Herkese selam, ben Fahri. Bu benim öyküm. Ne kadar uzun ya da kısa olacak, bilmiyorum. Yazıyı yazmaya başladığım tarih 15 Ekim. 19 Ekim 1999’da, sabah saat 10 civarında doğdum. Ailemin tek çocuğuyum. İlk iki yılım sıradan geçti, klasik bir aile…devamıHerkese selam, ben Fahri. Bu benim öyküm. Ne kadar uzun ya da kısa olacak, bilmiyorum. Yazıyı yazmaya başladığım tarih 15 Ekim.
19 Ekim 1999’da, sabah saat 10 civarında doğdum. Ailemin tek çocuğuyum. İlk iki yılım sıradan geçti, klasik bir aile hikayesi işte. Sonra 3 Ekim 2001’de babam trafik kazası geçirdi. 4 Ekim sabaha karşı vefat etti. O zamanları hatırlamam tabii. Hatırladığım ilk anım, anneme babamın nerede olduğunu sormamdı. Annem sabırla, kızmadan anlattı. “Yine anlatıyorum, çünkü daha önce de sana anlattım,” dedi. Ama o önceki anlatımları hatırlamıyorum.
Yıllar öyle geçti. Anaokuluna başladım. Pek arkadaşım yoktu. Öncesinde kuzenlerimle de pek oynamazdım. Anaokulunda arkadaşlarım oldu. Bir kız vardı, adını hatırlamıyorum. İlk o zaman âşık oldum (tabii ki aşk değildi). İlkokula geçtim. Çevrem, arkadaşlarım oldu. İlk üç sınıf böyle geçti. Üçüncü sınıfta oyun oynarken kolumu kırdım. İlk zamanlar anneme, “Ben dokunamıyorum, sen taşı,” derdim. O yaz evimizden taşındık. Yeni çevremde beni dışlayan, zorbalık yapan çocuklarla dolu bir ortama geldik. Çok kavga ettim o yıl. Zamanla bana alıştılar. Sonraki yıllarda yeni gelenler oldu, ben de göze batmamaya başladım.
Yedinci sınıfta aşk batağına düştüm (ve tabii ki bu da aşk değildi). Kıza açılamadım. Bir mektup yazıp çantasına koydum. Ama o, benimle alay etti. Sadece o değil, sınıfın tüm kızları alay etti. Şimdilerde kilom var, ama o yıllarda çok daha fazla kiloluydum. Sanırım bu yüzden kız beni her gördüğünde “Never, never!” deyip geçiyordu. O yıl benimle epey eğlendi. Dersleri boşladım. Notlarım kusursuz değildi ama iyiydi. Yine de o yıl öğretmenler kurulu kararıyla sınıfı geçtim.
Sekizinci sınıfta bu kızla mesafemi koydum, onu hayatımdan çıkardım. Dershaneye gidiyordum. Aynı hikayeyi dershanede de yaşadım, ama bu sefer kısa sürdü. Kıza açıldım, bu kez konuşabildim. Ama o, en yakın arkadaşıma (erkek) gülerek, “Fahri bana âşıkmış,” dedi. Arkadaşım, “Ee, ne var bunda?” deyince konu kapandı. Dersleri toparladım gibi. Liseye geçtim.
Lisede yine başarısız bir ilişki girişimim oldu. Detay vermeyeceğim, çünkü bu o kadar yaralayıcı değildi. Lise bir güzeldi. Hoca soru sorar, hep elim havada olurdu. Sene bitti, ama sonra bana bir şeyler oldu. Ne oldu, bilmiyorum. Hoca soru sorduğunda elim kalkmaz oldu, utanırdım. Arkadaş ortamından kendimi soyutlamaya başladım. Boş derslerde herkes arkadaşlarıyla konuşur, ben susardım. O yıllardan sonra hep sustum. Lise öyle böyle bitti.
Üniversiteye başladım. “Kimse beni tanımıyor, istediğim gibi bir Fahri oluşturacağım,” dedim. Pek başaramadım. 18 yaşındaydım, basit bir matematik sorusuna cevap veremedim. Adi bir hoca vardı (küfürsüz metni tamamlayacağım). Beni azarlamaya başladı. Önce o mahcubiyet gülümsemem oldu, sonra yüzüm düştü, düştü. Zaten içime kapanık, pek sohbet edemeyen biriydim. Sesim iyice içime kaçtı. Yine başarısız bir ilişki girişimim oldu. Aramızda kapanan bir konuydu, bahsetmeye gerek yok. Yine olmadı.
Birinci sınıfın tatilinde bir ilişkim oldu, 6 ay sürdü. Ayrılıklarla doluydu. İkinci sınıfta pek bir şey olmadı. Üniversiteden mezun oldum. İş bulamadım. Defalarca KPSS’ye girdim, olmadı. Yeni bir üniversiteye başladım, uzaktan eğitimle. Bu süreçte 6 Şubat’ı yaşadım. Kötü şeyler oldu, ama çok detaya giremeyeceğim. Her gören, “İş bul artık,” demeye başladı. Tamam, haklılar, iş bulmam lazım. Ama bunun için sağdan soldan uyarı almama gerek yok, ben farkındayım. Son iki yıldır ekonomik olarak sıfırdayım. Bu yüzden herhangi bir girişimde bulunamıyorum. İşe başvuruyorum, genelde olumsuz dönüş alıyorum, bazen hiç dönüş alamıyorum.
Sanal birkaç flörtüm oldu, ama artık anlamsız gelmeye başladı. Gerçek hayatta olmuyor. Çevrem yok. Çevrem, işim olmadığı için yok. Bir YouTuber’dan, “Kendinizi yazın, yaralarınızı görün,” gibi bir şey duydum. Bu metni bu yüzden yazdım.
Ne diyeyim, sen buraya kadar okuduysan, umarım sen, ben ve bizler hızla iyileşiriz.