Spoiler içeriyor
fransa ve yamyamlık ; avrupa tarihine bakildiginda insan eti yemenin oldukça yaygin oldugu görülür. max kemmerich, haçlılar'dan çok daha önceleri galyalilar'in insan eti yediklerini hieronymus'tan nakletmektedir tarihçi charles seignobos söyle anlatir: "1026 yilinda uzun süren yagmurlardan sonra büyük kithk ya-sandi.…devamıfransa ve yamyamlık ;
avrupa tarihine bakildiginda insan eti yemenin oldukça yaygin oldugu görülür. max kemmerich, haçlılar'dan çok daha önceleri galyalilar'in insan eti yediklerini hieronymus'tan nakletmektedir
tarihçi charles seignobos söyle anlatir:
"1026 yilinda uzun süren yagmurlardan sonra büyük kithk ya-sandi. zaten fakir olan halk perisan oldu. açhktan o kadar çok insan öldü ki, ancak toplu mezarlara gömülebildi. aç kimseler mezarlar açip ölüleri yiyordu. bazilani yoldan geçenleri yakalyor, bazilan da çocuklari yumurta, elma vs. vermekle kandirip kaçinyorlardi."
"adamin biri burgonya bölgesindeki tournus pazarina pismis insan eti götürmeye kalkinca yakalandi ve oracikta yakildi. adami gömdüler. o aksam ölüsünü biri çıkarıp yerken yakalandi, o da yakildi.
tournos un 20 km civarinda macon civarinda münzevi bir kilise vardi. arasira ziyaret için gidilirdi. kiliseye yakin bir kulübede yasamaya baglayan biri, yakaladigini bu kulübede öldürüp parçali-yormus. günün birinde dinlenmek icin içeri giren bir yolcu etraftaki insan parçalarmi görlince macon'a gidip ihbar eder. yapilan aras-tirmada 48 kisinin artign bulunur. herif, macon'a getrilip yakılır.
ingiltere
ortaçag avrupasi'nda kıtlık ve açlık çok sık görünürdü. genellikle kötü tarim sartlarina ilaveten yöneticilerin vicdansızlığı, açlıkla birlikte ölümcül hastalıkların yayilmasina sebep oluyordu. öyle ki, 1348 ve 1375 yılları arasinda ingiltere'de ortalama yasam süresi sadece 17-18 idi.
tarihin bu döneminde britanya adasinda yaklasik 95 açlık tespit edilmistir. 1310-1330 yillan arasinda peş peşe yasanan kötü hava sartlari yüzünden 1315'te yiyecek fiyatları patlama yapar. büyük bir açlik başlar. 1317'ye gelindiginde her hafta binlerce insan ölür.
açlik sirasinda toplumsal kurallar birbirine girer. çocuklann büyük bir kismi aileleri tarafindan terk edilir. sahipsiz çocuklar yamyamlara yem olur. sonrasinda aileler kendi çocuklarini yemeğe baslşlar.
meshur "hansel ve gretel" ismiyle bilinen hikâye bu felâketlerden esinlenerek yazilmistir.
almanya
şifa niyetine, insan ürünlerini kullanmak "aydinlanma çagi" avrupasi'nda çok yaygındır. paris, berlin ve londra gibi merkezlerde her eczanenin rafinda bir şeyler bulmak mümkündü. bu konuyla ilgili eczaci johann schroeder, ölü bedenin nasil bir hayat iksiri hâline getirilebilecegini şu sözlerle ifade eder:
"hastalik yüzünden ölmemis genç ve esmer birinin cesedi bir gece ayışığında bekletilmelidir. böylece kokusuz, tütsülenmis bir et gibi olur. önce küçük parçalara ayrılır,daha sonra şaraba yatırılı..."
danimarka
19. yüzyil danimarkasinda başı kesilen mahkûmlann altında ellerinde kaplarla bekleşen insanlar görmek mümkündü. eger mahkum gençse, akacak taze kan "sara" (epilepsi) hastaligina iyi geldigine inanilirdi.
hollanda
orange hanedanindan william'in taht üzerindeki taleplerini destekleyen bir protestan gürûhu, john de witt'i önce öldürürler, sonra da pişirip yerler .
roma
1492'de papa viii. innocentius ölüm dösegindeyken, doktorlar üç tane çocugun kanını kendisine içirirler. sonuç; hem papa, hem
de çoçuk ölür.
haçlilarin yamyamliklari
iznik
haçlılar, aykırı damak zevkinde efsanedirler.
