Aman aman nerelere geldik.İzlediğim Alfred Hitchcock'un( tamam vurmayın napim biraz geç oldu) ilk yapımı çokça bilinen Sapık yapımından konuşacağım bugün.1960 yapımı "Psycho" yu ilk olarak hangi dangalak sapığa çevirdi bilmiyorum ama sapkın denilseymiş daha mantıklı olurmuş. Konu olarak Marion yüklü…devamıAman aman nerelere geldik.İzlediğim Alfred Hitchcock'un( tamam vurmayın napim biraz geç oldu) ilk yapımı çokça bilinen Sapık yapımından konuşacağım bugün.1960 yapımı "Psycho" yu ilk olarak hangi dangalak sapığa çevirdi bilmiyorum ama sapkın denilseymiş daha mantıklı olurmuş. Konu olarak Marion yüklü bir miktar parayı iş yerinden çalarak korka korka büyük bir tedirginlikle yakalanma korkusunu bir nebze rahatlatmak için otoyoldan uzakta ücra bir köşedeki motele yerleşmesini ve motel sahibiyle arasındaki diyaloglara şahit oluruz. Marion yanındaki yüklü miktar parayla kafası karışık dinlenmek için bir motele gider peki bu yer ne kadar güvenlidir? Anthony Perkins'in can verdiği Norman Bates kafası karışık da olsa zeki ve ölü hayvanları doldurmak gibi ilginç hobileri olan,sadece annesiyle yaşayan biridir. Bates motele gelen kadınla ilgilenir, onunla konuşur fakat sınırları geçmeyen bir tutum sergiler.Filmin ilerleyen saatlerinde kendi evinde annesiyle olan hararetli tartışmasına şahit olan Marion bunun çok da üstünde durmaz. Aslında filmin sonunda her şey açıklanır ve güzelce özetlenir. Ben size bunlara geçmeden önce bazı bilgiler vermek istiyorum. Alfred bu filmi yaparken seri katil olan Ed gain den ilham almış ve annesiyle arasındaki garip ilişkiyi çok güzel kurgulayarak bir yapım ortaya çıkarmıştır. Ed için ölülerle yaşamak nefes almak gibi çok sıradandır ve annesine bağımlı, kendisiyle ters düşen biri olarak da bir hayli kafası karışıktır. Film de tam olarak bunun üzerinde duruyor. O yıllarda bu haber o kadar çok dikkat çekmiş ki Alfred bunu "Psycho " ya taşımış. Aslında film bir kitaptan uyarlamadır.Robert Bloch'un Psycho kitabını okuyan Alfred başrolü kitaptakinin tam tersi yapar. Kitapta şişman, kendini güveni olmayan, erotik film dergilerle kafayı bozmuş kısacası bir sapığı konu alırken filmde bunu uzun boylu kendini okuyarak geliştirmiş donanımlı,yakışıklı ve elbette tiksinti duymadan anlamaya çalıştığımız bir karaktere dönüştürerek anlatır. Böylelikle adam zaten sapık rıza baba tabi karıya bir şey yapacak demek yerine bize Bates ile bir bağ kurmamız için bir fırsat verilir. Böylelikle ters köşe yapması da Alfred için kolaylaşır. Aslında okuyuculara göre film yer yer büyük değişiklikler de gösterdiği için tam bir uyarlama da diyemeyiz benim kanımca.Devam edersek film biliyorsunuz ki kültler arasında bunun bir sebebinin de estetik, olarak tarihi ve kültürel bakımından önemli bulunup Kongre Kütüphanesinde Ulusal Film Arşivinde bulunmasıdır.Bol kanlı geçen senaryonun siyah beyaz olmasına rağmen o duyguyu yaşatmasından sonra bence çok doğru bir karar verilmiş. Film korku gerilimden çok psikolojik gerilim yönünde ilerlediği için benim için izlemesi ayrı zevkli oldu.Diğer ilginç bilgi o meşhur banyo sahnesinin çekimi 7 gün sürmüştür. Film aslında her insan gibi Norman'ın da karşı cinse bir ilgisi vardır ama ne yazık ki annesinin onun yetiştirme biçiminden dolayı bunun günah olduğunu düşünerek iki farklı kişiliğe bürünür. Diğer kişiyi tahmin etmesi de pek zor değildir aslında.Psikoanalizde Jungdan tam not alacak yapım kişiliğimizin altında yatan karanlığı, bilinçaltının yaratmış olduğu kirlilikle kişiye yaptırdıklarını izlerken buluruz kendimizi.Aslında film adıyla bizlere en büyük spoilerı verir. Bir psikozun gözünden yaşananları heyecanlı bir şekilde izleriz.E uzatmadan iyi seyirler. Teşekkürler.