Yönetmenlerin edebiyatı `1. klasiklerin ustaları` (temel taşlar) bunlar sinemanın dilini kuran, bugün izlediğimiz her şeyin köküdür. • `stanley kubrick` – soğuk zekâyla mükemmeliyetin birleşimi (2001: a space odyssey, a clockwork orange, the shining). • `alfred hitchcock` – gerilim denen duygunun…devamıYönetmenlerin edebiyatı
`1. klasiklerin ustaları` (temel taşlar)
bunlar sinemanın dilini kuran, bugün izlediğimiz her şeyin köküdür.
• `stanley kubrick` – soğuk zekâyla mükemmeliyetin birleşimi (2001: a space odyssey, a clockwork orange, the shining).
• `alfred hitchcock` – gerilim denen duygunun mucidi (psycho, vertigo, rear window).
• federico fellini – rüya, ego ve toplumun tiyatrosunu birleştirdi (8½, la dolce vita).
• `sergio leone` – zamanın uzamasını bir stile çevirdi (once upon a time in the west, the good, the bad and the ugly).
• `françois truffaut `– duygunun fransız yeni dalgası (the 400 blows, jules et jim).
`2. modern yazarlar `(2000 sonrası güçlü sesi olanlar)
sinemayı dijital çağda bile “duygu”yla yapanlar.
• `denis villeneuve `– görkemli görsellik + derin melankoli (arrival, blade runner 2049, dune).
• `paul thomas anderson `– karakter manyağı, insanın içindeki cinneti anlatır (there will be blood, the master).
• `christopher nolan` – zamanı ve mekânı matematik gibi çözer (inception, interstellar, oppenheimer).
• `darren aronofsky` – ruhsal yıkımı fiziksel acıya dönüştürür (requiem for a dream, black swan, the whale).
• `lars von trier` – rahatsızlığın filozofu (dogville, melancholia, antichrist).
• `greta gerwig `– kadınlık, kimlik ve kırılganlığı cesurca yazan yeni dönemin sesi (lady bird, barbie).
`3. doğu'nun ve avrupa'nın şairleri`
zamanı, mekânı, hafızayı film gibi değil, şiir gibi işleyen yönetmenler.
• `nuri bilge ceylan` – taşranın metafiziğini kuran yönetmen (bir zamanlar anadolu'da, kış uykusu).
• `krzysztof kieslowski` – ahlakın ve kaderin matematiğini yazdı (three colors trilogy, the double life of véronique).
• `hirokazu kore-eda` – japon aile sinemasının kalp atışı (shoplifters, broker).
• `apichatpong weerasethakul` – rüya, ruh ve orman arasında gezer (uncle boonmee, memoria).
• `asghar farhadi` – ahlakla yalan arasındaki gri alanı kurar (a separation, about elly, the salesman).
`4. kült ve deli dahiler`
kendine özgü, kural tanımaz, her biri kendi evreninde yaşar.
• `david cronenberg` – bedenin korkusunu düşünceye çevirir (the fly, crash, crimes of the future).
• `david lynch `– rüya ile kabus arasına sıkışan bilinçaltı (mulholland drive, blue velvet, twin peaks).
• `harmony korine` – anarşinin modern dervişi (gummo, spring breakers).
• `terry gilliam` – kaosun tiyatrosu (brazil, 12 monkeys).
• `spike jonze` – teknolojiyle duygunun çatışması (her, being john malkovich).
`5. latin, afrika ve bağımsız sesler`
farklı coğrafyaların sinemaya getirdiği taze kan.
• `alejandro g. inarritu` – varoluşu kırık anlatılarla kurar (birdman, babel, the revenant).
• `alfonso cuaron`– zaman, bellek ve insanlık (children of men, roma).
• `pedro almodovar` – renk, tutku ve kimlik patlaması (talk to her, volver, pain and glory).
• `jordan peele` – korkuyla toplumsal eleştiriyi harmanlar (get out, us, nope).
• `barry jenkins` – siyah kimliğin içsel şiiri (moonlight, if beale street could talk).
toparlarsak:
eğer bu listeyi “sinema bir insan olsaydı” şeklinde düşünürsek:
• beyni: `kubrick` ve `tarkovsky`
• kalbi: `kiarostami` ve `bergman`
• ruhu: `fellini` ve `lynch`
• damarı: `scorsese` ve `villeneuve`
• yarası: `haneke` ve `von trier`
• umudu: `kore-eda` ve `varda`