absürt komik cinayet aksiyon macera filmleri death at a funeral (2007) frank oz'un yönettiği ingiliz kara komedisi, bir cenaze töreninde patlayan sırlar ve zincirleme rezaletleri konu alıyor. matthew macfadyen'in soğukkanlılığıyla, peter dinklage'ın sürpriz karakteri birleşince tam anlamıyla utanç komedisiyle kara…devamıabsürt komik cinayet aksiyon macera filmleri
death at a funeral (2007)
frank oz'un yönettiği ingiliz kara komedisi, bir cenaze töreninde patlayan sırlar ve zincirleme rezaletleri konu alıyor. matthew macfadyen'in soğukkanlılığıyla, peter dinklage'ın sürpriz karakteri birleşince tam anlamıyla utanç komedisiyle kara mizah karışımı bir hikâye çıkıyor ortaya. tek mekânda, sınırlı karakterlerle ilerleyen “ne zaman patlayacak bu ortam?” gerilimi yaratıyor.
the last supper (1995)
stacy title'ın yönettiği filmde, liberal görüşlü bir ev arkadaşlığı grubu, akşam yemeğine aldıkları muhafazakâr misafirlerini yanlışlıkla öldürünce işler karışıyor. cameron diazve ron eldard gibi oyuncularla, adım adım ideolojik cinayetlere dönüşen bir komedi-gerilim başlıyor. mekân olarak neredeyse sadece evin yemek odası kullanılmış. fikir olarak zekice, hiciv olarak acımasız.
the invitation(2015)
karyn kusama'nın yönettiği bu klostrofobik film, eski sevgilinin verdiği akşam yemeği davetinde başlıyor. logan marshall-green'in başrolde olduğu film, geçmiş travmalar ve tarikat paranoyası arasında gidip gelen, tek mekânlı bir psikolojik gerilim. her şey fazla normalken bir yerden sonra “burada bir terslik var” hissi boğucu bir hale geliyor.
coherence (2013)
james ward byrkit'in yazıp yönettiği düşük bütçeli ama zihin açıcı bir bilimkurgu-gerilim. bir akşam yemeği partisinde paralel evrenler arası geçişler başlar ve aynı karakterlerin farklı versiyonları ortaya çıkar. tamamen tek bir evde, düşük oyuncu sayısıyla ama zekice yazılmış senaryosuyla klasik kim-kimdir gerilimine bilimkurgu dozu ekliyor.
murder mystery (2019)
netflix'in eğlenceli polisiye komedisi. kyle newacheck'in yönettiği filmde, adam sandler ve jennifer anistonavrupa seyahatinde kendilerini bir milyarderin yatında işlenen bir cinayetin ortasında buluyor. agatha christiehavası var ama bol şakalı, bol tempolu. tropikal mekânlar, yat sahneleri ve klasik “katil aramızda” kurgusu sevenlere hafif bir seçenek.
body (2015)
dan berk ve robert olsen'in yönettiği minimalist bir suç gerilimi. noel gecesi üç genç kadın boş bir malikaneye girer, kaza sonucu bir güvenlik görevlisini öldürürler. olayın üzerini örtmeye çalıştıkça iş büyür. tek mekânda geçen, ahlaki çöküşü ve suçun yayılmasını anlatan gergin bir film.
narrow margin (1990)
peter hyams'ın yönettiği tren gerilimi. gene hackman, bir cinayet tanığını koruyan savcıyı canlandırıyor. hikayenin büyük kısmı bir trende geçiyor ve kedi-fare kovalamacası, klasik gerilim öğeleriyle birleşiyor. 1952 yapımı orijinalinin modern uyarlaması, retro tadı da var.
train of life / train de vie (1998)
radu mihaileanu yazıp yönettiği bu fransız yapımı, nazi döneminde bir grup yahudi köylünün kendi ölüm trenlerini taklit ederek kaçma planını anlatıyor. hem hüzünlü, hem de kara mizah yüklü. trenin içinde ve civarında geçen, hem trajik hem absürd bir “kaçış planı sineması”.
the cat's meow (2001)
peter bogdanovich'in yönettiği film, 1920'lerde bir yat gezisinde yaşanan gerçek bir cinayet hikâyesine dayanıyor. kirsten dunst, eddie izzard gibi isimlerin yer aldığı filmde hollywood ve medya figürleri arasındaki gizemli ölüm olayı anlatılıyor. lüks yat, bol ego, skandal ve sessizlik oyunu.
