2026 (40. Film) Yine bir önceki filmde olduğu gibi @woryog'un önerisiyle izledim. Henry adada yaşayan ve turistlerle tek seferlik görüşen, takılan bir insan. Ciddi ilişki yaşamaktan korkan bir yapısı var. Ve bir gün Lucy isminde bir kızla tanışır ve flörtleşir.…devamı2026 (40. Film)
Yine bir önceki filmde olduğu gibi @woryog'un önerisiyle izledim. Henry adada yaşayan ve turistlerle tek seferlik görüşen, takılan bir insan. Ciddi ilişki yaşamaktan korkan bir yapısı var. Ve bir gün Lucy isminde bir kızla tanışır ve flörtleşir. Ancak bilmediği şey Lucy geçirdiği bir kazadan ötürü her günü aynı yaşar, hafızası kazadan sonra ki hiçbir bilgiyi bir günden fazla aklında tutamaz ve sabah uyandığında o kaza günündeki kız olarak uyanır.
Kimya uyumu olarak Drew Barrymore & Adam Sandler'ı oldukça beğendim. Drew'in duru güzelliği ve Adam'ın kendine has karizması ile birlikte oldukça yakışmışlar. Ayrıca The Mentalist dizisinden ufakta olsa rolü olan Missi Pyle'ı görmek güzeldi. Henry'nin Lucy için planlarını iptal etmesi, video hazırlaması, sağlığını önemsemesi son derece anlamlıydı. Başta babası ve erkek kardeşi olmak üzere takıldıkları restoran çalışanlarına kadar herkesin Lucy'i önemsemesi ve ona uygun davranmaları büyük fedakarlıktı. Lucy ise insanların bunca emeğine karşılık gram bencillik ve herhangi bir art niyet gözetmeden tüm film kalbinin güzelliğini yansıttı ekrana. Adam Sandler ailesine düşkün bir insanmış. Film çıkmadan önce 2003 senesinde babasını kaybetmiş. Filmin sonundaki yazı da onun anısınaymış. Allah amelinin karşılığını versin.
İftar öncesi çok kafa yormadan çerezlik çok tatlı bir filmdi. Filmde bir tanecik bile art niyetli bir sahne yoktu. Herkesin pozitif olduğu çok keyifli bir filmdi. Tavsiye ederim.
6.5/10
Film Hakkında İlginç Detaylar (Spoiler Uyarısı)
1- Filmin orijinal adı aslında 50 First Kisses idi. Ancak test gösterimlerinde izleyiciler "Kiss" kelimesinin biraz çocukça kaldığını düşününce "Dates" olarak değiştirildi.
2- Filmdeki "Goldfield Sendromu" tamamen kurgusaldır. Ancak Lucy’nin yaşadığı durum, gerçek hayattaki "Anterograd Amnezi"ye çok benzer.
3- Senaryo ilk yazıldığında çok daha karanlık ve dramatik bir film olarak tasarlanmıştı. Adam Sandler projeye dahil olunca filmi bir romantik komediye çevirdi.
4- Hikaye ilk başta Seattle'da geçiyordu. Ancak Adam Sandler Hawaii hayranı olduğu için çekimleri ve konuyu oraya taşıdı.
5- Lucy'nin kaslı kardeşi Doug'ı oynayan Sean Astin, bu rolden hemen önce Yüzüklerin Efendisi'nde Samwise Gamgee'yi oynamıştı. O roldeki kilolarını verip bu film için vücut geliştirdi.
6- Adam Sandler’ın gerçek hayattaki eşi Jackie Sandler, filmde Henry’nin dişçi koltuğundaki bir hastası olarak kısa bir süre görünür.
7- Filmdeki meşhur mors balığı gerçekti ve adı Jocko’ydu. Çekimler sırasında Adam Sandler ile çok iyi anlaşmışlardı.
8- Lucy’nin her gün boyadığı o beyaz duvar sahnelerinde Drew Barrymore gerçekten boya yapıyordu ve bu çekimler saatler sürüyordu.
