ters köşe // psikolojik gerilim // sürpriz sonlu filimler parti ||| 1. the ghoul (2016) bir dedektif cinayet soruşturması bahanesiyle psikoterapiye sızar ama gittikçe kendisi ile şüpheliler arasında sınır bulanıklaşır. finalde kim hasta, kim suçlu, kim gözlemci ayırt edemezsin. 2.…devamıters köşe // psikolojik gerilim // sürpriz sonlu filimler parti |||
1. the ghoul (2016)
bir dedektif cinayet soruşturması bahanesiyle psikoterapiye sızar ama gittikçe kendisi ile şüpheliler arasında sınır bulanıklaşır. finalde kim hasta, kim suçlu, kim gözlemci ayırt edemezsin.
2. catch me daddy (2014)
kaçak bir genç kız ve erkek arkadaşı. ama peşlerinden gelenler sadece aile değil. şiddet, baskı, kimlik ve özgürlük teması. son sahnede hiçbir şeyin “adil” olmadığını iliklerinde hissedersin.
3. in fear (2013)
bir çift kırsalda kaybolur. yolculuk, zamanla bir kabusa dönüşür. sade ama gerçeklik hissini bozan, psikolojik olarak daraltan bir film. son sahnede sen de yolunu kaybedersin.
4. exhibit a (2007)
bir ailenin ev videosu arşivinden oluşan kurgu. baba üzerindeki ekonomik baskı ve toplumsal imaj çöküyor. sonuna kadar sıradan görünen bu found footage, son 10 dakikada psikolojik yıkıma dönüşüyor.
5.a dark song (2016)
bir kadın oğlunun ölümü sonrası eski bir okültist ile ritüellere başlar. film yavaş, ciddi ve içine kapanık ilerler. ancak finalde beklenmedik bir manevi kırılma yaşanır. şaşırtıcı biçimde huzurlu ama ürkütücü.
6/ paranoia 1.0(one point o, 2004) – abd / romanya / izlanda
kafka atmosferinde bir dijital paranoya. genç bir programcı, reklam kodlarının beynine sızdığı bir deneyin parçası olur. gerçeklik-gözlemler-gözetim arasında kaybolursun. udo kier ve deborah kara unger harika birer rejim simgesi.
7. the hidden face – la cara oculta(2011)
bir orkestra şefi, sevgilisinin aniden ortadan kaybolmasıyla yıkılır. ama kadının başına ne geldiğini öğrendiğinizde her şeyi tersten okumak zorunda kalırsınız. finale kadar klasik, sonrasında: bam!...
8. the body– el cuerpo (2012)
bir kadının cesedi morgdan kaybolur. dedektif araştırmaya başlar, sırlar açığa çıkar. ama finalde öyle bir oyun açılır ki, her taş yerine oturur ama tokat gibi oturur.
9. sleep tight – mientras duermes (2011)
bu filmde başrolde kötülük var. apartman görevlisi, bir kadının hayatını mahvediyor. sessiz, sinsi bir sapkınlık. son sahne mideni bulandırabilir.
10. thesis – tesis (1996)
bir üniversite öğrencisi, snuff filmler üzerine tez hazırlarken aradığı görüntüleri kampüsün içinde bulur. karanlık, sert ve sinemayı da sorgulayan bir ters köşe gerilimi. alejandro amenabar'ın çıkış filmi.
11. the other side of hope – toivon tuolla puolen (2017)
aki kaurismaki' daki tipik kara mizah ama bu defa mültecilik ve yabancılaşma üzerine. ters köşe yok ama beklentileri yıkan, karamsarlığı nezaketle ezen bir final var.
12. dogs don't wear pants – koirat eivat kayta housuja (2019)
karısını kaybeden bir adam, bdsm dünyasına girer. ama aradığı şey acı değil, yasın kendisidir. psikolojik olarak yıkıcı bir yapım. finalde duyguların ters köşeye yattığını fark edersin.
13. the good son – hyva poika (2011)
ünlü bir oyuncu anne ile genç oğlunun ilişkisi fazlasıyla bağımlı. yeni bir erkek ortaya çıkınca oğulun kıskançlığı sapkınlığa dönüşür. soğuk, minimal, ama finaliyle içe işler.
14. sauna (2008)
16. yüzyılda geçen bir günah ve arınma hikayesi. iki kardeş işledikleri suçtan sonra bataklıkta bir “sauna”ya varırlar. felsefi korku diyebileceğimiz türden, son sahnesi unutulmaz.
15. euthanizer – armomurhaaja (2017)
hayvanları uyutan bir adamın içsel çöküşü ve intikam hikayesi. kirli, çürümüş bir estetik. sistem ve insanlık üzerine sessiz bir isyan. finalde izleyeni sessizce yutar.
16 -- retreat (2011) – carl tibbetts
bir çift, uzak bir adadaki evlerine gider. ancak kapıyı çalan bir adam onlara dış dünyada ölümcül bir virüs yayıldığını söyler. izole ortam, paranoya ve gerilim iç içe.
17//la influencia(2019) –. denis rovira van boekholt
bir kadın, yıllar sonra çocukluğunun geçtiği eve dönünce annesinin lanetli mirasıyla yüzleşir. gotik, karanlık, klasik ispanyol korku ve sürpriz son.