shallow grave (1994)
danny boyle'un ilk uzun metrajı. üç oda arkadaşı bir ceset ve çanta dolusu parayla ne yapacağını bilemeyince işler çığırından çıkar. ewan mcgregor genç yaşında karizmatik bir performans sergiliyor. film, tek mekânda geçen karakter çözülmeleriyle hem suç hem psikolojik gerilim olarak çalışıyor.
katilin aramızda temalı filmler
identity (2003)*****
james mangold'un yönettiği bu atmosferik gerilimde, bir grup yabancı fırtınalı bir gecede ıssız bir motele sığınır. aralarında bir katil vardır ama sıradan bir “katil kim” oyununun ötesinde, kimlik algısını altüst eden bir anlatı sunar. başrollerde john cusack,ray liotta ve amanda peet yer alıyor. psikolojik katmanlarıyla türün klasikleri arasında anılır.
the invitation (2015)
karyn kusama'nın düşük bütçeli ama yüksek tansiyonlu bu filminde, eski sevgilisinden gizemli bir akşam yemeği daveti alan bir adam, zamanla bu gecede bir şeylerin çok yanlış olduğunu fark eder. paranoia, eski hesaplaşmalar ve tarikatvari atmosfer, “katil içeride mi?” sorusunu son ana kadar diri tutar.
the thing (1982)
john carpenter'ın yönettiği bu kült bilimkurgu-gerilim, antarktika'da izole bir araştırma istasyonunda geçer. parazit bir uzaylı, insanlara dönüşebilme yeteneğiyle grubu birbirine düşürür. kurt russell'ın başrolde olduğu film, “aramızdan biri değil” hissini en uç noktaya taşır. katil uzaylı da olsa, tematik olarak “katil aramızda”nın en saf örneklerinden biridir.
shallow grave (1994)
danny boyle'un yönettiği bu ilk uzun metraj, edinburgh'da birlikte yaşayan üç arkadaşın evlerine gelen dördüncü ev arkadaşının ölü bulunması ve bavul dolusu parayla gelen ahlaki çöküşlerini anlatır. christopher eccleston, kerry fox ve ewan mcgregor üçlüsü; sırların, suçun ve birbirine güvenmemenin yükselen geriliminde kaybolur.
the hateful eight (2015)
quentin tarantino'nun karlı bir dağ kulübesinde geçen western-suç filminde, bir grup şüpheli karakterin arasında bir veya birkaç sahtekar vardır. samuel l. jackson, kurt russell ve jennifer jason leighgibi isimlerin rol aldığı film, hem diyalogları hem de atmosferiyle tam bir “katil aramızda” klasiğidir.
exam (2009)
stuart hazeldine'in yazıp yönettiği film, gizemli bir şirketin işe alım sınavına katılan sekiz kişinin, tek bir odada geçen psikolojik mücadelesini konu alır. ne sınavın sorusu ne de kurallar nettir; ama zamanla aralarındaki gerilim ölümcül bir hal alır. sürpriz sonuyla “içimizden biri oyun bozucu” temasını güçlü şekilde işler.
coherence (2013)
james ward byrkit'in yazıp yönettiği bu düşük bütçeli ama zihin yakan bilimkurgu-gerilim, bir akşam yemeği sırasında kuyruklu yıldızın yarattığı paralel evren etkisiyle başlar. ortamdaki herkes aynı kişi olabilir ama aynı kişi değildir. paranoia, kimlik krizi ve güven bunalımı iç içe geçer.
who is killing the great chefs of europe?(1978)
ted kotcheff'in yönettiği bu kara komedi, avrupa'nın en ünlü şeflerinin bir bir öldürülmesini konu alır. cinayetler, şeflerin imza yemekleriyle aynı yöntemle işlenir. robert morley ve george segal'ın yer aldığı film, esprili bir “katil aramızda” atmosferi kurar.
the hunt (2020)
craig zobel'in yönettiği, sosyal hicivle yüklü bu filmde, rastgele seçilmiş insanların bir ormanda avlandığı bir kurgu izleriz. ama kim avcı, kim av, bu çizgi sürekli bulanır. betty gilpin'in performansı dikkat çekicidir. “göründüğü gibi değil” mesajını sert ve kanlı şekilde verir.
werewolves within (2021)
josh ruben'in yönettiği bu komedi-gerilim, küçük bir kasabada geçen ve “katil hangimiz?” oyununu 'köylü kurt adam' benzeri bir tonla sunar. şüphe, karanlık sırlar ve kasaba dedikoduları eşliğinde ilerleyen film, klasik kapalı alan-gerilimlerine modern, eğlenceli bir bakış getirir.