Yıl bitene kadar 33 kitap okuyorum #9 Daha önce hiç kitap okurken "o sadece bi kitap ağlamayı kes artık" diye telkin vermemiştim kendime. Az önce onu da yaptım... Daha önce de okurken ağladığım olmuştu ama hiç bu kadar ağladığımı hatırlamıyorum…devamıYıl bitene kadar 33 kitap okuyorum #9
Daha önce hiç kitap okurken "o sadece bi kitap ağlamayı kes artık" diye telkin vermemiştim kendime. Az önce onu da yaptım... Daha önce de okurken ağladığım olmuştu ama hiç bu kadar ağladığımı hatırlamıyorum bi ara kalbime ağırlık çöktü göğüs kafesime sığmıyor gibi hissettim o an kalbim çıkıp gitse dur demezdim çünkü varlığı beni daha çok yoruyor ama gitmedi zaten gitsin istediklerimiz hep kalır kalsın istediklerimiz de hep gider neyse konumuz kalp değil, gidenler kalanlar hiç değil.
Konumuz kitap.
Sabah buradan kendim için kitap bakıyordum hoşuma gidenin pdfini bulur okurum diye. Sonra @dedektifleylek adlı kullanıcının yorumunu gördüm dedim neden olmasın ben bi başlıyım kitaba. Yani ne başlamak ama. Gün gece olmuş odaya sokak lambasının ışığı vuruyor ben hala elimde telefon ağlayarak kitap okuyorum. İyice deli ettim kendimi okumaktan. Günde 1 kitap bitirilir mi allasen?! Onu da geçtim ruh halimde birtakım hezeyanlar meydana geliyor (sanki daha önce meydana gelmiyordu)
Of cidden of arkadaşlar nasıl bi kitaptı ne zaman etkisi geçer bilmiyorum umarım hiç geçmez çünkü ben böyle çok mutluyum. Ağlamaktan ve pdf okumaktan gözlerim yansa da ben çok mutluyum. Karakterlerin yaşadıklarını sanki ben yaşıyorum gibi üzülüp kahrolsam da ben çok mutluyum. Her bir karakterle ayrı ayrı empati kurup onlarla hüzünlenip güldüğüm için çok mutluyum.
Hayatımda sanırım kitap okumaktan keyif almanın en üst seviyesindeyim. (Maşallah demeyen reading slumpa girer inş)
Cümleleri toparlamak yine çok zor benim için çünkü zihnim okuduklarımdan ötürü çok karmaşık. Hangi karaktere daha çok üzüldüm bilmiyorum hepsinde kendimden bi parça bulmuş olmanın burukluğu da var içimde zaten. Böyle derin bi of çekmek istiyorum ama öyle bi ağırlık var ki karşıki dağlarda yıkım yaşanabilir. (Abart)
Öyle işte.
Karmaşık aile ilişkileri, birbirlerine fiziken bu kadar yakın olup ruhen bir o kadar uzak olmaları, sırları, aşkları, içlerine gömdükleri... hepsi ile muazzam bi okuma deneyimi oldu. Ben bu aralar çok kaliteli eserler seçiyorum kendimi tebrik ediyorum bana benden başka iyi gelen de yok zaten.
NOLUR OKUYUN OKUTTURUN BEĞENMEZSENİZ PDFİNİZ İADE...
Başım ağrıyor gidiyim kitabı biraz daha düşünerek çayımı içiyim
Yeterince
Düşünecek
Şeyim
Yokmuşcasına
🌚
🕳Bazen suyun berraklaşması için önce bulanması gerekiyor. Ben hep o bulanık suyun içindeydim. Dibi göremiyordum. Bulanık bir suyun içinde yüzmüşüm ömür boyu. Doğduğumdan beri bozuk görüyormuşum her şeyi, yanlış duyuyormuşum. Hepimiz öyleymişiz aslında, sadece ben değil, hepimiz.
🕳️Yapayanlış örülmüş bir hırka giymişim yıllardır, onunla ısınmaya çalışmışım gibi hissediyorum kendimi.
🕳Ben biliyordum zaten. Ama bilmemek istedim. Bilmezden gelmek bazen en iyisi. Bilmemeyi istiyorsun çünkü. Öyle olmamasını istiyorsun. Gerçeğin öyle olmamasını. Ama elinden bir şey gelmiyor. Kendi gerçeğini yaratıyorsun sonra, o gerçeğe öyle bir sarılıyorsun ki seninle beraber herkes inanıyor.
🕳"Abi benim annemi babam, akşam karanlığında sokak ortasında vurdu. Ben hava kararınca korkuyorum. Beni eve gönderir misin?" dedi.
🕳Kim kimin derdini biliyor ki sanki? Benimkini soran mu vardı? Bana bir kişi bu kadar, bu yaşıma kadar sen neden böylesin diye sordu mu ki. Görünürde iyi, evim var, işim var, karım var, çocuklarım var, ailem var, para var... E niye mutsuzsun be Ethem, nedir sende olmayan, neden bu içindeki keder diye kimse sormadı. Dışarıdan baksan dünyanın en dertsiz tasasız adamı olmam gerekir. Belki ben de zaman zaman başkaları için bunu düşünmüşümdür. Çeşit çeşit hallerdeki farklı insanlar için bilerek, bilmeyerek söylemişimdir.
🕳Zenginin zengin diye derdi olamaz. Fakirin fakir diye. Gencin genç diye. Yaşlının yaşlı diye. Kime hak lan bu dert dediğiniz şey? Niye sormuyor kimse birbirine derdini? Niye dinlemiyor
🕳İnsan böyle bir şey. Nerede, hangi yaşta olursa olsun, kabuğunu kırıp içine baksan içi cılk yara. Yarasız, dertsiz, sırsız insan yok da, işte kimisi üstünü iyi örtüyor. Ben de örttüm. O kadar kapattım ki, kendim bile sormadım kendime.
🕳Olduğum yerde olmak istemiyorum ama olduğum yerden çıkıp gidemiyorum da. Şu an yaşadığım her şey o günlerin ayrısı. Evde olmak istemiyorum, ama her akşam eve dönüyorum. İşte olmak istemiyorum ama her gün işe gidiyorum. Bir şey beni hep dışarıya çekiyor. Hiçbir yere ait hissedemiyorum kendimi. Hiçbir eve, hiçbir aileye, hiçbir topluluğa.
🕳Çünkü bana da batıyor o oturuşum. Kendime tekme atıp kendi kendimi, kendi evimden kovmak istiyorum. Keşke yapabilsem. Yakamdan tutup kendimi koysam kapımın önüne. Yürü git lan, nereye gidiyorsan git, bıktım senden, senelerdir pinekliyorsun aynı evin içinde, defol gözüm görmesin seni desem, sonra dükkâna gitsem ertesi gün, kendimi dükkânın kapısının önünde bulsam, ordan da kovsam, üç beş kuruş para sıkıştırıp cebime, "Git koçum bir daha görmeyeyim seni bu dükkânın önünde" desem, nasıl rahatlardım kim bilir? Ama kendimi kovamıyorum. Kendimin içinden çıkıp gidemiyorum. Bedenim ruhumun betonu gibi, çık içinden çıkabilirsen.
🕳️Neşe bulaşıcıdır falan diyorlar. Yalan. Neşe kolonya gibi bir şey. Dökünüyorsun, o an ferahlıyorsun. Sonra uçup gidiyor burnundan, elinden, üzerinden. Kasvet öyle değil ama, zamk gibi, bulaşıyor ve dokunan herkese yapışıyor.