Dil belası,İhyâu Ulûmi'd-Dîn bölümlerinden bir kesit olarak hazırlanmış bir eserdir.4 ciltten oluşan toplamda 4000 sayfalık İhyâu Ulûmi'd-Dîn'in bir cüz'ü sadece. "Mazlum,zalime öyle bed duâ eder ki, kıyâmet günü zâlimin zulmünü karşılaştırdıktan sonra, zalimin kendisinde biraz da hakkı kalır." Sırat köprüsünün…devamıDil belası,İhyâu Ulûmi'd-Dîn bölümlerinden bir kesit olarak hazırlanmış bir eserdir.4 ciltten oluşan toplamda 4000 sayfalık İhyâu Ulûmi'd-Dîn'in bir cüz'ü sadece.
"Mazlum,zalime öyle bed duâ eder ki, kıyâmet günü zâlimin zulmünü karşılaştırdıktan sonra, zalimin kendisinde biraz da hakkı kalır."
Sırat köprüsünün kıldan ince kılıçtan keskin olmasının hikmetlerine bir örnek.Hz.Allah rahmetiyle muamele etmezse ne kıldığımız namaz ne yaptığımız yarım yamalak tövbeler ile kurtulabiliriz.
İki kaşın arasında taşıdığımız 72 şeytan gücündeki nefsi emmare denilen varlık, tahakküm altına alınmadığı müddetçe nefsi mutmainne makamına çıkmak imkansız bir olay gibi.İnsan yaratılış itibariyle bu nefsi doğumundan beri taşıdığı için bir düşmanla yaşayıp onunla ölüyor.Bu düşmanın dizginlerini ya eline alıyor ya da dizginleri kaybedip esfeli safilinden oluyor.
Allah aklı yarattıktan sonra ona hitaben"ileri gel ! dedi,akıl ileriye geldi."Geri git !" deyince akıl geriye gitti.Sonra ona:" Yarattıklarım içinde en sevdiğim şey sensin.Zira seninle bana ibadet edilecek,seninle bilineceğim.Seninle alacak ve seninle vereceğim." buyurmuştur.
Nefsi yarattığında ise nefis: "Sen sensin ben de benim" diyecek kadar azgın bir varlıktır.Ondandır ki insanoğlu ilahlık iddiasında bulunacak kadar aciz mahluklar görmüştür bu zamana kadar.İnkâr etmeyi bırakın ilahlık iddiasına varacak kadar tuhaf bir şeyi taşıyor her insan.Nasıl bir imtihan içinde olduğumuzu düşünmek lazım.
Tariki Nakşibendiyyenin büyük alimlerinden olan İmam-ı Rabbani Müceddidi Elfi Sani Hz.leri "Ben nefsin ne kadar büyük bir düşman olduğunu ancak 17 senede öğrenebildim." buyurmuşlardır.Yine aynı şekilde 4 büyük mezhepten olan Hanefi mezhebinin alimi Numan bin Sabit İmamı Azam Ebu Hanife Hazretleri "Levle's senetân le helekel Nu'man" Son iki senem olmasaydı Numan helak olmuştu buyurarak bu kadar korku ve endişe etmelerinin hikmetlerini bir Müslüman tefekkür etmelidir.
Gecesini gündüzünü ibadetle,ilimle geçiren bu zatlar bu kadar korku ve endişe edip belanın şiddetini bu kadar zaman sonra öğrendilerse,ahir zaman gibi bir fitne devrinde,ahlaksızlığın,fuhşiyatın,geçmişten bilitibar hatemün nebi peygamber efendimize kadar gelmiş geçmiş tüm peygamberlerin kavimlerinin helakına sebep olan azgınlığın her çeşidi bugün her an ve her yerde işleniyor.Bu beladan bir Müslüman nasıl kurtulabilir ? Hz. Allah rahmetiyle muamele edipte, dönek anlamına gelen kalbimize hikmeti ve zatının nurunu tecelli etmezse,dağlara yüklenipte dağları eriten emaneti taşıyamayız.
Ya eyyetühennefsül mutmeinne............vedhuli cenneti
[Fecr Suresi 27-30]
Ayeti Kerimesinde,nefsi mutmainne makamına çıkmakla cennete girileceği işaret edilmiştir.
Nefis,bu makama ya dünyada çıkacak,ya kabirde sopayla çıkacak,ya ahirette sıkıntı çekerek çıkacak ya da cehennem ateşinde yanarak çıkacak.
"İdrâk-i maali bu küçük akla gerekmez.Zira bu terazi o kadar sikleti çekmez."
"Allahümme Zidni tahayyuren fik."
(Allah'ım senin hakkındaki hayretimi arttır.)
Her namazdan sonra dualarda okumak lazım ki aciz olan bizlere belki Hz. Allah ihsan ederde deryadan bir katreyi anlamak nasip olur.