"pierre l'ermite komutasindaki ilk haçlı ordusu, 1096 senesinde iznik önlerine geldiginde, ellerine geçirdikleri türk çocuklarini pisirmek için parçalayip kızartırlar. etlerini yerler, kafalarını da mancınıkla sur içine atarlar.şöyle ki türklerin cesaretini almak için desturuyla yamyamlık yaparlar ve ve pierre l 'ermitetürklerin ölümsüz olmadığını onlarında yenilebileceğini ( savaş kaybetmemeleri sebebi )insan olduklarını görmeleri için vatikan'ın emirliyle yaptırmıştır ki zaten ordu barbar ve düzen olmadığı için açlıklarını bastırmak için yamyamlık yapmıştır .
antakya
antakya önlerine geldiklerinde yamyamlığım, din ve devlet isbiliği ile nasil organize bir sekilde icra edildigini görürüz.
askerler, yiyecek sıkıntısı yüzünden i. bohemond'a dert yanarlar. o da esirlerin getirilmesini ister. içlerinden begendiklerini ayırır.
bunlari bogazlattiktan sonra kebap yaptırır ve komuta kademesiyle birlikte yer. artanını askere dagıtıt. ancak ordunun geri kalanina yetecek kadar esir yoktur.fakat pierre l'ermite, verdigi yemek tarifiyle hizaya getirmisti.
"açlığınızın sebebi korkaklığınızdır. gidin ölmüş türkler'in cesetlerini toplayin. tuzlayip pişirşrseniz çok lezzetli olur ve türkler gibi korkusuz olursunuz."
askerler, papazin dediklerini yapmislar, fransiz milli destani
chanson d'antioche bu acikli olay, söyle anlatilmisti:
"haçlılar karınlarını doyururken, surlann üzerindeki türkler olayi seyrediyorlardi."
halep
alışmış kudurmuştan beterdir derler ya, haçlılar artik her gittikleri yerde yamyamliga devam ederler. antakya' dan sonra "halep' in
maarra kasabasi'nda sehit düsmüs türk askerlerini, doğrayıp etlerini kizartarak yemişler.
"açlık öylesine bir hall almisti ki, askerler kasaba civarndalki bataklıkta 15 gündür bekleyen türk cesetterini büyük bir istahla yediler. susuzluklarını giderebilmek için at ve eseklerin damarlarin kesip kanlarını ve idrarlarini ictiler. bazilari lagimlara kuşaklarını ve paçavralarını daldıtıp bunlarda toplanan suyu emerlerdi. kimi de arkadasinin idrarini avuçlanna doldurarak içerdi."
büveyhoğulları
bagdat
miladi 1055 yilinda büveyhiler zamaninda bagdat'ta ve diger beldeleri de içine alan geniş bir bölgede peş peşe kıtlık ve toplu ölümler meydana gelir. ebu mansur fülâd'in uyguladigi yanli ekonomik politika, isi çigirindan çikarir. ticaret yollar kapanir, stokçuluk yüzünden bagdat'a gida girmez olur.
halkin gidebilecegi hiçbir yer yoktur. azerbaycan ve buhara' dan gelen haberler de iç açici degildi. ahvaz, buvat ve buralara bagli mintikalarda da veba salgini meydana gelmistir. ebu muhammed isimli bir âlimin 700 fikih ögrencisi vardi. kendisi vefat ettigi gibi on ikisi hariç bütün ögrencileri hayatlanni kaybetmisti.
bunun en büyük sebebi de açlıktı. zira insanlar, leşleei ve kokusmus seyleri yemek mecburiyetinde kalmislardi. bunlan da bulamayanlar, mezarlara dadanirlar. kabirleri açarak ölüleri çikarırlar.
sultan debis bin ali, adamlarindan birini elçi olarak bir yere gönderir. geri gelmeyince durumunu arastrir. bir grup mülhid tarafindan öldürüldugü ve pişirilip yendigi ögrenilir.
selçuklular, bölgeyi ele geçirip bagdat' a girdiklerinde stokçuluk engellenir. ticaret yollarinin güvenligi tesis edilir. insanlar hayli rahatlamis olurlar.
