Spoiler içeriyor
Siyah Kuğu filmi, Kuğu Gölü balesine baş dansçı olarak seçilen Nina'yı, onun psikolojisini, geçirdiği değişimi, mükemmel olma isteğini anlatıyor. Bale yönetmeni Thomas, yeni sezonda sergilemek istediği oyun için baş balerin olarak Nina'yı seçer. Nina iki karakteri canlandıracaktır; birisi masum ve…devamıSiyah Kuğu filmi, Kuğu Gölü balesine baş dansçı olarak seçilen Nina'yı, onun psikolojisini, geçirdiği değişimi, mükemmel olma isteğini anlatıyor.
Bale yönetmeni Thomas, yeni sezonda sergilemek istediği oyun için baş balerin olarak Nina'yı seçer. Nina iki karakteri canlandıracaktır; birisi masum ve iyi taraf olan Beyaz Kuğu, diğeri ise tam anlamıyla karanlık olan Siyah Kuğu.
Nina, Beyaz Kuğu için mükemmel bir isimdir. Zira, Beyaz Kuğu'nun bulundurması gereken özellikler Nina'da eksiksiz olarak bulunmaktadır. Saflık, iyi niyet, disiplin, mükemmeliyet. Lâkin Siyah Kuğu tarafında epey eksiktir Nina. Özgür değildir, karanlık tarafı yoktur, arzu, öfke ya da Siyah Kuğu'da olması gereken rahatlığa sahip değildir. O yüzden provalarda hep bir eksik çıkar.
Nina Siyah Kuğu olmaya çalışırken karşısına bir rakip çıkar; Lily. Lily, Nina'nın tam tersine Siyah Kuğu'nun ete kemiğe bürünmüş halidir. Filmi değerlendiren bazı yorumculara göre Lily karakteri gerçek değilmiş, Lily'nin, Nina'nın kendi zihninde yarattığı olmak istediği kişiyi temsil ettiği söyleniyor.
Nina, Lily'e hayranlık duymasının yanında hem onu kıskanır, hem de ondan korkar. Zira tam olarak olmak istediği kişidir Lily. Aynalarda yüzü değişmeye, kendini kaybetmeye başlar Nina. Artık kendine yabancılaşmıştır. Mükemmel olma arzusu, Siyah Kuğu olma isteği onu kendi bedeninden, zihninden tamamen uzaklaştırır.
Filmin finali kusursuzdu. Nina'nın harika bir performans sergileyip kendini tamamen kaybettikten sonra yere uzanıp "Mükemmelim. Ben mükemmeldim." diye bağırması filmin özeti gibi oldu. Sürekli en iyi olmak isteyen Nina, sonunda en iyi oldu. Fakat bu süreçte kendinden her şeyi verdi...
Anne karakterine değinmeden yorumumu sonlandırmak istemiyorum. Zira Nina başrol, Lily ise değişimde etkili olan kişi olsa da Nina'nın olduğu karakteri şekillendiren, Nina'yı bu kadar saf, çocukca, bastırılmış duygularla ve özgüveni düşük olarak yetiştiren kişi annesi. Evet, Nina mükemmeliyetçi bir karakter ama karaktere daha detaylı baktığımızda oldukça özgüvensiz bir tip. Bunun da sebebi annesinin kendi başarısızlığını kızına da miras bırakıp onu tutkun olduğu şeylerden çekme isteği. Yanlış olan tek bu da değil. Anne, yetişkin bir kadın olan Nina'yı kendi haline bırakmıyor hiç. Her an her şeyini kontrol ediyor, odasını dahi çocuk odası gibi dekor etmiş. Yani büyümesine asla izin yok. Eh, büyümeyince yetişkinlerin yaşayacağı bazı duygulardan, hazlardan mahrum kalıyor Nina. Aniden böyle bir şeyle karşılaşınca ya da karşılaşmak durumunda kalınca affalıyor. Ying-yang'ı bilirsiniz. Her siyahın içinde bir beyaz, her beyazın içinde bir siyah. İnsan içinde beyazı da barındırmalı, siyahı da. Eğer bir tarafı çok fazla bastırırsak bir gün ortaya çıkarmaya çalıştığımız tıpkı Nina gibi kendimizi kaybederiz. Bazı anlarda siyah, bazı anlarda beyaz olmayı bilmeli.
Konunun ebeveynlik kısmına geri dönecek olursam, anne-babaların ya da çocuğun bakımından kim sorumlu ise elbette onu kontrol etmeli, doğruyu yanlışı göstermeli. Bazen önünde bazen arkasında duvar olmalı. Lâkin, bu kontrol çocuğun tüm özel alanına girecek, hayatını etkileyecek boyutta olmamalı. Zira zincirlerle bağlayıp kendi istediğiniz gibi yetiştirdiğiniz çocuklarınız o zincirleri kırmayı başardığı anda yasak koyduğunuz ne varsa ona koşar, koşacaktır.
Siyah Kuğu'ya sadece bir kimlik kaybı ya da başkalaşım filmi olarak bakmamak gerekir. Siyah Kuğu aileye bir derstir, karanlık ve aydınlığın iç içe geçmesiyle yaratılan bir kaosun sahnelenmesidir.