Birçoğumuz onlarca film izlemiş, birçok kült ya da popüler filmleri yalayıp yutmuşuzdur. Peki kaçımız Türk tiyatrosunun ilk Müslüman kadın sanatçısını bilir? Evet, bilenler zaten bilir. Bilmeyenler için söylemek gerekirse bu isim Afife, Afife Jale'dir. 1918 yılında Afife, 16 yaşında bir…devamıBirçoğumuz onlarca film izlemiş, birçok kült ya da popüler filmleri yalayıp yutmuşuzdur. Peki kaçımız Türk tiyatrosunun ilk Müslüman kadın sanatçısını bilir? Evet, bilenler zaten bilir. Bilmeyenler için söylemek gerekirse bu isim Afife, Afife Jale'dir.
1918 yılında Afife, 16 yaşında bir genç kızken içinde bir oyunculuk aşkı kabarır. Fakat o dönemde Müslüman kadınların sahneye çıkması yasaktır, Afife ise bu tutkusundan vazgeçmez. Hayalleri için her şeyi, herkesi karşısına almaya hazırdır. Ailesini bile...
Darül Bedayi adlı tiyatro oyuncu ve görevli seçmek için bir sınav düzenlemeye karar verir. Afife elbette katılır bu sınava ve kazanır. Stajyer oyuncu olarak göreve başlar tiyatroda. Başlar başlamasına ama bir türlü hayalini kurduğu sahneye çıkamaz.
Fakat, bir gün Afife'yi mesut edecek bir hadise yaşanır. Yamalar adlı oyunun başrolü Ermeni sanatçı Eliza Binemeciyan apartopar Paris'e gider. Tiyatro oyunu iptal edemezdir. Bir karar verirler: "Rol Jale'ye verilecek." (Afife'nin tiyatroda kullandığı takma adıdır Jale.) Jale hayallerine kavuşur, o gün ilk kez sahneye çıkar. Tabii bunun ardı da gelir.
Lâkin az önce de söylediğim gibi Müslüman kadınların sahneye çıkması yasaktır, Afife Jale'de elbet kaçak olarak yapmaktadır bu işi. Darül Bedayi'deki 3. ve son piyesi olan Odalar'ı oynarken sık sık baskınlar düzenlenir. Afife her seferinde kaçmayı başarır. Lâkin bir gün yine Odalar'ı oynarken yakalanır ve sorguya çekilir, tabii çok geçmeden serbest bırakılır. Yalnızca hayallerine ket vurulur Afife Jale'nin. Darül Bedayi ile olan ilişkisi kesilir. Afife Jale'yi bu da yıldıramaz çeşitli özel tiyatro topluluklarında, bilhassa Burhanettin Tepsi Tiyatrosu'nda sahneye çıkmaya devam eder.
Gün gelir, Burhanettin Tepsi tiyatrosu kapatılır. Afife Jale, artık tiyatro yapamaz. Sahnede olamamak, hayallerinden uzak olmak ona ağır gelir. Bu ağırlık vücudunu kırgın ve yorgun düşürür. Doktorlar Afife'ye küçük dozda morfinler verirler. Fakat Afife kendini rahatlatan bu ilaca bağımlı hale gelir. Sürekli morfin almaya başlar. Kullandığı ilaçlar, yaşadığı ızdırap delirtir Afife Jale'yi. Bir akıl hastanesine kapatırlar kendisini. Bir gün son bulur Afife'nin tüm acıları. 39 yaşında hayata gözlerini yumar Afife Jale. Afife Jale'nin attığı bu cesur adım müslüman kadınların sinema ve tiyatrodaki önlerini açar. Şu kısacık ömrüne çok büyük bir başarı sığdırır Afife Jale.
Afife Jale'nin maalesef mutlu sonla bitmeyen ama mutlu başlayan aşk hayatını da anlatmak istiyorum. Afife gibi ailesinin kendisine karşı çıktığı, sanata gönül vermiş 25 yaşında bir genç daha vardır. O isim ünlü bestekar Selahaddin Pınar'dır. İlk kez Kuşdili çayırında kesişir Afife ile Selahaddin'in yolları. O gün, ilk görüşte aşık olurlar birbirlerine. Her anları beraber geçirir bu iki genç. Aşklarını doyasıya yaşarlar. Fakat Afife'nin hastalığı ve bağımlılığı aşklarının önüne engel olarak çıkar. Selahaddin Pınar Afife'nin acılarını anlamak için onun bağımlısı olduğu morfinleri kullanmaya başlar. Çünkü kullanmasını engelleyememiştir. Kavgalar, gürültüler, acılar, ızdıraplar derken 6 ay sonra bu tutkulu aşk son bulur. Selahaddin Pınar şu besteyi yazar; "Nereden sevdim bu zalim kadını!?"
Afife Jale'nin ölüm haberini alan Selahaddin Pınar yaşamın bir anlamı kalmadığını düşünür. Sofrasına doktorunun ona yasak ettiği her şeyi ve de rakının koyar; yer, içer. Kalp krizinden hayatını kaybeder Selahaddin Pınar...
Selahaddin Pınar ve Afife Jale bir bahar akşamı Kuşdili Çayırı'nda rastlarlar birbirlerine. O gün, belki sizlerinde bildiği, bilmiyorsanız da dinlemenizi can-ı gönülde tavsiye ettiğim şu sözler dökülür Selahaddin Pınar'ın kaleminden;
"Bir bahar akşamı rastladım size, sevinçli bir telaş içindeydiniz..."