Dünyanın en iyi yönetmenleri & tarzları stanley kubrick “her film türünü denedi, hepsini korkunç derecede ciddiye aldı. uzayda beethoven çaldırır, savaşta mizah bulur. bipolar sinema ikonu.” quentin tarantino “kanlı, danslı, bol diyaloglu. araba bagajı kamerası, ayak fetişi ve eski plaklar…devamıDünyanın en iyi yönetmenleri & tarzları
stanley kubrick
“her film türünü denedi, hepsini korkunç derecede ciddiye aldı. uzayda beethoven çaldırır, savaşta mizah bulur. bipolar sinema ikonu.”
quentin tarantino
“kanlı, danslı, bol diyaloglu. araba bagajı kamerası, ayak fetişi ve eski plaklar eşliğinde intikam dersi verir.”
christopher nolan
“zamanı yamultur, kafayı bulandırır. filmlerini anlamak için saat, çizelge ve iq testi gerekebilir.”
martin scorsese
“mafyayı anlatır ama sanki akrabalarıymış gibi. her filminde adam dövülür, günah işlenir, günah çıkarılır.”
wes anderson
“simetri takıntılı bir pastel manyağı. her şey çok düzgün ama herkes çok tuhaf.”
david lynch
“kâbus gördüğünüzü zannedersiniz ama aslında izliyorsunuzdur. anlamadığınızda doğru yerdesiniz.”
pedro almodóvar
“ispanyol dramasının kralı. kadınlar ağlar, çığlık atar ama sonunda hepsi hâlâ rujludur.”
lars von trier
“depresyonsa depresyon! kamera titrer, umut kaçar. mutlu son bekleyen varsa, kapı orada.”
ingmar bergman
“varoluşsal kriz mi? buyurun. ölümle satranç oynar, vicdanla tokatlaşır. gülmeyin, ayıptır.”
akira kurosawa
“samuraylar, onur, rüzgârda uçuşan pelerinler. siyah-beyaz sinemanın estetik generalidir.”
francis ford coppola
“aile önemlidir, hele mafyaysa. baba dedi mi susulur. şarap işine girdi ama sinema hâlâ kanında.”
alfred hitchcock
“kadınlar sarışın, suçlar zekice, gerilim burun ucunda. kuşlardan bile korkmayı başardı.”
yılmaz güney
“bakışıyla devrim yapar. silah da çeker, şiir de yazar. hapiste bile film çeker. çirkindir ama karizması çarpar.”
nuri bilge ceylan
“film mi izliyorsun, ressam mısın belli değil. diyaloglar yılda bir kelime ama manzara beş yıllık terapi gibi.”
zeki demirkubuz
“insan ruhunun karanlık köşelerinde kamp kurar. herkes susar, biri patlar. mutlu son mu? gülme kardeşim, günah.”
çağan irmak
“ağlatır ama güzel ağlatır. anne, çocuk, anılar, biraz da yeşilçam. duygu kası çalıştırır.”
reha erdem
“masal gibi başlar, varoluşçu buhranda biter. çocuklar bile metafor konuşur. düş mü, köy mü, çöz çözebilirsen.”
serdar akar
“delikanlılık, küfür ve kurşun. hem racon keser hem toplum tokatlar. ağır abi sineması.”
fatih akın
“istanbul – almanya arası mekik dokur. rock çalar, göç anlatır, damardan girer. dönerle sanat olur mu? olurmuş.”
steven spielberg
“çocuk kalbinden oscar çıkarır. uzaylıyı da anlatır, holokost'u da. hem duygusal hem ticari dahi.”
james cameron
“titanic'i batırdı, avatar'la pandora'ya uçtu. teknoloji manyağı, ama gözünden yaş eksik olmaz.”
ridley scott
“bir gün roma'da gladyatör, ertesi gün uzayda xenomorph. tarih kitabını da, bilimkurguyu da destan yapar.”
tim burton
“gotik, karanlık, ama tatlı. sanki halloween'i tim yazmış. johnny depp olmadan film çekemez gibi.”
guy ritchie
“ingiliz mafyası, hızlı kurgu, zıpır anlatım. herkes dolandırıcı ama herkes çok havalı.”
