İnsan öldükten sonra ahirete 2 şey götürür.Biri iman diğeri nikâh.O sebeple bir mümin için nikâh önemli bir kavramdır. İnsana kurtuluş nasip olursa,sonsuza kadar beraber olacağı insanla bir yola giriyor.Bunun bilincinde olunmalı. Günümüzde İslami kuralların birçoğu es geçildiği gibi nikâh ve…devamıİnsan öldükten sonra ahirete 2 şey götürür.Biri iman diğeri nikâh.O sebeple bir mümin için nikâh önemli bir kavramdır.
İnsana kurtuluş nasip olursa,sonsuza kadar beraber olacağı insanla bir yola giriyor.Bunun bilincinde olunmalı.
Günümüzde İslami kuralların birçoğu es geçildiği gibi nikâh ve evlilikle alâkalı da birçok önemli husus gözardı ediliyor.Eğitim sistemimizde bunların bir önemi olmadığı için toplumun çok ama çok büyük bir kısmı böylesine önemli bir olayın ifade ettiği anlamı bilmekten mahrum bırakılıyor.
Burada yazdığım şeyleri bir gün hayatınızda bu aşamaya gelirseniz tatbik etmek için çaba göstermeye gayret edin.Normal şartlar altında,yaratılış gereği ve erkeğe verilen sorumluluk itibariyle bunları erkeğin kadına öğretmesi efdal olandır ama devir ahir zaman devri olduğu için,bu meseleleri öğrenen ve öğreten insanlar yok denecek kadar az.O yüzden İslami hassasiyetlere göre yaşayan kadınların da bu meselelerde net çizgileri olmalı.
Bir milleti yıkmak için nesilleri bozmak yeterlidir.Türkiye de bazı dönemlerde süt bankası kurulma girişimlerinde dahi bulunulmuş,feraset sahibi insanlar engel olmuştur.Bu ne demek biliyor musunuz ? Süt kardeşliği kavramıyla veledi zina bireyleri toplumda peydah etmek ve neslin itikadını sarsmak demektir.İslam akaidinde süt kardeşlerin birbirleriyle evlenmesi mutlak surette haramdır.Bunda çok etkili olamadıkları için bu halkı cehalet içinde bırakıp nikâh müessesesi üzerinden veledi zinaların çoğalması sağlanıyor.
Nikâhın ne gibi durumlarda düşeceğini bazı hadisleri örnek vererek anlatmaya çalışıyım.Ben burada sadece gerçekten çok önemli kilit noktaları yazmak istiyorum yoksa herşeyi buraya yazmak mümkün değil,o yüzden bu güzel eseri okumak lazım,evlenmeyi düşündüğünüz insana da okutturun.
Peygamber efendimize nübüvvet gelmeden önce dahi çalgılı ve müzikli düğünlere katılmaktan kendisi ilahi yardımla korunmuştur.
Kadınlar arasında yani kınada bu gibi şeyler elbette olabilir ama orada erkek olmamalıdır.Günümüzde haremlik ve selamlığa dikkat edilmeden yapılan düğünler nikâhı tehlikeye düşürüyor.Evlendikten sonra istersen evde mezdeke eşliğinde göbek at ama toplum içinde bunu yapmak nikâhta sıkıntı yaşatır.
Peygamber efendimiz sahabeden akit alırken dahi perde arkasından kadınlarla görüştüğüne göre düğünde böyle bir ortamın olması sizce inancımıza uygun mu ? Toplum ne der değil,İslam hukuku ne der,Hz. Allah ne der bu duruma gözüyle bakarsanız hiçbir insanın sözü sizin kararlarınızı etkilemez.Kulların değil Allah'ın rızasını arıyoruz.
Akşam eşinizle televizyonu açtınız ya da youtube da bir şeye denk geldiniz izliyorsunuz.Programda itikadi açıdan sıkıntılı akaid dışı bir meseleye kalben onay verdiniz diyelim.
İtikadi meselelerde Ehli Sünnet çizgisinin dışına çıkmak insanı iman halkasından çıkarır ve doğal olarakta imandan çıkınca nikâh akdi düşer.Bu yüzden ülkemizde eskiden Camilerde Cuma günleri tashihi iman ve nikâh yapılırmış ki olur da böyle bir durumla karşı karşıya kalınırsa evlendik diye evde nikâhı bozup zina işlemiş olmayalım.
Ehli sünnet nezdinde kişinin 1000 tane ameli hatası olsun itikadı sağlam olsun.1000 tane sağlam ameli olsun,1 tane itikadi hatası olsun,o 1000 tane ameli hatası olan diğerinden efdal tutulmuş.Çünkü itikadi bozukluğun cezası ancak cehennem ateşinde söner.Hz.Allah dilerse ameli hataların tamamını affeder,itikadi hatanın affı cehennemdir.Bunlar Ehli Sünnet alimlerimizin görüşüdür.Bu televizyon örneğini anlayabileceğiniz en güzel hadisi şerif şudur;
"Kişi Mümin olarak sabahlar, akşamladığı zaman, kâfir olarak akşamlar. Ya da Mümin olarak akşama girer kâfir olarak sabahlar."
