(Rewatch) Sadece nostalji sevenler için mükemmel bir uyarlama olan bu filme 03.00’da başlayıp 09.00 civarında bitirdik. Film kötü olduğu için ya da odak probleminden dolayı değil, üzerine çok konuşulabilecek bir film olduğu için bu kadar uzun sürdü. Film hakkında konuşacak…devamı(Rewatch)
Sadece nostalji sevenler için mükemmel bir uyarlama olan bu filme 03.00’da başlayıp 09.00 civarında bitirdik. Film kötü olduğu için ya da odak probleminden dolayı değil, üzerine çok konuşulabilecek bir film olduğu için bu kadar uzun sürdü.
Film hakkında konuşacak olursam, zaten iki bölümlük bir TV dizisinin biraz kısaltılmış hali olduğunu biliyoruz ama daha ilk dakikalardan çok amatör olacağı izlemini veriyordu. Kötü oyunculuklar, zayıf görsel efektler, sırf romanla aynı olsun diye tekdüze ilerletilmiş bir hikâye ve ortalama yönetmenliğin birleşimiyle ancak bu çıkmış ortaya.
En son ne zaman izlediğimi hatırlamadığım bu film, başlarda gayet iyi başlasa da sonlara doğru, özellikle ağırlıklı olarak yetişkinleri gördüğümüz kısımlarda sıkıcı bir hal almaya başladı. Tam bir şeyler olacak derken saçma sapan bir muhabbet açılıyor ve film on dakika daha uzuyor gibi bir durum vardı ortada.
Birçok kişinin değindiği “hikâye anlatımı çok yavaştı” kısmına katılmıyorum; aksine hızlı olmasına rağmen çok durağan ve sıkıcı bir anlatım vardı. Evet, bu uzun süresine rağmen hikâyede boşluklar, tam olarak anlatılmayan şeyler bulmak zor değil. Son bir saate kadar her ne kadar sıkıcı olsa da yavaş ama tutarlı bir akış vardı; maalesef, klasik Stephen King işlerinde olduğu gibi burada da sonunu getirmekte zorlanmışlar.
Filmdeki ana temanın korku ve gizem olduğunu düşünürsek, fazlasıyla zayıf bir yapım diyebiliriz. Gizem var ama film bittiğinde, romanı bilmeyen ya da yeni filmleri izlememiş, yani evrene hâkim olmayan birinin herhangi bir gizemi çözmesi için hiçbir şekilde yardımcı olmuyordu. İlk kez izleyen biri muhtemelen “anlamsız ama eğlenceli bir şeydi” der çıkar, çünkü senaryoda çok fazla boşluk var.
Değinmek istediğim bir diğer konu, romanda yer alan birçok ayrıntı değiştirilmişken bu filme “iyi bir uyarlama” diyebilenleri anlamıyorum. Ben “birebir aynı olsun” kafasında değilim; zaten öyle olsa izlenebilir bir yanı kalmaz. Bunun belki de en büyük örneklerinden biri Batman: The Killing Joke animasyonudur, çizgi roman başyapıtlarından biri olan hikâyeyi nasıl çöpe çeviririz kafasındaydı, yani birebir aynısını beklemiyorum.
Bu film, dönemine göre de şu an için de ortalamanın biraz üstü bir yapımdan fazlası değil. Bu nedenle “ne varsa eskilerde var” gibi saçma sapan palavralara girip yeni izleyecek insanların beklentisini yükselterek filmin değerini daha da düşürmeyelim.
Son olarak, 2017 yılında çıkan filmle bir kıyas yapmadığımı fark ettim, ki bana kalırsa bu iki filmi kıyaslamak aptallıktan başka bir şey değil. Arada koca bir dönem, çok daha yüksek bütçeler, daha iyi oyuncular ve teknik imkanlar varken; 1990 yılında çıkan, Tim Curry ve Harry Anderson dışında “iyi” diyebileceğimiz oyuncusu olmayan, dönemi için bile zayıf efektlere sahip iki bölümlük bir TV dizisinin film versiyonu nasıl kıyaslanabilir ki?
Tabii ki 2017 yılında çıkan IT filmi, çok daha iyi bir film ve daha iyi bir uyarlama. Her iki film de kitapta yer alan birçok detayı değiştirmiş olsa da, uyarlama açısından biraz korkak davranmış olsalar bile 2017 yapımını açık ara daha başarılı buluyorum. IT: Chapter Two filmini ise… açık konuşmak gerekirse, ben hiç çıkmamış gibi varsayıyorum.
6,07/10