bong joon-ho
“parazit gibi sızar, sınıf farkıyla çarpar. komik mi, dramatik mi? her şey bir arada, tıpkı hayat gibi.”
roman polanski
“gerilim ustası, evin içinde paranoya yaratır. hayat tartışmalı, filmler kült.”
hayao miyazaki
“animasyon ama ruhunu alır. uçan şeyler, ağlayan insanlar ve çokça huzur. japonya'nın masal dedesi.”
ken loach
“sosyal adaletin sinema memuru. işsizliğin oscar'lık hali. fakir fukara ağlar, o kayda alır.”
agnes varda
“fransız sinemasının büyükanası. saçları kadar filmleri de renkli. sokakta yürürken bile şiir çeker.”
chantal akerman
“kamera sabit, zaman ağır, kadın suskun. ama bir bakmışsın sinema tarihi titriyor. sabreden kazanır.”
sofia coppola
“zengin kızların yalnızlığı onun uzmanlık alanı. her karede pastel bir boşluk var. babası coppola ama o kendi havasında.”
claire denis
“çöl gibi, uzay gibi, içimiz gibi: kuru, sert, tuhaf. cümle değil görüntüyle konuşur.”
haifaa al-mansour (suudi arabistan)
“kadın yönetmen diye geçinir ama çok daha fazlası. 'wadjda' ile kısıtlı dünyaları özgürleştirir, cesur ve güçlü.”
andrea arnold
“britanya taşrasında hayat zordur, onun kamerası daha da zorlaştırır. sıcak, çıplak, dürüst sinema.”
celine sciamma
“kadınlar bakar, bakışlar konuşur. film değil duygu örgüsü. sessiz devrim yapar gibi çeker.”
greta gerwig
“indie ruhlu pembe devrim. hem barbie hem sanat filmi? kadın yapınca oluyor.”
gaspar noe
“baş ağrıtır, mide bulandırır, sonra 'ne izledim ben' dedirtir. ama gözlerini alamazsın. işık+şok+delilik.”
harmony korine
“çocuklar sigara içer, ortalık yanar. amerikan rüyasını çürütürken pastel boya kullanır.”
jim jarmusch
“insanlar konuşmaz, durur. vampir bile kitap okur. tuhaflığın cool hali.”
elia suleiman (filistin)
“sessiz komedinin kralı. kendi hayatını anlatır, ama kelimeler az, mimikler bol. filistin'in gündelik absürtlüğünü anlatıyor.”
alejandro jodorowsky
“her sahne lsd gibi. izlerken ruhun çıkar, sonra geri dönmez. kutsal mı, saçma mı sen karar ver.”
zhang yimou (çin)
“renkleri patlatır, tarihi epik yapar. aksiyonla sanat arasındaki köprü. hem imparatorluk hem isyan onunla güzel.”
terry gilliam
“monty python zekâsı, kıyamet fantezisiyle buluşur. gerçeklikten kaçış onun uzmanlık alanı.”
werner herzog
“amazon'a gider, yanına deli bir adam alır. belgesel mi? kurgu mu? o sadece 'yaşamın tuhaflığı' peşinde.”
andrei tarkovsky
“bir damla suya 5 dakika bakarsın, sonra ağlarsın. film değil meditasyon. ruhsuzlar uzak dursun.”
park chan-wook (güney kore)
“intikam üçlemesiyle ruhu parçaladı. tarz desen var, şiddet desen şiir gibi. güzel bir travma gibi işler yapar.”
jean-luc godard
“sinema kurallarını yıktı, sonra küllerini içine çekip piposunu tüttürdü. ne yaptığını kimse tam bilmiyor ama herkes etkilenmiş.”
abbas kiarostami
“bir çocuk, bir yol, bir ağaç. hepsi derinlikli bir hayat metaforu olabilir. ya da sadece bir çocuk, yol ve ağaçtır.”
michael haneke
“izleyeni cezalandırır. kumandayı elinden alır, yüzüne tokat atar. o gülmez, sen de gülemezsin.”
luca guadagnino
“aşk, beden, yaz sıcağı. kamera dokunur gibi çeker. estetik mi? akıyor resmen.”
takeshi kitano (japonya)
“komedyen mi, gangster mi belli değil. adam döverken bile cool. az konuşur, çok göz süzer.”
