2026 (57. Film) 2 filmden oluşan Koleksiyoncu serisinin ilk filmi. Bir arkadaşımın Testere filmi üzerine yaptığımız muhabbet sırasında "Koleksiyoncu şöyle film, Koleksiyoncu böyle film!" demesi üzerine başladık izlemeye. Filmi hem anlatıp hem de aynı anda yorumlamak istiyorum. Arkin tesisatçı olarak…devamı2026 (57. Film)
2 filmden oluşan Koleksiyoncu serisinin ilk filmi. Bir arkadaşımın Testere filmi üzerine yaptığımız muhabbet sırasında "Koleksiyoncu şöyle film, Koleksiyoncu böyle film!" demesi üzerine başladık izlemeye.
Filmi hem anlatıp hem de aynı anda yorumlamak istiyorum. Arkin tesisatçı olarak çalıştığı evi soymaya karar verir. Planını yaptığı gece ise evde bir seri katille kapana kısıldığını fark edecektir. Film açıkçası Testere'nin kılı olamaz. Bu konuda bir anlaşalım. Testere serisi benim gözümde 10 film üzerinden bakarsam 9/10 filmi başarılı bir seridir. Hem mekanlar hem replikler hem her film düğümün çözüldüğü o ustalıkla hazırlanan son sahneleriyle çok iyi bir iş. Bu filmde açıkçası çokta tatmin olmadım. "Neden izledim ben bunu!" demedim ancak açıkçası çokta büyüsüne da kapılmadım. Bir kere mantık hataları bana göre oldukça fazlaydı. Koleksiyoncu bir sahnede çok zeki gibi gösterilirken bir diğer sahnede o az önceki zeka parıltısını onda görmemişiz gibi yazılmış. Arkin'in eline onca fırsat geçmesine rağmen doğru zamanda Koleksiyoncu'nun üstüne gitmemesi de cabası. Filmin geneli tek bir evde geçiyor. Mekanın kısıtlı olduğu yapımlardan açıkçası daha fazlasını beklerim ki filmin sonunda bana mekan azdı dedirtmesin o açıdan da ben filme çok çok yükselemedim. Oyuncu kadrosu çok tanıdık yüzler değildi. Oyunculuklar da ortalamaydı demek doğru olur.
Genel olarak vahşet, seri katil vb. tarzlar hoşunuza gidiyorsa eğer bu filme de bir şans verin derim. Bir 10-15 yıl önce bu filmden çok bahsedildiğini ve o dönem popüler olduğunu hatırlıyorum. Bende her ne kadar beklediğim etkiyi oluşturamasa bile en kötü çerezlik niyetiyle izlenebilir.
6.4/10
Film Hakkında İlginç Detaylar (Spoiler Uyarısı)
1- Testere Bağlantısı: Filmin senaristleri Marcus Dunstan ve Patrick Melton, aslında bu senaryoyu bir "Saw (Testere)" prequel'i (öncesini anlatan film) olarak tasarlayıp stüdyoya sundular. Ancak reddedilince hikayeyi bağımsız bir filme çevirdiler.
2- Filmin ilk adı "The Midnight Man" (Gece Yarısı Adamı) olarak planlanmıştı.
3- Arkin rolü için pek çok ünlü isim düşünülse de yönetmen, Josh Stewart'ın o "çaresiz ama dirençli" duruşunu çok beğendiği için onda karar kıldı.
4- Film yaklaşık 3 milyon dolar gibi korku sineması için oldukça düşük bir bütçeyle çekildi.
5- Filmdeki tuzakların çoğu CGI (bilgisayar efekti) değil, sette fiziksel olarak kurulan mekanik düzeneklerdi.
6- Filmin en çok tepki çeken ve "bu kadar da olmaz" dedirten sahnesi olan kedi sahnesi, vizyona girmeden önce sansürlenmekten kıl payı kurtuldu.
7- Koleksiyoncu film boyunca tek bir kelime bile etmez; bu, karakteri daha gizemli ve "insanlıktan uzak" kılmak için yapılmış bir tercihtir.
8- Katilin maskesi, oyuncunun yüzüne tam oturması için özel bir kalıpla hazırlandı ve gözeneklerinden sürekli bir "terleme" hissi vermesi için yağlandı.
9- Filmi diğer slasherlardan ayıran en büyük detay, başrolün bir hırsız olması ve aslında suç işlemek için girdiği evde kahramana dönüşmesidir.
10- Evin içindeki o sarımtırak ve kirli ışık, izleyicide klostrofobi hissini tetiklemek için özel filtrelerle sağlandı.
11- Film, oldukça yoğun bir çalışma temposuyla sadece 20 küsur günde tamamlandı.
12- Filmin müziklerini yapan Jerome Dillon, endüstriyel sesleri kullanarak izleyicinin sinir uçlarıyla oynamayı hedefledi.
13- Filmdeki o zeka dengesizliği, aslında senaryonun iki farklı yazar tarafından sürekli revize edilmesinden kaynaklanıyor.
14- İlk filmde katilin kim olduğuna dair hiçbir ipucu verilmez; bu gizem devam filmine saklanmıştır. Ancak az çokta belli edilmiştir sanki.
15- Yönetmen, filmi çekerken 70'lerin kült korku filmi The Texas Chain Saw Massacre'ın çiğ ve rahatsız edici atmosferinden esinlendiğini söylemiştir.
16- Bazı tuzaklar (asitli yerler gibi), fiziksel olarak gerçek dünyada kurulması imkansıza yakın olsa da sinematografik açıdan "görsel vahşet" için eklendi.
17- Çekimlerin yapıldığı ev, çekimler bittikten sonra "lanetli ev" imajı yüzünden bir süre satılamamıştır.
18- Filmin sonundaki o "kutulu" final, 2012 yılında gelen The Collection (Koleksiyon) filminin doğrudan habercisidir.
19- Josh Stewart, aksiyon sahnelerinin %80'inde dublör kullanmadan bizzat kendisi oynamıştır.
20- Vizyona girdiğinde eleştirmenlerce yerden yere vurulsa da, film yıllar içinde "Home Alone'un (Evde Tek Başına) korku versiyonu" gibi olarak kült bir kitle edindi.