#yorumperisi 🧚♀️ 📙 Jules Verne'in Doktor Ox'un Deneyi adlı kitabını okudum. Verne okumayalı yıllar oldu ( yılların sayısı önemli değil, 😉orta okuldan beri). O dönemde okuduğum eserleri arasında değil bu kitabı. Keyifle bir solukta okudum. 📙 Hikayemiz, Flandre’da, hayali Quiquendone…devamı#yorumperisi 🧚♀️
📙 Jules Verne'in Doktor Ox'un Deneyi adlı kitabını okudum. Verne okumayalı yıllar oldu ( yılların sayısı önemli değil, 😉orta okuldan beri). O dönemde okuduğum eserleri arasında değil bu kitabı. Keyifle bir solukta okudum.
📙 Hikayemiz, Flandre’da, hayali Quiquendone kentinde geçer. Kentin sakin, ölçülü, tutumlu ve ağırkanlı insanları yüzyıllardır hiçbir konuda aşırılığa kaçmadan, herhangi bir duygu belirtisi göstermeden, uyum içinde son derece durağan bir yaşam sürmektedir. Yöneticileri bile yaşamları boyunca inisiyatif kullanmadan, hiçbir önemli karar almadan bu dünyadan göçüp gitmektedir. Ancak Doktor Ox’un sözde kenti aydınlatma projesiyle gelişi Quiquendone’da bir şeyleri değiştirecektir. Doktorun gizli bir gündemi vardır ve bunun için kent halkını kobay olarak kullanmaktan çekinmeyecektir. Zira bilim vicdansız kişilerin elinde tehlikeli olabilir. Jules Verne ince ironisinin her satırına sindiği bu eğlenceli novellada, dünyadan kopuk yaşayan, orta çağla bağlarını koparmamış küçük bir kentin Flaman sakinlerinin çoktan miadını doldurmuş yaşam biçimlerini hicveder. Hikaye Alman asıllı Fransız besteci Jacques Offenbach’ın Doktor Ox adlı operasına da konu olmuş, librettonun yazımına bizzat Verne de katkıda bulunmuştur. (Tanıtım yazısı)
📙 "Kısacası, bu kentin insanlarının kimseye ihtiyaçları yok. Sınırlı istekleri, mütevazi bir yaşantıları vardır; sakin, ölçülü, soğuk, ağırkanlı ve tek kelimeyle Flamandır." demiş Quiquendone kentini tanıtırken. Bu cümleyi tanımlayacak kelime bulamadım, yaşadığımız hız/ tüketim çağında; fantazi, ütopya??? Bu cümle tüketim toplumunu körükleyen üreticiler içinse kesinlikle distopya...
📙 Belediye başkanı ve danışmanının toplantısı ağırlığı, karar çık maması açısından aslında kamu için bir felaket. Ama halkta en az onlar kadar ağır olduğu için bu göze atmıyor. Bugünkü sürat çağında kaplumbağadan yavaş ilerleyen bir yönetim, halka hizmet düşünemiyorum.
📙 Doktor Ox'un lambalar için deney yapması geçen ay seyrettiğim "Elektrik Savaşları" filmini hatırlattı. Dönemin mucitleri, onlara karşı halkın ve yatırımcıların tutumları, Mucitler ve markalar arasındaki insafsız mücadeleyi mutlaka izlemelisiniz.
📙 Okurken en beğendiğim, yeni deyimle koptuğum bölüm; Nişanlılık Dönemi. Evlilik öncesi eş adayları, birbirlerini iyice tanısınlar diye 10 (on) sene nişanlı kalıyorlar (😱😱). Tam bugünkü ilişkilere göre...
📙 Böyle yavaş akan zamanın olduğu kentte dikkatimi çeken bir ayrıntı: Tiyatro. Sanata verilen önem açısından sevindirici ama her şey bu kadar yavaş yaşanırken, tiyatro nasıl oynanıyor? Tabii onlarda aynı yavaşlıkta oynuyorlar. Tiyatro saat dörtte açılıp, saat onda kapanıyor. Le Huguenots ve Guillaume Tell gibi oyunlar üç gece sürüyordu. Tam bir arkası yarın durumu, dizi izler gibi (😁😁) her akşam hazırlan tiyatroya git.
📙 Doktor Ox'un Deneyinden kalanlar:
📍 Kısacası, bu kentin insanlarının kimseye ihtiyaçları yok. Sınırlı istekleri, mütevazi bir yaşantıları vardır; sakin, ölçülü, soğuk, ağırkanlı ve tek kelimeyle Flamandır.
📍 Zamana ayak uydurmak gerekir! Dünya ilerlerken biz her şeyin gerisinde kalmak istemiyoruz.
📍 Kente sadece tek bir kişi, aşırı çoşkunun evlerde değil kamu alanlarında ortaya çıktığını fark etmişti; o da konseyin otuz yıldır işine son verilmesini istediği Komiser Michel Passauf'tu. Bu aşırı taşkınlık evlere kadar girerse ve salgın (kullandığı kelime buydu) kentin sokaklarına dek yayılırsa ne olurdu diye düşünüp duruyordu.
📍 Hayatın doğal gidişatında gelişen bu salgınların belirli bir özelliği vardır: İnsanları etkileyenler hayvanlara dokunmaz, hayvanlara dokunanlarsa bitkilere etki etmez. Fakat burada, doğanın bütün kanunları altüst olmuş gibi görünüyordu. Özgün Onat