#yorumperisi 🧚♀️ 📗 Sahafta başka bir kitap ararken tesadüfen görüp, aldığım Sinan Akyüz'ün 'Aşk Başka Evde' adlı kitabını okudum. 📗 Radyo programcısı, Aşk Profesörü lakaplı Kürşad yayın sırasında arayan bir dinleyicisine birkaç soru soruyor ve çok güzel bir örnekle durumu…devamı#yorumperisi 🧚♀️
📗 Sahafta başka bir kitap ararken tesadüfen görüp, aldığım Sinan Akyüz'ün 'Aşk Başka Evde' adlı kitabını okudum.
📗 Radyo programcısı, Aşk Profesörü lakaplı Kürşad yayın sırasında arayan bir dinleyicisine birkaç soru soruyor ve çok güzel bir örnekle durumu açıklıyor. Vakko, Beymen gibi mağazaların vitrinine bakıp bakmadığını ve içeri girip girmediğini soruyor. Dinleyici vitrinleri en ince detaya kadar incelemiş ama içeri girmemiş. Sıradan bir mağazanın vitrinine bakıp bakmadığını ve içeri girip girmediğini soruyor; cevap: İçeri girmiş. Kürşad'ın yorumu: Sıradan mağazada her şeyi karıştırdığı, bir yığın kıyafeti denediği ve hiç birini almadan çıktığı. Vakko ve Beymen'de içeri girilmez, kıyafet denenmez diye yazı mı var? Öyleyse sıradan mağazada neden öyle davranılıyor? Sıradan mağazada; içeri gir, beni kurcala diye bir yazı mı vardı? Böyle davranmanın sebebi ne? Bir insan sosyal alanını kendisi belirler. Eğer siz vitrininizi Vakko gibi belirlerseniz, erkekler ona göre davranır. Yok, şayet siz vitrininizi kurcalanabilir bir şeye benzetirseniz, o zaman herkes sizi kurcalar. Bu kesinlikle doğru tespite ilave edecek bir şey yok. Çizgimizi, duruşumuzu, vitrinimizi biz belirleriz, bilinçli veya bilinçsizce... Asla sıradan olmayın...
📗 Asuman’ın Eylül ile görüşmesi ve "Kocamın peşini bırak" demesi bence yanlış. Eylül'ün gerçekten peşinde olması konusunu geçelim; Eylül gidince her şey düzelecek mi? Eylül gider başkası gelir. Çünkü eşlerin ilişkisi bitmiş ve bir arayış var, Saruhan;"Aslında o kadına değer verirken kendime değer veriyorum. Kendimi arıyorum." diyor. Kendini arayan bir kişi aradığını nerede, kimde bulursa orada kalır; bu Eylül olur, Ayşe olur, Canan olur fark etmez, ama onu kaybeden eş olmayacağı belli. O yüzden kendi eksiklerini görüp, düzeltmek; eşinle konuşmak, gerekirse profesyonel destek almak daha gerçekçi bir yaklaşım değil mi? 3. kişiyi tehdit etmek, azarlamak, küçük düşürmeye çalışmak, intikam almak yerine...
📗 Aşk Profesör'ü lakaplı Kürşad'ın durumu ise birçok deyimi hatırlattı. "Terzi kendi söküğünü dikemezmiş." "Kelin merhemi olsa kendi başına sürer." "Ele verir talkını kendi yutar salkımı" gibi. Kendi ilişkisini çözememişken, eşini tanıyamamış, isteklerini anlayamamışken başkalarına akıl verip, yorum yapması süperdi.
📗 Hikayenin sonu açık; bazı karakterlerin akıbeti belli olsa da Eylül ve bebeği ile ilgili kesin bir son yok. Bu da akla "Acaba devam kitabı gelir mi?" sorusunu getiriyor. Ya da devam kitabı var da benim mi haberim yok???? 🤔🤔🤔
📗 Aşk Başka Evde'den alıntılar:
📌 Yeteri kadar cesur değilse bir insan, belki de en iyisi aşka hiç bulaşmamalı o insan...
📌 İnsan hayatını seçemiyor. Hayat insanı seçiyor. Hayatta payına mutlulukların mı, mutsuzlukların mı düşeceğini bilmek mümkün değil. Kabul edip yola devam ediyorsun, ama bu sefer de yol taşlı... Ya ayağına batıyor ya da yüreğine...
📌 Aşık olduğu erkeğin kusurlarını, bayalığını görmek bir kadın için büyük bir düş kırıklığıdır. Çünkü kadın bütün varlığını temsil ettiği adamı kendisi seçmiştir.
📌 Herkes bir yanıyla haklıdır. Bütün iş, hangi yanıyla olduğunu kestirebilmektir.
📌 Ben başka bir kadına gitmedim, kendime gittim. Çünkü o kadının yanındayken kendimim, bu tarafta ise herhangi biriyim... Sanki bu tarafta toplumun bana biçtiği bir rolü oynuyorum.