hemşince’yi konuşulurken duyma fırsatını ilk kez bu filmde buldum. ve pek sevdiğim o ağıtı da bu filmde dinlemiş oldum: sonbahar geçti de, kış mı geldi oğul? on yıl bir delikte kaldın da, yüreğin mi çürüdü oğul? benim yusufum, oğlum… senin…devamıhemşince’yi konuşulurken duyma fırsatını ilk kez bu filmde buldum. ve pek sevdiğim o ağıtı da bu filmde dinlemiş oldum:
sonbahar geçti de, kış mı geldi oğul?
on yıl bir delikte kaldın da,
yüreğin mi çürüdü oğul?
benim yusufum, oğlum…
senin için bahar olmadığını biliyordun da, o yüzden mi yaylaya kışın çıktın?
—
söyleyecek pek bir şeyim yok. artvin belgeseli gibi yaklaştım filme, ister istemez. 2008 yılındaki hâliyle çarşısını gördük, köy yollarında dolaştık, rıhtımına çıktık, yaşadık da, öldük de. güzel bir filmdi galiba.