Denk olmadığın biriyle yola çıktığında, ya hakikatinden ödün verirsin ya da o hakikati anlatmakla ömrünü tüketirsin. Her cümle bir çırpınış, her suskunluk bir vazgeçiştir. İnsan, anlaşılmadığı yerde değil, kendini anlatmak zorunda kaldığı yerde yavaş yavaş ölür.