Okul duvarlarındaki sivri çubuklar, dışarıdakileri dışarıda tutmak için mi? Yoksa içeridekileri içeride tutmak için mi? Bu bana Kuzey Kore sınırını hatırlatıyor. Ya da bir hapishane veya toplama kampını. Tüm o çocukların bir hayvan sürüsü gibi o koğuşlara tıkılması ne büyük…devamıOkul duvarlarındaki sivri çubuklar, dışarıdakileri dışarıda tutmak için mi?
Yoksa içeridekileri içeride tutmak için mi?
Bu bana Kuzey Kore sınırını hatırlatıyor.
Ya da bir hapishane veya toplama kampını.
Tüm o çocukların bir hayvan sürüsü gibi o koğuşlara tıkılması ne büyük bir trajedi. Sabahın köründe kalkıp akşam geri geliyorsun ve bil bakalım ne? Yorgunsun. Yaşamaya, çocuk olmaya, öğrenmeye, hiç vakit yok. Sadece ezber yapacaksın.
Ne için?
Para için.
Harcadıklarını geri satın alamayacağın para için.
Para önemli, ama okul bana para kazandırmadı? O kadar çocukluğumu çaldı ama bir şey öğretmedi, oysa ki ben öğrenmeye açtım. Ama onlar sadece kendi kurallarına göre ne kadar değerli olduğuma birkaç rakamla karar verdiler. Şimdi çocukluğumu düşünüyorum ve hiçbir şey hatırlamıyorum. Çünkü yaşamadım. Bu beni, gevşek topluma ve sömürücü devlete karşı oldukça öfkeli yapıyor.
Okul; çocukların karakterinin ve kişiliğinin oluşmasını engeller. Böylece özgür olamazlar ve boyun eğdirmek kolaylaşır. Ve çocuktan itibaren 5 günlük çalışma temposuna uyum sağlamasını sağlarsın. Zil çalınca mola alabilir, zil çalınca gidebilir. İyi eğitimli bir köpek kadar uslu. Aferin, sana bir yıldız (ödül maması). 20'li yaşlarına gelmişsin ve bil bakalım ne olmuş, aslında öğrendiklerin hiçbir boka yaramıyor ve aslında tamamen vasıfsız kaldın. Ama elinde diploman, yani kölelik garanti belgen var. Bununla işverenlere itaat edeceğini, verdikleri işleri yerine getirebileceğini kanıtlayabilirsin.
Tüm hayatın boyunca çalışacak olmana rağmen hiçbir zaman doğru düzgün para biriktiremeyecek en fazla bir ev bir araba için tüm hayatına harcayacaksın ve belki de alamayacaksın bile.
Okul bitti artık kurtuldun dimi? Şimdi şöyle oluyor, pipin kalmayacak hale, koşup, yürüyemez hale gelene kadar çalış. Kimsenin hiçbir işine yaramaz hale geldiğinde artık huzur içinde bir kenarda ölme hakkına sahipsin. Bekle. Sağlık harcamaları... emekli paran yetmiyor. Neyse, biraz daha çalış, zaten yakında ölürsün, kurtulursun. Mutlu olmak için ölmeyi bekle.
Corona virüs çıktığında hayatımın en iyi şeylerinden biri oldu, çünkü okul bir buçuk yıllığına tatil oldu ve ben ilk kez düşünüp; kendimi ve hayatı tanımaya ve öğrenmeye başladım. Onca zaman ise uyuşturulmuştum.
Okul yani sabahın köründen akşama kadar oyalandığım için ve yorgun olduğum için kendime, yaşamaya ve öğrenmeye hiç vakit kalmıyordu. Kaybedilen şey sadece o çok değerli zamandan çok daha fazlası. Ve artık kaybettim. Bana göre benim çocuğum, ölü.