bu tabloda gözden kaçırılmaması gereken asıl mesele, `venezuela` değil; dünyaya verilen mesajdır. mesaj şudur: “`seçilmiş olman, tanınmış olman ya da` `egemen bir devlet olman seni korumaz`.” burada açık bir gözdağı vardır. hukukun değil gücün işlediği, kuralların eşit uygulanmadığı bir düzenin…devamıbu tabloda gözden kaçırılmaması gereken asıl mesele, `venezuela` değil; dünyaya verilen mesajdır. mesaj şudur:
“`seçilmiş olman, tanınmış olman ya da` `egemen bir devlet olman seni korumaz`.”
burada açık bir gözdağı vardır. hukukun değil gücün işlediği, kuralların eşit uygulanmadığı bir düzenin ilanıdır bu. bir ülkenin seçilmiş devlet başkanını tanımamak, alternatif bir lider atamak, ekonomik olarak boğmak ve bunu uluslararası hukuk kisvesi altında yapmak; etik dışı olduğu kadar sistemsel bir tehdittir.
çünkü bir devlet başkanı, başka bir ülke tarafından keyfi biçimde “`meşru değil`” ilan edilebiliyorsa, ortada artık hukuk yoktur. bu, seçimle gelen her yönetim için potansiyel bir risktir. bugün venezuela, yarın başka biri. ölçüt halk iradesi değil; çıkar uyumudur.
daha da vahimi, cezanın muhatabının rejim değil toplum olmasıdır. ambargolar liderleri değil, sıradan insanları yoksullaştırır. gıda, ilaç, enerji ve finansal erişim üzerinden bir ülkeyi topluca cezalandırmak; ne orantılıdır ne de savunulabilir. bu, modern çağın “`silahsız kuşatma`” yöntemidir.
buradaki adaletsizlik açıktır:
`güçlü olan yargılar, zayıf olan yargılanır`.
`güçlü olan tanır, zayıf olan tanınmaz.`
bu, kurallara dayalı bir uluslararası düzen değil; hiyerarşik bir tahakküm düzenidir.
en kritik nokta şudur: seçilmiş bir devlet başkanı, başka bir ülkenin iç politik hedefleri doğrultusunda itibarsızlaştırılamaz, ekonomik savaşla cezalandırılamaz ve fiilen “`yargılanmış`” gibi muamele göremez. bu, sadece hukuksuz değil; devlet egemenliğinin doğrudan ihlalidir.
dolayısıyla venezuela dosyası bir istisna değil, bir emsaldir. dış dünyaya verilen mesaj nettir:
“eğer sistemle uyumlu değilsen, seçim seni kurtarmaz.”
bu mesaj, sadece muhalif rejimlere değil; tüm orta ve küçük ölçekli devletlere yöneliktir. ve bu yüzden mesele `maduro`, `chavez` ya da `trump` meselesi olmaktan çoktan çıkmıştır. bu, küresel düzenin hangi ilkelere göre işleyeceğiyle ilgili bir kırılma noktasıdır.
adaletin güce göre eğilip büküldüğü bir sistem, sonunda herkes için güvensizdir. çünkü hukuk zayıfladığında, sıradaki hedefi kimse önceden bilemez.