Enigma, ilk bakışta bir savaş filmi gibi görünse de aslında bundan çok daha fazlasını anlatan bir yapım. Film, Alan Turing adlı matematikçinin hayatından bir kesiti ve onun 2.dünya savaşı sırasında yaptığı çok önemli çalışmaları konu alıyor. Açıkçası filmi ilk izlemeye…devamıEnigma, ilk bakışta bir savaş filmi gibi görünse de aslında bundan çok daha fazlasını anlatan bir yapım. Film, Alan Turing adlı matematikçinin hayatından bir kesiti ve onun 2.dünya savaşı sırasında yaptığı çok önemli çalışmaları konu alıyor. Açıkçası filmi ilk izlemeye başladığımda tam olarak ne beklemem gerektiğini bilmiyordum. Savaş filmlerini genelde cephede geçen sahnelerle ilişkilendiririz ama bu filmde savaşın başka bir tarafını görüyoruz: zeka savaşı.
Filmde olaylar İngiltere’deki gizli bir merkez olan Bletchley Park’ta geçiyor. Burada çalışan bir grup matematikçi ve bilim insanı, Almanların kullandığı çok karmaşık bir şifreleme sistemini çözmeye çalışıyor. Bu şifreyi oluşturan makine ise "Enigma" olarak biliniyor. Film boyunca aslında sürekli bir zamanla yarış hissi var. Çünkü savaş devam ediyor ve çözülemeyen her mesajın arkasında belki de yüzlerce insanın hayatını etkileyebilecek bilgiler saklı.
Filmdeki en etkileyici şeylerden biri, savaşın sadece silahlarla değil, aynı zamanda zeka ve sabırla da kazanılabileceğini göstermesiydi. Filmdeki karakterler aslında cephede savaşmıyorlar ama yaptıkları işin ne kadar kritik olduğunu sürekli hissediyorsunuz. Bu durum filme farklı bir gerilim katıyor. Bazen sadece bir kağıt parçasına yazılmış şifreli mesajın çözülmesini izlemek bile oldukça heyecanlı olabiliyor.
Başrolde Benedict Cumberbatch var ve ben performansını çok başarılı buldum,zaten beğendiğim aktörlerden birisi. Karakteri oynarken biraz içine kapanık, insanlarla iletişim kurmakta zorlanan ama inanılmaz derecede zeki bir insanı oldukça doğal bir şekilde yansıtmış. Film boyunca Alan Turing’in düşünce yapısını anlamaya çalışıyorsunuz. Bazen diğer insanlardan tamamen farklı düşündüğünü görmek hem ilginç hem de biraz hüzünlü bir his veriyor.
Filmde dikkatimi çeken bir diğer karakter ise Joan Clarke. Bu karakteri Keira Knightley canlandırıyor. Onun hikâyeye kattığı şey sadece bilimsel katkı değil, aynı zamanda insan ilişkileri açısından da önemli bir denge oluşturması. Filmdeki bazı sahnelerde ekip içinde yaşanan tartışmalar ve fikir ayrılıkları aslında çok gerçekçi hissettiriyor. Çünkü böylesine büyük bir baskı altında çalışan insanların her zaman uyum içinde olması pek mümkün değil.
Filmi bitirdiğimde aklımda kalan şey şu oldu: bazen tarihin en önemli olayları herkesin gözünün önünde değil, küçük odalarda çalışan birkaç insanın çabasıyla gerçekleşiyor olabilir. Bu düşünce bile filmi izledikten sonra insanı film üzerine düşündürüyor.
Kısacası Enigma, sadece bir savaş filmi değil. Aynı zamanda insan zekâsı, farklılıklar ve azim hakkında anlatılan etkileyici bir hikâye. Çok ağır olmayan ama düşündüren bir film izlemek isteyenler için oldukça iyi bir seçenek olduğunu düşünüyorum. Eğer tarih, bilim veya biyografi ilginizi çekiyorsa bu filmi izlemek büyük ihtimalle hoşunuza gidecektir.