İmâ yolu ile de olsa şaka yolu ile de olsa babanın evine git gibi boşanmayı ifade sözler,nikâh akdinde verilen 3 talaktan birini götürür.Ömrü boyunca 3 kere bunu yapan ima eden bir evlilik artık düşmüştür.Orada işlenen fiil zinadır ve artık tekrar evlenmek için hulle gerekir.Kadınlar bu konuda fıtraten erkeğe göre daha sinirli hareket edebildiği için talâk erkeğe verilir.Tabi günümüzde bu meseleleri erkekten daha çok bilen kadınlarda çoktur o sebeple bilen bir kadının bu 1 hakkı alması güzeldir.Saliha bir kadının,kötü yolda ya da cahil bir erkeği yönlendirdiği ve eğittiği durumlar enderdir.O sebeple efendimiz evlilikte tercih sebeplerinin en güzelini ve 1.sırada seçilmesi gereken hususu din ile kayıtlamıştır.
“Üç şey vardır ki onların ciddisi de ciddi, şakası da ciddidir. Bunlar: Nikâh,ricat,talâk"
Bunlar bilinmediği için ağır meseleler gibi gözüküyor ama size Hasanı Basri Hz.lerinin şu sözünü hatırlatıyım;
"Siz sahabeyi görseydiniz deli derdiniz, onlar sizi görse müslüman demezdi."
Peygamber efendimizin küçük yaşta vefat eden oğlu Kasım'ı toprağa verip telkin verirken,Rabbim Allah de !
Dinim İslam de ! ...
Hz.Ömer efendimiz hüngür hüngür ağlayarak,daha amel defteri açılmamış sabi'ye bunlar soruluyorsa bizim halimiz ne olacak diye tüm sahabeyle kabrin başında ağlamışlar.
Bu meseleler ağır geldiyse bu hadiseleri unutmamalıdır.
Günümüz dünyasında feminizm ve ataerkillik kavramları adı altında birbirleri için yaratılmış erkek ve kadın düşman yapılmaya çalışılıyor.Lağım kuyusundan beter olan sosyal mecralarda ve toplumun yaşayış şeklinden bunu görebilirsiniz.Maddeyi,mânanın önüne geçirdiler.Boşanma oranları da haliyle orta da maneviyat kalmadığı için artıyor.
"Hz. Allah nezdinde mübahların en sevimsizi boşanmadır."
Anne ve babalık görevini üstlenmiş dünyaya çocuk getirmiş bir aile çocuğunun asgari düzeyde dini bilgileri öğrenmesinden mesuldür.Yarın Huzuru İlahi de o çocuğa bu eğitimi aldırmayan anne babadan ilk şikayetçi olacak kişi yine kendi çocuğudur.
Peygamber efendimiz s.a.v.;Hepiniz çobansınız güttüğünüz sürüden sorumlusunuz.
Kadına en büyük değeri veren İslamdır.Veda hutbesinde efendimiz kadın hakları ile alakalı ahir zaman ümmetine öğütler vermiştir."Siz kadınları Allah'ın bir emaneti olarak aldınız." Günümüzde emanete ne değer veriliyor ne muhafaza ediliyor.Bu öğütleri dinlemeyen,bilmeyen erkek ve kadının mutlu,huzurlu bir hayat sürmesi zordur.Huzurlu ise de sadece maddi dünyanın geçici günlerinde bunu yaşayacaklardır.Saadeti Dareyn sadece müminler içindir.
İslamiyet,kadınları denizin derinliklerinde yatan inci taneleri gibi değer verip koruyor ama islam ahlakı ile ahlaklanmayan nesil,ekseriyetle erkekler küçük yaşlarda sokaklarda annelere söverek dolaşıyor.Bu çocuklar bilgisiz anne ve babaların eseri.Problemli olanlar, dünyaya günahsız gelen çocukta değil,anne ve babada.
Dünya nimetlerinin en büyüğü her iki cins için de hayırlı bir eştir.Rabbena atina dualarında okunan "haseneten" kısmında da bu esrar vardır.
Hz. Adem yaratıldığı zaman verilen tüm nimetler sonrası yeter mi kulum diye sorulmuş ve en sonunda eğe kemiğinden,yani kendi canından Havva validemiz yaratılmış ve Hz. Allah'a hitaben bu verdiğin nimetlerin en güzelidir buyurarak,huzur bulmuş ve memnuniyetini ifade etmişlerdir.
Bu gibi önemli konuları ve buraya sığmayacak kadar uzun mevzuları Ehli Sünnet'in değerli alimlerinin kitaplarını okuyup edinebilirsiniz.Tabi bilmek yetmiyor,uygulamak lazım.
Devrin alimlerinden birinin şu sözleriyle yazıyı sonlandırıyım.
Şu İstanbul boğazının sularının Karadenize aktığı gibi,Ümmeti Muhammed'in evladı Cehenneme akıyor.Bir kişi dahi kurtarabilirsek kârdır.
İhlası Şerif'i bilen camdan dışarı okusun.
(Ahir zaman küfrünün şiddetine binaen.)