.
fatimîler
kahire
celaleddin el suyûti'nin misir tarihi'ni özetledigi kitabinda söyle anlatilir:
"1067 yilinda misir topraklarinda, hazreti yusuf döneminden beridir rastlanmadik bir kitlık oldu. yedi yil sonra yük hayvanlarini yemeye basladilar. sonra sokak hayvanlarni yemek mecburiyetinde kaldılar. öyle ki bir köpek 5 dinar, 1 kedi 3 dinar, i yumurta 1 dinara satilir oldu. buğdayın kilesi 100 dinardi.
filler ve binek hayvanlan ölmeye basladi. leşleri yenildi. justin-yen vebasi yeniden hortladi. fatimi hükümdari el mustansir billah'in veziri, sehirde katirndan iner. hizmetçisinin bir an gafletinden yararlanan üs kisi katırı parçalayip yer. yakalandiklarinda ibretiâlem için çarmiha gerilirler. ertesi gün adamlann parçalarından çok azi kaldigi görülür.
bir adamin çocuklan öldürüp etlerini sattigi ögrenilir. gömülen kafa ve kemikleri ele geçirilince adam idam edilir. adamin ölüsü gömüldugü yerden kaçırılı."
ibn kesir de tarihinde benzer seyler anlatir:
"feci kıtlıkta bir kadin, elinde bir okka mucevherle 1 okka buğday almak için kahire çevresini dolaşsa da mücevherlere bakan olmaz. yine bir kadin bin dinar vererek bir çuval bugday alır.evine giderken önü kesilir. bugday yagmalanirken ancak birkaç avuç kurtarabilir.
1072 yılına gelindiginde toplu ölümler başlar. kanadil sokaginda bazi zenciler belirir. oradan geçen kadinlan köpeklerle korkutarak yakalar ve yerler. durumu ögrenen vali bunlari basarak ortadan kaldinir.
hiç kimse, ölüsünü gündüz defnetmeye cesaret edemiyordu.
korkusundan geceleyin gizlice defnediyordu ki, mezari açilip da eti yenilmesin!
kıtlık basladiginda halkin tahil stoklarina el koyan fatmi hü-kümdari ebu tamim me'ad mustansir billâh da muhtaç hâle gelmisti. yanindaki kıymetli esyalari satmak mecburiyetinde kalmish. 11.000 zirhini, zinetlenmis 90.000 kılıcını, 8.000 parça büyük billurunu, 75.000 parça eski ipeklisini satmak mecburiyetinde kaldi.
kadinlarn ve erkeklerin elbiseleri çok ucuza satildi. emlak ve diger seyler de yok pahasina satilir oldu. satilan, kiymetli seylerin bir kismi bagdat'ta "halifeden gaspedilen" mallard, bu mallar karsilinda civar ülkelerden tahil getirtiyordu. ancak bunlar, fakir halka yansitilmiyordu."
çin
bilinen ilk vukuat miladin ilk yillarinda yasanmis. san irmak'in tasmasi yüzünden ekili alanlar yok olmus. çok büyük bir açlık yasanmis. köylüler, yamyamliktan baska çare bulamazlar.
kaynak :
tarihte garip vakalar, max kemmerich, shf. 85, istanbul-1968
la moyen age, charles seignobos, shf. 237-238, paris-1907
pharmacopoeia medicochymica sive thesaurus pharmacologicus, johann schro-eder, 1644
bbc history magazine, shf. 91, kasim 2013
der spiegel, 26.01.2009, die heilkraft des todes, philip von bethge
les croisades, frantz funck-brentano, shf. 24, paris-1934 (ingilizce basksma intermetten erisilebilir: the middle ages, frantz funck-brentano, shf. 106)
l'epopée des croisades, rene grousset, académique perrin editions, 7 mart 2002; before orientalism, asian peoples and cultures in european travel writing
1245-1510, kim m. philips, s. 236-237, university of pennsylvania philedelp-
hia-2014
min hüsnü'l muhadara fi ahbâri misr ve'1 qahira, serefiye matbaasi, kahire-1909
el bidaye ve'n nihaye, ibn kesir, xii/304-306, daru'l kütübi'l ilmiyve, beyrut 2009