Peygamber efendimizin ve Sahabe-i Kiramın yaşadığı olayları anlatan küçük siyer kitapları okuduysanız,onların konsantre edilmiş halini bu animasyonda görebilirsiniz.Küçükken Habil ve Kabil animasyonunu ve bunu da izlemiştim.Yakın bir zamanda ikisine de tekrar baktım,diğerini korkarak izlediğimi hatırlarken bunda huzur uyandıran bir taraf…devamıPeygamber efendimizin ve Sahabe-i Kiramın yaşadığı olayları anlatan küçük siyer kitapları okuduysanız,onların konsantre edilmiş halini bu animasyonda görebilirsiniz.Küçükken Habil ve Kabil animasyonunu ve bunu da izlemiştim.Yakın bir zamanda ikisine de tekrar baktım,diğerini korkarak izlediğimi hatırlarken bunda huzur uyandıran bir taraf var.Küçük çocuklara izletilebilir.
Bu animasyona sığmayacak binlerce kıssa mevcuttur kitaplarımızda,bir kısmını size anlatayım.
Peygamber efendimize uzun bir süre vahiy gelmediği zaman,müşrikler efendimize olan baskılarını arttırmışlar ve alaya almışlardır, efendimizde kendini adeta bu dünyadan soyutlayıp kurtulmak istemiş.Peygamber efendimizin burada çektiği sıkıntı ve kederin sebeplerinden biri de halkına tebliğ yapmasına rağmen onu dinlememelerinden yaşadığı üzüntüdür.Ayette de geçer."Neredeyse kendi helak edeceksin."Rabbin seni ne terk etti ne de buğz etmekle bıraktı."
Bu Sure-i Celile nazil olduğu zaman efendimizin mübarek vücudunda büyük bir sarsıntı olmuş ve ayetin nüzulüyle efendimiz Allahu ekber diye tekbir almıştır.[Bu sebeple duha suresini okuduktan sonra tekbir getirilir.]
Sonsuzluğu bilen,Cennet ve Cehennemi müşahede eden efendimiz,ebedi alemde ümmeti için kurtuluş istemiş,çektiği sıkıntı ve kederde dahi ümmetini düşünmüş.
Kılıç kınında mı tehlikelidir kınından çıkınca mı ?
Ölümden sonra,peygamberlerin,maneviyat ehlinin te'sirin kalmadığını düşünen bir insan büyük bir gaflete düşer.Sıddıkların bu dünyadan bedenen gitmeleri ruhlarının da gittiği anlamına gelmiyor.Alimlerin ölümü de işte bu kılıç ve kın örneğine benzetilmiş.Beden bir kın,ruh bir kılıçtır.Kınından ayrılan kılıç daha tehlikelidir.
"Onlar ölü değil, ebedi diridirler."
Bu dünyadan göçen her mü'minin ahirette pişmanlık yaşayacağı aktarılır.700 dereceden mürekkep Cennet'in her bir derece arasında 500 yıllık fark vardır.Burada 500 den kinaye,insan hafsalasının idrak edemeyeceği ölçülerdir.
Aldığımız her nefeste,Allahı anmaktan gafil olan her nefesten pişmanlık yaşanacak.Bu dünyada dahi makam mevki görünce gıpta eden insan,ebedi alemde kaçırdığı bir derece dahi için nasıl üzüleceğini tahayyül etmek gerekir.
Kaldı ki günümüzde iman esaslarını yaşamaktan uzak,temel bilgilerden yoksun bir şekilde yaşıyor insanların ekseriyeti.
" Sakın çoğunluk sizi yanıltmasın."
Peygamber efendimiz döneminde yaşayan yalancı peygamber müseylimetül kezzab'ın 40 bin inananı vardı.O zaman da efendimize inanan kişi sayısı sadece 4 bindi.Ahir zamanda aynı hal devam etmekte.
"Mahşer gününde her 1000 kişiden 999'u cehennemliktir."
Bu hadis Abdullah Bin Amr'dan naklonunan sahih hadistir.
Bu şekilde bilmeden,okumadan ilimsiz bir şekilde yaşamak,suri iman ile ölmeye götürür insanı.İmanı Suri,İmanı Hakikiye dönmedikçe kurtuluş çok zordur.İlim,öğrendikçe insanı aciz bırakan,hiçbir şey bilmediğini insana öğreten bir derya.Halkımız okumuyor ne yazık ki.
Neden ve niçin yaratıldık sorularını kendimize sık sık sormalıyız.
Sadece yemek yeyip,gezip,dizi film izleyip,evlenip çocuk sahibi olmaktan ibaret değil bu hayat.Kulluktan uzak bir hayat yaşıyorsak insan duraksayıp bir tefekkür etmeli.Tefekkür,en büyük ibadetlerin başında gelir.
Biz taifte taşlanmadık,Bilal Habeşi gibi göğsümüze kavurucu sıcakta taş koyulmadı,Hz.Hüseyin gibi yüzlerce kılıç ve ok darbesi almadık.Tüm malımızı Hz. Ebu Bekir efendimiz gibi infak etmedik.Açlıktan karnımıza taş bağlamadık.İnancımız için memleketimizden kovulmadık.Sahabe ve efendimizin yaşadığı sıkıntıların binde birini bile çekmemişken ne kadar da nankörüz...
İnsan yaşlanmayı kendine yakıştırmadığı gibi ölümü de yakıştırmaz,ansızın ölebileceğini düşünmez.Ölümü zihninden çıkarmayan bir ruh,gününün tamamını boş işlere harcamaz.
"İnsan,başıboş yaratıldığını ve hesaba çekilmeyeceğini mi sanır ?"