Aslında film endüstrisinde "psycho" profilinin esin kaynağı Ed Gein isimli eski bir seri katil.Ed gein kısaca annesine çok bağlıdır ve annesinin ölümünden sonra zaten pek sağlam olmayan ruhsal sağlığı tamamen bozulur.Annesini mezarından çıkarıp evinde her zaman oturduğu koltuğa oturtur,mezarlardan yeni…devamıAslında film endüstrisinde "psycho" profilinin esin kaynağı Ed Gein isimli eski bir seri katil.Ed gein kısaca annesine çok bağlıdır ve annesinin ölümünden sonra zaten pek sağlam olmayan ruhsal sağlığı tamamen bozulur.Annesini mezarından çıkarıp evinde her zaman oturduğu koltuğa oturtur,mezarlardan yeni ölmüş başka insanları da çalmaya başlar ve bedenlerinden farklı farklı ev ve süs eşyaları yapar,insan kemiklerini çatal,kaşık,tabak olarak kullanır.Buda ona yetmez ve kendisi gidip yaşadığı kentten insanları öldürüp evine getirir.Özellikle Amerika başta olmak üzere birçok bölgedeki seri katillerin özendiği,idol olarak gördüğü bir insana dönüşür.Film endüstrisinde;kuzuların sessizliği,Hannibal,psycho,Teksas katliamı,amerikan psycho gibi birçok katil temalı filmin de esin kaynağı olur.Hatta Dexter'in de bazı karakteristik özellikleri Ed Gein'den ilham alınarak oluşturulduğu söylenir.
İşte bu filmlerden biri olan American Psycho;klasik bir psikolojik gerilim filmi gibi görünse de aslında izledikçe insanın kafasında farklı düşünceler oluşturan, biraz garip ama aynı zamanda oldukça etkileyici bir film. Filmin başrolünde favori aktörlerimden Christian Bale yer alıyor ve canlandırdığı Patrick Bateman karakteri filmin temelini oluşturuyor. Film, Bret Easton Ellis’in yazdığı romandan uyarlanmış ve yönetmen koltuğunda Mary Harron bulunuyor. Hikâye 1980’lerin sonunda New York City’de geçiyor ve bu dönemin zengin iş dünyasını, gösteriş merakını ve insanların dış görünüşe verdiği önemi oldukça farklı bir şekilde ele alıyor.
Film başladığında Patrick Bateman’ın oldukça düzenli ve lüks bir hayat yaşadığını görüyoruz.Kendisi iyi bir işi olan, pahalı kıyafetler giyen, en popüler restoranlara giden ve dışarıdan bakıldığında oldukça başarılı görünen bir insan. Günlük hayatında spor yapmaya, bakımına ve görünüşüne çok önem veren biri. Hatta bazen filmde onun sabah rutinini izlerken insan “Bu kadar detaya gerçekten gerek var mı?” diye düşünüyor. Ama bu sahneler aslında karakterin ne kadar takıntılı bir yapıya sahip olduğunu göstermek için önemli.
Patrick Bateman karakteri ilk başta sadece biraz soğuk ve mesafeli biri gibi görünse de film ilerledikçe onun iç dünyasının çok daha karmaşık olduğu hissediliyor. İzleyici bu karakteri izlerken bazen ne düşündüğünü anlamakta zorlanabiliyor. Çünkü Bateman dışarıya karşı çok kontrollü davranırken, kendi iç monologlarında oldukça farklı bir ruh hali sergiliyor. Bu da filmi psikolojik açıdan daha ilginç hale getiriyor.
Bunun dışında film izleyiciye bazı sorular da bırakıyor. İzlerken bazen “Gerçekten olan şeyler mi izliyorum yoksa sadece karakterin zihninde mi geçiyor?” gibi düşünceler oluşabiliyor. Film bu konuda kesin cevaplar vermek yerine izleyicinin yorum yapmasına izin veriyor. Bu da filmi izledikten sonra insanların farklı yorumlar yapmasına neden oluyor.Bazı izleyiciler bu filmi ilk izlediklerinde biraz garip veya rahatsız edici bulabiliyor. Çünkü film klasik bir hikâye anlatımı yerine daha psikolojik ve sembolik bir yaklaşım kullanıyor. Ama biraz düşündükten sonra filmin aslında sadece bir gerilim hikâyesi olmadığını fark etmek mümkün oluyor. Film aynı zamanda modern toplumun yüzeyselliğini, insanların kimlik arayışını ve para ile statünün insanları nasıl etkilediğini anlatmaya çalışıyor.