ruben östlund
“toplumun saçmalığını suratına tokat gibi çarpar. satirik, stilize, sinir bozucu. gülersin ama içinden.”
yorgos lanthimos
“yunan trajedisini alır, absürt soğuklukla servis eder. insanlar robot gibi konuşur, ama alttan manyaklık akar.”
metin erksan
“susuz yaz dedi, herkes susmadı. cinsellik, toprak, trajedi… trt izleyicisine ağır gelebilir.”
mustafa akkad
“orta doğu'dan hollywood'a köprü kuran adam. 'hz. muhammed' filmleriyle tarihe not düştü. islam sinemasının ağır abi havası, kalbi de büyük.”
atıf yılmaz
“türk sinemasında ne varsa el atmış: kadına da dokunur, erotizme de, dramaya da. ayşecik'ten müjde ar'a kadar tam yol.”
ertem eğilmez
“gülen yüzlü sinema bakanı. kemal sunal, tarık akan, şener şen… her türk'ün hafızasında bir repliği vardır.”
lütfi akad
“sinema dersi gibi işler. toplumun damarına dokunur, ama bağırmadan yapar. yönetmen değil; duayen.”
osman seden
“yeşilçam'ın fabrikatörü. 200 film çekti, her hafta bir tane çıkarmış gibi. klişe? evet. efsane mi? kesinlikle.”
john woo
“çift tabanca ustası, slow-motionun kralı. aksiyon sahneleri balet gibi zarif, kanlar ise sanat eseri. kardeşlik, intikam ve güvercinlerle dolu sinema şiiri.”
steven soderbergh
“hollywood'da bağımsız takılmanın kitabını yazdı. hem ocean's çeker hem iphone'la deney film. kafasına göre.”
george lucas
“uzayı çiftlikte icat etti. anakin ağlamasın diye tüm galaksiyi karıştırdı. merch (ticari ürün) kralı.”
peter jackson
“yüzükleri aldı, sinema tarihine mühür bastı. hobbitleri üç filme yaymakta biraz abarttı ama affettik.”
robert zemeckis
“zamanda yolculuk yaptırır, ormanda koşturur (forrest gump). hollywood teknolojisini duyguyla evlendirir.”
youssef chahine (mısır)
“mısır'ın unutulmaz sinema babası. politikayı, aşkı, hayatı anlatır, bazen sert, bazen şiirsel. klasik ama asi.”
mel gibson
“önce kalpleri kazandı, sonra kendi kafasını kaybetti. braveheart'la özgürlük, passion'la tartışma getirdi.”
baz luhrmann
“neon, müzik, abartı. moulin rouge'u izlerken epilepsi geçirebilirsin ama gözünü alamazsın.”
guillermo del toro
“canavarları sever, çünkü insanlar kadar kötü değiller. gotik ruhlu, masal anlatıcısı. sevimli korku ustası.”
robert eggers
“korku filmi çeker ama bildiğin gibi değil. sanki 1600'lerden fırlamış. cadı mı gerçek mi, sen karar ver.”
jordan peele
“komedyenlikten korkuya geçti, sistemin korkunçluğunu anlattı. hem gerilim hem sosyal taşlama. şapkadan us çıktı.”
noah baumbach
“çiftler kavga eder, new york sokaklarında yürür. edebiyat öğrencileri mest olur, diğerleri 'bu muydu' der.”
nadine labaki (lübnan)
“filmleri insanın kalbine dokunur, acı ve umut iç içe. 'capernaum'la çocuk gözünden hayatı gösterdi, tam bi duygusal yumruk.”
taika waititi
“thor'a mizah, hitler'e absürtlük kattı. hem güldürür, hem hafiften içini burkar. samimi bir aykırı.”
denis villeneuve
“bilimkurgunun yeni ikonu. dune, blade runner, arrival… dumanlı görsel şölen, felsefi havalar. derin çek kardeşim.”
na hong-jin (güney kore)
“gerilim manyağı. gece, orman, cinayet, karanlık… kore korkusunun birinci elden temsilcisi.”
shunji iwai (japonya)
“gençlik, aşk, melankoli. japon pop kültürünü şiire dönüştüren adam. kamera yerine kalple çekiyor gibi.”