Spoiler içeriyor
"İçsel yıkımı yaşayan biri için dış dünyanın yıkımı korkutucu değildir.." "Dışarıdaki felaket ile insanın içindeki karanlık aslında aynı şey olabilir.." Melancholia izlerken açıkçası beklentim bambaşkaydı. Filmin neye odaklandığını tam olarak bilmiyordum; filmin isminden hareketle daha çok karakterlerin ruh hali üzerinden…devamı"İçsel yıkımı yaşayan biri için dış dünyanın yıkımı korkutucu değildir.."
"Dışarıdaki felaket ile insanın içindeki karanlık aslında aynı şey olabilir.."
Melancholia izlerken açıkçası beklentim bambaşkaydı. Filmin neye odaklandığını tam olarak bilmiyordum; filmin isminden hareketle daha çok karakterlerin ruh hali üzerinden ilerleyen bir hikâye izleyeceğimi düşündüm. Öyle de oldu, hem karakterlerin ruh hali hem de dünyaya çarpmak üzere olan gezegenin adının Melancholia olması tabii ki de tesadüf değildi sjsjss
Açıkçası benim de bu kasvetli havada bilerek bu filmi açıp izlemem da tesadüf değil sjsjss zaten hava yeterince melankolik hissettiriyordu filmi izledikten sonra melankoliğin zirvesini yaşıyor olabilirim ajsjs Allah kahretmesin sanki bütün yaşam enerjim gitmiş gibi hissediyorum, mümkünse hiçbir şey yapmak istemeyip uyumak istiyorum sjsjs içimde müthiş bir karamsarlık oluştu. Justine’in donukluğu, kayıtsızlığı, pervasızlığı gözlerimin önünden gitmiyor. Filmde ve özellikle Justine’de insanı sinir eden bir sakinlik var, yemin ediyorum gıcık oldum sjsjs
Film, özellikle ilk bir buçuk saat boyunca durağandı. İnsan bir canlılık bir hareketlilik arıyor. Hatta dürüst olmak gerekirse, büyük bir kısmında "ben şu an ne izliyorum?" hissine kapıldım. Keşke uyurken izleseydim çok da önemli değilmiş sjsjs Olaylar ilerlemiyor, sahneler uzadıkça uzuyor ve bu yavaşlık bir noktadan sonra atmosfer kurmaktan çok sıkıcılığa dönüşüyor. Açıkçası sıkıldım. Filmin genelinde zaten ağır bir melankoli hâkim. Karakterlerden Justine’in ruh hali bunu açıkça yansıtıyor. Onun davranışlarını izlerken bir tür içsel çöküş, hatta yer yer bir rahatsızlık hâli seziliyor. Bu yüzden başta filmin adının buradan geldiğini düşündüm. Melancholia’nın aslında farklı bir anlamı olduğunu sonradan fark etmek ise filmi zihnimde daha da tuhaf bir yere oturttu. Bilmiyorum belki de bu Melancholia gezegenin etkisinde olan bir şeydir ama Yine de bana göre Justine’in bu hâli dış bir etkiden çok, zaten onun karakterine ait gibi duruyor.. Ya da bir tür rahatsızlığı vardı pek anlayamadım. Başından beri hayata karşı mesafeli, donuk ve kopuk bir yapısı var. Açıkçası ben bu tarz, hayattan tamamen çekilmiş gibi duran karakterlerle bağ kurmakta zorlanıyorum. Filmin ilerleyen kısımlarında yaşananlar da bende beklenen heyecanı yaratmadı. Hatta film boyunca genel bir "sessizlik" ve izole olma hissi vardı. Sanki olan biten sadece onların yaşadığı, dış dünyadan kopuk bir gerçeklik gibiydi. Bu da filmi daha da tuhaf ve uzak hissettirdi. Kısacası, film hem adıyla hem de atmosferiyle gerçekten "melankoliyi" hissettirdi hatta o kadar ki, izledikten sonra bu ruh hali bana da geçti sjsjs Ama bu etki, benim için büyüleyici olmaktan çok yorucu ve sıkıcı.. Uyurken izleyebilirsiniz, çünkü ancak uyurken tahammül edilebilir bir film bana göre sjsjs