"Şu an ilişkileriniz dar, bir üçgen gibi, ve kalbinizi kırıyor; fakat bir onikigen, daireye bir sekizgenden daha çok benzer, öyle değil mi? Ne kadar çok ilişkiniz daha derin ve çeşitli olursa zihniniz de bir o kadar yuvarlak olacak ve köşeler…devamı"Şu an ilişkileriniz dar, bir üçgen gibi, ve kalbinizi kırıyor; fakat bir onikigen, daireye bir sekizgenden daha çok benzer, öyle değil mi?
Ne kadar çok ilişkiniz daha derin ve çeşitli olursa zihniniz de bir o kadar yuvarlak olacak ve köşeler size daha az batacaktır. Her şey yoluna girecek."
✧*。
Kitabın yarısına kadar iyi gidiyordu, hatta altını çizdiğim yerler bile oldu. Ama yarısından sonra artık dayanamadım ve karamsarlık beni boğdu. Psikiyatristin bazı yerlerde daha etkili olmasını isterdim...
Tabii ki kurgusal bir roman olmayıp yazarın kendi kişisel dünyasına dalmış olmak ve yaşanmışlıklarını okumak kıymetliydi. Fakat yazarın öldüğünü bildiğim için belki de kitabı okurken ona "kendine gel" demek istediğim çok yer oldu.
Sanırım bu yüzden de psikiyatristin yeterince verimli olmaması, çözümden çok sorularla ilerlemesi (belki gerçekte daha fazlasını yapmıştır ama bize aktarılan kadarını görebiliyoruz) beni daha da daralttı...
Dürüstlüğüne saygı duyduğum ama yarısından sonra beni fazlasıyla yoran bir okuma oldu.
✧*。
" Suya battığımızda ayaklarımızın altında zemini, dibi hissetmek iyi gelebilir, çünkü kendimizi tekrar yukarı itebileceğimizi biliriz. Fakat hayatınızdaki zemini hissedemiyorsanız, korku fazla gelebilir. O yüzden dibe vurmak iyi bir şeydir."
"Dünyada karşımıza çıkan her hatayı düzeltmek tek bir kişi için fazla büyük bir yük. Sadece bir kişisiniz ve dünyanın yükünü fazlasıyla kendi omuzlarınıza yüklüyorsunuz."
"Bakış açınızı onların geçmişinden kendi şimdinize çevirirseniz kişisel deneyimlerinizi daha pozitif bir şekilde algılamaya başlayabilirsiniz."
"Örneğin kendini beğenmiş görünen insanlar, kendilerine saygı duymamaya daha yatkındır. Başkalarının kendilerini örnek almalarını isterler. Fakat kendine saygısı yüksek olan bir kişi, başkalarının kendileri hakkında ne düşündüğüne pek önem vermez."
"Asıl mesele, başkalarının beklentilerini karşılamak zorundaymış gibi hissediyor olmanız..."
"Sıcak ya da soğuk hissetmeye geri dönememek, oda sıcaklığında hissizleşmiş bir şekilde takılıp kalmak. O haldeyken ölüden farkımız yok."
✧*。