pahalılık aslında bir fiyat sorunu değil, bir yönetim tarzıdır Türkiye’de hayat pahalı değil. Hayat bilinçli olarak zahmetli. Çünkü pahalı olan şey ekmek ya da kira değil; belirsizlik. Aynı maaşla Almanya’da plan yapılır, Türkiye’de dua edilir. Market örneği basit: Ay başında…devamıpahalılık aslında bir fiyat sorunu değil, bir yönetim tarzıdır
Türkiye’de hayat pahalı değil.
Hayat bilinçli olarak zahmetli.
Çünkü pahalı olan şey ekmek ya da kira değil;
belirsizlik.
Aynı maaşla Almanya’da plan yapılır,
Türkiye’de dua edilir.
Market örneği basit:
Ay başında aldığın ürün, ay sonunda zamlanmaz;
yeniden fiyatlanır.
Bu ekonomi değil, psikolojik baskıdır.
-Bir ülkede insanlar artık “ne alabiliriz?” diye sormuyorsa,
“bugün almazsak yarın kaç olur?” diye soruyorsa
orada serbest piyasa değil, kaygı yönetimi vardır.
Yönetim refleksi
Fiyatlar yükselince üretime bakılmaz.
Kurala, vergiye ve cezaya bakılır.
Arz artmaz, sadece vatandaş hizaya alınır.
– Ekonomik sonuç
Pahalılık artar ama kimse nedenini konuşmaz.
Çünkü neden konuşulursa
sorumlu da konuşulur.
-Alternatif ne olurdu?
- Kısa vadede: vergide sadeleşme, öngörülebilirlik
- Orta vadede: üreticiye güven, tüketiciye nefes
-Uzun vadede: fiyatla değil, istikrarla yönetmek
Ama istikrar, kontrolü gevşetir.
Bizde pahalı olan şey zaten bu.
Sonuç?
Türkiye’de ekonomik kriz yaşanmıyor.
Bir kriz düzeni başarıyla yönetiliyor.
ne yapılabilir?
Önce şunu kabul edelim:
Türkiye’de pahalılık para yokluğundan değil,
güven yokluğundan besleniyor.
Bu yüzden çözüm zam listesi değil, davranış değişikliğidir.
- Öngörülebilirlik
Vatandaş fiyat sormamalı, takvim sormalı.
Vergi, kur, kira, enerji…
Hiçbiri sürpriz olmamalı.
Ekonomide sürpriz sadece masalda olur.
- Üreticiye nefes, tüketiciye güven
Her zamda üretici suçlanırsa,
üretici üretmez.
Denetim, cezayla değil istikrarla yapılır.
- Vergide sadelik
Dolaylı vergiyle yaşam pahalılaşmaz;
hayat anlamsızlaşır.
Az vergi değil, anlaşılır vergi gerekir.
- Fiyatla değil, istikrarla yönetmek
Fiyatı baskılayan yönetim,
sorunu çözmez; erteler.
İstikrar pahalıdır ama krizin taksiti yoktur.
final
Türkiye’de sorun pahalılık değil.
Sorun, pahalılaşmayı yönetilebilir sanan bir akıldır.
Çünkü ekonomik kriz, düzeltilmek ister.
Kriz düzeni ise devam etmek ister.
Biz bugün açlıkla değil,
belirsizlikle terbiye ediliyoruz.
Ve en pahalı şey hâlâ aynıdır:
güven.