Yıl bitene kadar 33 kitap okuyorum #15 birkaç yıl önce birinin önerisi ile başlamıştım kitaba öneren kişi hayatımdan çıkmıştı daha kitap bitmeden ben de hıncımı kitaptan almak istedim sanırım, dilini çok sevdiğim halde yarım bıraktım. dün gece de aklıma düştü…devamıYıl bitene kadar 33 kitap okuyorum #15
birkaç yıl önce birinin önerisi ile başlamıştım kitaba öneren kişi hayatımdan çıkmıştı daha kitap bitmeden ben de hıncımı kitaptan almak istedim sanırım, dilini çok sevdiğim halde yarım bıraktım. dün gece de aklıma düştü bu kitap ve başlamak istedim tekrardan gerçekten de okunmaya değer bi şahesermiş kendileri. en azından bana göre öyle oldu.
sabah erken çıkmam gerektiği halde oturup yarım saat kadar bu kitabı okudum etkisi öyle büyüktü çünkü bende. dilinin akıcı üslubunun güzel olması da cabası. tabii günün geri kalanı hiç istemediğim ama mecburen dahil olmak zorunda kaldığım bi ortamda geçince kitabı bitirmem akşamı buldu. adam akıllı vakit ayrılsa 1 saatte bitecek lezzette bi eser kendileri.
bu arada istemediğim ortamlarda bulunmak huy oldu bende. hayır demeyi hâlâ öğrenemediğim için hafta sonumun en nadide ve sevimli gününü bomboş bi yerde heba ettim. neyse sağlık olsun en azından kendime şükredecek sebepler buldum ortamda diyorum ve tekrardan kitaba geçiyorum.
aziz bey... erkeklerin özeti mi desem, herkes sonunda olmaktan korktuğu kişiye mi dönüşür desem, boşa giden bi ömür mü desem bilemedim. her şeye yazık ettin de en çok kendine ettin be adam. insan hiç mi akıllanmaz hiç mi bi hatasından ders çıkarıp ben hayatımı bi düzene sokayım demez (aynaya karşı) demiyor demek ki. gençlik arzuları, anlık hevesler, geçici hazlar ve dünyalık gayeler insanın gözüne daha cazip geliyor. gerçi sadece aziz beyde değil ki bu durum bizde de öyle. bi ortamda konuşulan konular artık o kadar tekdüze ve sıradan ki. iş, evlilik, okul, çocuk... hayatı ve insanları sahiden bu kadar basite indirgemiş olmak acınası. ama elden ne gelir bilmiyorum. o yüzden biz de sürüye ayak uyduruyoruz kurt kapmasın diye. gerçi böyle de sürüdeki kurtlar kapıyor kaplıyor beynimizi... ama neyse. gereksiz edebiyatlara lüzum yok.
sarsıcı, etkileyici hüzünlü ve boşa geçen bi hayat hikayesi. ben beğendim okunmaya değer keyif kaçırıcı bi kitap. şans verebilirsiniz hatta vermelisiniz.
.
.
.
.
İçinde, yerini kestiremediği bir nokta çok şiddetli ağrıyor.
...aslında hep öyle sanmış. Oysa şiddetle yanılmış. Ve yine anladı ki hayatı zaten tümüyle bir yanılgıymış.
Ne çok ister insan büyük kederlerin ardından ölüp gitmeyi de, başaramaz.
Gerçekte, Aziz Bey sevildiğini sanmak yanılgısına düşmüştür. Hepsi budur.
yeryüzünde yapayalnız, kimsesiz ve unutulmuş hissetti.
"Ümit beni bir gün daha aldattı, bak."
Sevildiğini sanmış ve yanılmış olmaktan çok utanıyordu. Ölebilseydi eğer bunu tercih ederdi.
Sanki göğsünde bir damar çatladı da içi kan doldu.
Dil yaresini andıracak yare bulunmaz.
Dünyada gönül yaresine çare bulunmaz.
Deva bulmayacak mı kalbimdeki bu yara.
Şu çileli gönlümde şimdi her şey kapkara.