2011 yapımı bu Fransız filmi, gerçek bir hikâyeden uyarlanmış ve oldukça sevilen bir yapım. Film, geçirdiği kaza sonrası boynundan aşağısı felç kalan zengin bir adam ile ona bakıcı olarak işe alınan, hayatı biraz dağınık ama enerjik bir genç arasındaki beklenmedik…devamı2011 yapımı bu Fransız filmi, gerçek bir hikâyeden uyarlanmış ve oldukça sevilen bir yapım. Film, geçirdiği kaza sonrası boynundan aşağısı felç kalan zengin bir adam ile ona bakıcı olarak işe alınan, hayatı biraz dağınık ama enerjik bir genç arasındaki beklenmedik dostluğu anlatıyor.
Dram ve komediyi çok dengeli bir şekilde harmanlıyor. Özellikle karakterlerin birbirine zıt dünyalardan gelmesi ama zamanla birbirlerini tamamlamaları filmi izlerken en etkileyici taraflardan biri oluyor. Çok ağır bir dram değil; aksine yer yer oldukça eğlenceli ve sıcak bir havası var.
Can dostum,dediğim gibi aslında tamamen kurgu değil; gerçek bir hayat hikâyesinden esinleniyor.
Filmin gerçek hayattaki ilham kaynağı, Philippe Pozzo di Borgo adlı Fransız aristokrat bir iş insanı. Philippe, 1993 yılında geçirdiği bir yamaç paraşütü kazası sonrası boynundan aşağısı felç kalıyor. Bu olaydan sonra hayatı tamamen değişiyor ve uzun süre büyük bir yalnızlık ve bağımlılık içinde yaşıyor.
Bir süre sonra ona bakıcı olarak Abdel Sellou adlı Cezayir kökenli, Paris’in banliyölerinde büyümüş genç bir adam işe alınıyor. Abdel’in geçmişi filmdeki karaktere çok benziyor: disiplinli bir bakım geçmişi yok, daha çok sokak kültüründen gelen, kurallarla pek ilgilenmeyen biri.
Gerçek hayatta da bu ikili ilk başta “uyumsuz” bir çift gibi görünüyor. Philippe daha eğitimli bir çevreden geliyor; Abdel ise tabiri caizse sokaklardan geliyor. Ama zamanla aralarında beklenmedik bir bağ oluşuyor. Abdel, Philippe’e sadece fiziksel bakım sağlamakla kalmıyor; onu yeniden hayata bağlayan bir dost oluyor. Philippe de Abdel’e bambaşka bir dünyanın kapılarını açıyor.
Gerçek Philippe daha sonra bu süreci anlatan bir kitap yazıyor ve hikâye oradan geniş kitlelere ulaşıyor. Abdel Sellou da sonradan hayatını farklı bir yöne çeviriyor ve geçmişini geride bırakmaya çalışıyor.
Filmdeki en önemli farklardan biri tonlama. Gerçek hikâyede bazı kısımlar daha zorlayıcı ve sertken, film bu hikâyeyi daha sıcak, komik ve izleyiciye uygun bir hale getiriyor. Yani film bire bir biyografi değil; gerçek olaylardan esinlenen dramatize edilmiş bir uyarlama.
Kısacası film, gerçek hayatta yaşanmış güçlü bir dostluk hikâyesini alıp daha sinematik, daha akıcı ve duygusal açıdan dengeli bir şekilde yeniden anlatıyor. Temelde değişmeyen şey ise şu: tamamen farklı dünyalardan gelen iki insanın birbirinin hayatını derinden değiştirmesi.
Dipnot:2025 yılında çıkan,başrolünde Haluk Bilginer ve Feyyaz Yiğit'in yer aldığı "Yan Yana" filmi tamamen bu filmin uyarlaması olarak çekilmiştir.