü anlatan psikedelik bir alegori. toplumsal yıkım ve yeniden doğuş üzerine. görsel bir halüsinasyon gibi.
54. coherence (2013) – james ward byrkit
bir kuyruklu yıldız geçerken, bir akşam yemeği partisi gerçekliğin parçalanmasına sahne olur. düşük bütçeli ama zekâsıyla boğan bir film. gerçekliğin kıyameti burada, evrenin değil.
55. the survivalist (2015) – stephen fingleton
kıyamet sonrası bir adam ormanda tek başına yaşamaktadır. iki kadın çıkagelir. gerilim, sadelik ve kıyametin en sade hali. diyalog az, tehdit bol. minimalizmin ölümcül hali.
56. it comes at night (2017) – trey edward
salgın sonrası kırsalda yaşayan bir aile, kapılarına dayanan yabancılarla sınanır. gerçekten neyin “geldiği” hiçbir zaman netleşmez. paranoya, güvensizlik ve içsel kıyamet. seyirciye oyun oynar.
57. love and monsters(2020) – michael matthews
canavarlar dünyayı ele geçirmiştir. genç bir adam, sevgilisini bulmak için yüzlerce kilometreyi yürür. hem eğlenceli hem içten. kıyameti gençlik aşkıyla harmanlayan az rastlanır bir denge örneği.
58. time of the wolf (2003) – michael haneke
kıyametin tam sebebi bilinmez. sadece kaos vardır. bir aile kırsalda hayatta kalmaya çalışır. haneke'den rahatsız edici bir yavaş yıkım filmi. sessizlik, çaresizlik ve boğucu gerçeklik.
59. turbo kid(2015) – françois simard, anouk whissell, yoann-karl whissell
1980'lerin retro kıyamet fantezisi. bmx bisikletli bir çocuk, dünyayı kurtarmaya kalkar. neon renkler, synth müzikler ve bol kan. hem parodi hem saygı duruşu.
60 .the last wave (1977) – peter weir
avustralya'da tuhaf doğa olayları başlar. bir avukat, aborjin mitolojisinin içine sürüklenir. spiritüel kıyamet, doğa-insan çatışması ve bilinçaltı dehşeti iç içe. unutulmuş bir başyapıt.