9- Filmdeki penguenlerin bir kısmı gerçek, bir kısmı ise çok gelişmiş mekanik robotlardı. Bazı sahnelerde hangisinin gerçek olduğunu anlamak imkansızdı.
10- Filmin sonu başta "Lucy iyileşiyor" şeklinde yazılmıştı. Ancak Drew Barrymore ve Adam Sandler, bunun hastalığa haksızlık olacağını düşünüp daha gerçekçi ama hüzünlü o finali seçtiler.
11- Ula karakterini canlandıran Rob Schneider, o tuhaf aksanı oluşturmak için haftalarca yerel Hawaii halkıyla vakit geçirdi.
12- Bu film, Sandler ve Barrymore ikilisinin The Wedding Singer'dan sonraki ikinci işbirliğiydi. Kimyaları o kadar tuttu ki yıllar sonra Blended ile üçlediler.
13- Lucy’nin her sabah waffle'dan ev yaptığı restoran, aslında bir set değil, Hawaii’de bulunan "Kaneohe" bölgesindeki gerçek bir mekandı.
14- Henry’nin Lucy’ye hazırladığı videonun daha uzun bir versiyonu vardı ama film süresini aşmamak için kısaltıldı.
15- Drew Barrymore, karaktere bürünmek için çekimler boyunca kendi telefonunu bile karavanında bırakıp "bağlantısız" kalmaya çalışmış.
16- Filmin müziklerinin çoğu 80’lerin hit şarkılarının reggae versiyonlarıdır. Bu, Hawaii atmosferini güçlendirmek için özellikle seçildi.
17- Yönetmen Peter Segal, Sandler ile o kadar iyi anlaştı ki daha sonra Anger Management ve The Longest Yard filmlerinde de beraber çalıştılar.
18- Filmde Henry’nin giydiği bazı gömlekler, Stanley Sandler’ın (babasının) tarzına bir saygı duruşu niteliğindedir.
19- Henry'nin hazırladığı kasetin üzerinde "Good Morning Lucy" yazar. Bu kasetin tasarımı Adam Sandler’ın bizzat fikriydi.
20- Film, vizyona girdiği dönemde romantik komedi türünde yılın en çok izlenen filmlerinden biri oldu ve Adam Sandler’ın "sadece komedyen değil, romantik bir jön" olduğunu kanıtladı.
21- Film, her sabah hafızası sıfırlanan ve eşinin ona her gün kim olduğunu hatırlatmak zorunda kaldığı Michelle Philpots'un gerçek hikayesinden esinlenilmiştir.
22- Film, setteki hayvanlara gösterilen saygılı yaklaşımdan dolayı PETA tarafından ödüllendirildi.
23- "10 Saniyelik Tom" karakteri o kadar çok sevildi ki, hayranlar arasında bu karakter için özel bir yan film çekilmesi için imza kampanyaları düzenlendi.
24- Rob Schneider’ın (Ula) köpekbalığı saldırısı hikayesi gibi absürt detayların çoğu senaryoda yoktu, tamamen set sırasında doğaçlama geliştirildi.
25- Henry’nin her sabah Lucy’ye izlettiği o meşhur video, çekimler sırasında oyuncular için gerçekten duygusal bir an olmuş ve Drew Barrymore o sahneyi ilk izlediğinde gerçekten ağlamıştır.
26- Bazı sahnelerde Lucy’nin kaza günü olan pazar gününün gazetesiyle, Henry’nin gösterdiği gazeteler arasındaki tarih tutarsızlıkları bazı dikkatli izleyiciler tarafından fark edilmiştir.
27- Efsanevi oyuncu Dan Aykroyd (Dr. Keats), sadece Adam Sandler’a olan hayranlığından dolayı bu küçük rolde oynamayı kabul etti.
28- Film, dünya çapında yaklaşık 200 milyon dolar kazanarak hem Sandler’ın hem de Barrymore’un kariyerindeki en karlı işlerden biri oldu.