18// hierro (2009) – gabe ibanez
kadın başrol, oğlunun gizemli şekilde kaybolduğu bir feribot yolculuğunun ardından hierro adasında onu aramaya başlar. gerilim dozajı çok iyi, finalde beklenmedik bir çözülme yaşanıyor.
19// . el habitante incierto(the uninvited guest) – 2004,. guillem morales
evine gelen bir yabancıdan sonra hayatı altüst olan bir adamın deliliğe sürüklenişi. çarpıcı, minimalist ve psikolojik olarak rahatsız edici.
20 the ape (apan, 2009) –. jesper ganslandt
bir adam bir sabah kanlar içinde uyanır ama hiçbir şey hatırlamaz. gün boyunca sıradan şeyler yapmaya çalışırken karanlık gerçeğe yaklaştıkça film yavaş yavaş delilik hissi yaratıyor.
21// what we become(2015) – bo mikkelsen
salgın temalı danimarka yapımı bu film, küçük bir kasabada başlar ama yavaş yavaş yoğun bir hayatta kalma hikayesine dönüşür. sessiz ilerleyen ama çarpıcı bir final sunar.
22/ test (2014) – alexander kott
1950'lerde kazak bozkırında geçen, neredeyse diyalogsuz bir film. sade görsel diliyle büyüler, sonu ise izleyeni darmadağın eder. bir sovyet “şok” sineması örneği.
23// sunset (2018) – laszlo nemes (macaristan/romanya ortak yapımı)
yavaş ilerleyen ama her an diken üstünde tutan bir yapım. kadın başrol, aile sırlarının peşine düşer. finaliyle insanı sersem edenlerden.
24// door lock (2018) – lee kwon
bir kadın, kapı kilidinde tuhaf izler fark eder. gerilim, paranoya ve yalnızlık hissiyle örülü. son sahneleriyle akılda kalıcı.
25// el secreto de sus ojos(2009) – juan jose campanella
bir dava dosyası yıllar sonra tekrar açılır. aşk, suç ve adaletin iç içe geçtiği bu filmde son dakikalar tokat gibi. tam anlamıyla “ters köşe” bir final.
27// “podela” (split) – rusya / 2021 –. andrey simonov
bir nükleer savaş sonrası, izole bir tesiste geçen bu rus yapımı film, hem varoluşsal hem de psikolojik açıdan yıpratıcı. bir kadın bilim insanı, yalnızca dışarıdan değil içeriden de bozulmuş bir düzenle savaşmak zorundadır. görsel olarak tarkovsky etkili ama hikayesi güncel distopyalara daha yakın.
28. “aniara” – isveç / 2018 – pella kagerman, hugo lilja
kıyamet sonrası dünyadan kaçan bir uzay gemisinde geçen bu filmde, yolcular giderek kendi psikozlarına mahkum olur. felsefi, yavaş yanan ve içsel çöküşü gösteren bir uzay distopyası. kadın karakterlerin iç yolculuğu, zamanla tanrı, umut ve boşluk kavramlarıyla iç içe geçiyor. çarpıcı veklostrofobik`.değişik..
29// los parecidos. ( the similars) – meksika / 2015 – isaac ezban
alacakaranlık kuşağı havasında, retro-fütüristik bir bilimkurgu. 1968 meksika'sında bir otobüs durağında mahsur kalan yabancıların yüzleri değişmeye başlar. politik alegoriyle gizemli bilimkurgunun harika bir karışımı. ters köşe finaliyle dikkat çekiyor. absürt, tek mekan, rahatsız edici.
39 :/ suburban birds. (jiao qu de niao) – çin / 2018 – qiu sheng
hem mimari hem de toplumsal kayıplar üzerine kurulu bu film, iki farklı zaman düzleminde ilerliyor. kentsel dönüşümün distopik yansıması ile masumiyetin yitimi teması birleşiyor. ağır tempolu ama atmosferik. gerçeklikle rüya arasında salınan, deneysel bir parça.
40 / les revenants– fransa / 2004 –. robin campillo
bir gün ölüler dirilir… ama zombileşmeden. hayat normale dönmeye çalışırken dirilenler de eski rollerine döner. ancak her şey giderek daha tuhaf ve bozulmuş hale gelir. melankolik, politik ve sinsi bir korku-distopya. aynı zamanda dizi versiyonu da var(2012), ama bu film daha alt tonlu ve derin.
41,/ totul nu va fi bine. ( everything will not be fine) – romanya / 2020 –. adrian pirvu
chernobyl sonrası doğan engelli bir adamın yaşadığı dünya… yarı belgesel, yarı deneysel bu yapım, hem nükleer paranoyayı hem de kişisel distopyayı anlatıyor. gerçeklikten korku çıkaran, post-travmatik bir anlatı.gerçekçi ve yorucu ..
42 -// the survivalist (2015) –. stephen fingleton
kıyamet sonrası ingiltere kırsalında geçen, minimum diyalogla maksimum gerilim yaratan bir hayatta kalma hikayesi. beklenmedik gelişmeler ve soğuk atmosfer ön planda.