#yorumperisi 🧚♀️ 📙 #beraberokuma etkinliği için seçtiğimiz Paul Auster'ın Leviathan adlı kitabını okudum. Aslında çok daha önce karar vermiştik ama ancak okumak kısmet oldu. Ve yorumu şimdi paylaşabiliyorum. 🙈🙈 📙 Leviathan (Tevrat'taki efsane ejderi). Leviathan, bir kadının bulduğu bir adres…devamı#yorumperisi 🧚♀️
📙 #beraberokuma etkinliği için seçtiğimiz Paul Auster'ın Leviathan adlı kitabını okudum. Aslında çok daha önce karar vermiştik ama ancak okumak kısmet oldu. Ve yorumu şimdi paylaşabiliyorum. 🙈🙈
📙 Leviathan (Tevrat'taki efsane ejderi). Leviathan, bir kadının bulduğu bir adres defterinden kendisine bir kimlik seçmesiyle başlıyor. Ya da birden, hiç beklenmedik, sarsıcı bir ölümle. Ya da Aaron oturup en sevdiği arkadaşı Benjamin Sachs'ın öyküsünü anlatmaya başlayınca. Aaron, evliliğini kıskandığı, zekasına hayran olduğu Sachs'ın öyküsünü anlatmak istiyor, çünkü Sachs'la ilgili soruşturmayı yürütenler onun için bir öykü uydurmadan önce kendisi doğruyu yakalamak istiyor. Belki bir kaza sonucu balkondan düşen ya da bilerek kendisi atlayan Sachs ortadan kaybolmuştur. Arada bir ortaya çıkarak deli saçması şeyler söyleyip sır olur. İlk kitaplarından bu yana bize rastlantı ile yazgının toslaştığı dünyalar yaratan, insanlardan uzak kahramanların ardı sıra bizi gizemli, yürek burkucu yolculuklara çıkartan Paul Auster, bu yedinci romanında dostluk ve ihaneti, cinsel tutku ve yabancılaşmayı konu alıyor. Amerika'nın en özgün yazarlarından biri olan Paul Auster'dan bir polisiye gerilimine sahip ürpertici, ürpertici olduğu kadar eğlendirici, iç gıdıklayıcı ve içten içe yankılanan bir roman. ( tanıtım yazısından)
📙 Leviathan, Thomas Hobbes (1588-1679) tarafından yazılmış ve 1651'de yayınlanan (revize edilmiş Latince baskısı 1668) bir kitaptır. Kitabın adı Kitab-ı Mukaddes'te geçen Leviathan isimli bir yaratıktan esinlenerek konulmuştur. Eser, toplumun ve meşru hükumetin yapısıyla ilgilidir ve toplumsal sözleşme teorisinin en eski ve en etkili örneklerinden biri olarak görülür. Paul Auster'ın kitaba neden bu ismi verdiğini ise kitabı okuyunca öğreniyorsunuz.
📙 Bir bölümde:" İnsanlar senin kafadan kontak olduğunu düşününce, nasıl yalnız bırakıverirler, bilemezsin. Deli deli bakmaya başladın mı, belaya karşı aşılanmış olursun." diyor. Haklı ama neden? Neden insanlar farklı bireylerden özellikle 'deli' dediklerinden kaçar? Onlardan korkarlar mı? Bu korkunun sebebi ne; kendilerine zarar vereceği için mi yoksa kendilerine de bulaşacağını düşündükleri için mi?
📙 Arkadaşından bahsederken:"Bay L.'yi giydirmek gibi uzun vadeli bir projesi vardı. Maria onu karşılaştığı en yakışıklı erkeklerden biri olarak görmüş, ama giyim kuşamını rezalet bulmuştu." diyor. Seyrettiğim çoğu filmde de çirkin giyiniyorlar ve bu konuya değiniyorlar. Giyim stilistliği diye bir meslek var ve süre uzayınca bu yaşam koçluğuna dönüyor. ( bunu hiç anlayamıyorum, benim tarzıma, nasıl yaşayacağıma bir başkası karar veriyor!!! bence bunlar sonradan olmaz, yetiştirilme, görgü ve kişisel zevk ile olur.)
📙 Arkadaşının değişimi ile ilgili:" İnsan bir gecede değişebilir mi? İnsan bir başkası olarak yatar da, bambaşka biri olarak uyanır mı?" diyor ve bu fikri savunmadığını belirtiyor. Bu sorunun cevabı bence hem evet, hem hayır. Bir gecede tüm şartlar değişirse insan da değişir ( büyük yangınları, depremleri, kriz sonucu devalüasyon sonucu iflasları unutmayalım). Bazen değişim için koşullar süreç içinde hazırlanır, fark edilmez. Süreç tamamlanınca değişim olur ama bir anda olmuş gibi gelir. Bardak gibi bardak dolarken fark edilmez ama son damla bardağı taşırır.
📙 Kırmızı Defter'i okurken Auster'a hayran olmuştum, bir nefeste bitmişti. Leviathan biraz ağır ilerliyor. Sırada Auster'den iki kitap daha var; Karanlıktaki Adam ve İç Dünyamdan Notlar; bakalım onların okuması nasıl olacak.