Got - devamı game of thrones – 4. sezon (2014) yaratıcılar: david benioff & d. b. weiss kaynak: george r. r. martin – a storm of swords'un devamı başlıca oyuncular: peter dinklage (tyrion lannister), lena headey (cersei), emilia clarke (daenerys),…devamıGot - devamı
game of thrones – 4. sezon (2014)
yaratıcılar: david benioff & d. b. weiss
kaynak: george r. r. martin – a storm of swords'un devamı
başlıca oyuncular: peter dinklage (tyrion lannister), lena headey (cersei), emilia clarke (daenerys), kit harington (jon snow), nikolaj coster-waldau (jaime), charles dance (tywin), natalie dormer (margaery tyrell), pedro pascal (oberyn martell), gwendoline christie (brienne), maisie williams (arya), sophie turner (sansa), alfie allen (theon), iwan rheon (ramsay), aidan gillen (littlefinger).
bu sezonun ruhu tek cümleyle özetlenebilir: “adalet, güç sahiplerinin maskesidir.”
bölüm 1 – two swords
jaime yeni eline alışmaya çalışıyor, tywin'in baskısı altında eziliyor. arya, “iğne”sini yeniden eline alıyor. daenerys, ordusuyla yoluna devam ediyor.
her kılıç bir güçtür; ama iki kılıç, iki kaderi taşır.
: “kılıç elden alınır, ruh elden alınmaz.”
bölüm 2 – the lion and the rose (mor düğün)
kral joffrey'nin düğünü zehire bulanıyor. “mor düğün”, seyirciye adaletin nadiren geldiğini hatırlatıyor. joffrey ölürken, sahne aslında tiranlığın çöküşünü kutluyor.
iktidar, çoğu kez kendi zehriyle ölür.
: “zalimler, kendi sofralarında boğulur.”
bölüm 3 – breaker of chains
joffrey'nin ölümü sonrası kaos. tyrion suçlanıyor. daenerys köleleri zincirlerinden kurtarmaya devam ediyor.
zinciri kıran, zinciri yeniden örme riskini de taşır.
: “kurtarıcı olmak kolay, adil kalmak zordur.”
bölüm 4 – oathkeeper
jaime, brienne'e bir kılıç veriyor: “yemin kılıcı”. bu sahne sadakatin sembolü. daenerys, meereen'de bir şehri daha dize getiriyor.
yemin, kılıçtan ağırdır.
: “sadakat, çeliğin en sert halidir.”
bölüm 5 – first of his name
tommen taç giyiyor, yeni bir kral doğuyor. littlefinger, entrikalarıyla sansa'yı yönlendiriyor.
krallık, çocuk ellerine geçtiğinde aslında satranç tahtası büyür.
: “taht küçük olsa da gölgesi büyüktür.”
bölüm 6 – the laws of gods and men
tyrion'un yargı sahnesi. seyircinin kalbine kazınan an: “ben bu şehri kurtardım, siz beni öldürmek istiyorsunuz!” adaletin sahte yüzü gözler önünde.
gerçek adalet, düşmanlarının dilinde aranmaz.
: “adalet, güçlülerin kalkanıdır.”
bölüm 7 – mockingbird
littlefinger'ın sinsiliği, lysa arryn'i gökyüzü kapısından atmasıyla doruğa çıkıyor. arya ve sandor'un yolculuğu daha sertleşiyor.
ihanet, bazen bir öpücükle gelir.
: “kuşu besleyen, kanadını da kırabilir.”
bölüm 8 – the mountain and the viper
oberyn martell, tyrion'u savunmak için dövüşe çıkıyor. unutulmaz sahne: “itiraf et!” diye bağırırken, bir anda dağ gibi adam tarafından parçalanıyor. seyircinin umudu gözlerinin önünde eziliyor.
adaletin gözleri, çoğu kez kanla kapanır.
: “zafer bir anda doğar, bir anda ölür.”
bölüm 9 – the watchers on the wall
duvar'daki savaş. jon snow, gece nöbeti'nin lideri gibi davranıyor. ygritte'in ölümü, aşkın savaşta kaybolan bir fısıltı olduğunu hatırlatıyor.
sevgiler, savaş meydanında sessizce gömülür.
: “duvar yıkılmaz, ama kalpler kırılır.”
bölüm 10 – the children
tywin lannister, oğlunun eliyle ölür. tyrion zincirlerini kırar ama ailesini de öldürür. bran üç gözlü kuzgunun yoluna girer. arya, westeros'u bırakıp denize açılır.
çocuklar, babalarının mirasını değil, kendi kaderlerini taşır.
: “bazen en ağır hançer, bir evladın elindedir.”
bu sezonun kalbi şunu söylüyor: adalet diye bir şey yoktur; sadece güç vardır ve güç, kimin elindeyse onun adaleti geçerlidir. fakat unutma, her güç bir gün kendi zehriyle boğulur.