Modern Kadın // İrem Sak ilk bakışta “romantik komedi” diye girip, birkaç bölüm sonra “ben niye bu kadar tükenmiş hissediyorum” dedirten şehirli kadın anlatısı. dizi, klasik “güçlü kadın” parlatması yapmıyor. tam tersine: güçlü görünmeye çalışan ama içeride sürekli pazarlık yapan…devamıModern Kadın // İrem Sak
ilk bakışta “romantik komedi” diye girip, birkaç bölüm sonra “ben niye bu kadar tükenmiş hissediyorum” dedirten şehirli kadın anlatısı.
dizi, klasik “güçlü kadın” parlatması yapmıyor. tam tersine:
güçlü görünmeye çalışan ama içeride sürekli pazarlık yapan bir kadının iç monoloğu gibi akıyor.
başrolde İrem Sak var.
ve burada en kritik nokta şu:
İrem Sak karakteri oynamıyor, neredeyse “kendini filtreleyerek” oynuyor.
- fazla kusursuz değil
- fazla mutlu değil
- fazla “doğru kararlar alan” biri hiç değil
- sıradan gibi , içimizden biri gibi doğrusu
bu yüzden karakter “ideal kadın” değil,
gerçek kadın hissi veriyor.
dizinin ana damarı hayat ..
dışarıdan bakınca:
- ilişki arayışı
- iş hayatı
- arkadaş çevresi
- flört oyunları
- gerçek hayat ve İstanbul
ama içeriden bakınca:
“30’larına yaklaşmış bir kadının sürekli kendini yeniden tanımlama çabası”
Arayış yaşayış sorgulama ..
modern kadın dediğin şey burada ne?
dizinin adı aslında ironik:
“modern” olan şey başarı değil,
kararsızlık.( Modern sorunlar )
minör hayatların majör depresyonları ..
- kariyer var → tatmin yok
- ilişki var → güven yok
- özgürlük var → huzur yok
her şey var gibi ama hiçbir şey tam değil.
mizah
klasik sitcom değil.Hatta çok komik de değil izlemelik işte ..
- espri “kurulmuyor”, durumdan çıkıyor
- diyaloglar fazla steril değil
- utanç hissi bilinçli kullanılıyor
özellikle şu his sık sık geliyor:
“bunu izlerken ben neden utandım”
çünkü dizi biraz aynaya bakıyor.
( Bunu yaşadım/ yaşıyorum yaa var bunlar!)
irem sak performansı
en güçlü taraflardan biri.
çünkü:
- abartılı değil
- dramatik değil
- “rol yapıyorum” hissi yok
- adam Sivaslı ve seviyor gerçeklik olgusu tavan ee bu da var hayatta..
daha çok:
günlük hayatta kendi kendine konuşan biri gibi.
- (iç sesimi kenan İmirzalıoğlu yapıyor benim..)
o yüzden karakter “dizi karakteri” gibi değil,
gerçek bir şehir insanı gibi duruyor.
erkek karakterler ve çevre
dizide erkekler genelde:
- net değil
- kararsız
- gay
- yetişkin gibi davranmayan
- ilişkiyi yönetemeyen
figürler.
ama dizinin olayı onları şeytanlaştırmak değil,
“herkes biraz bozuk” hissi vermek.
alt metin
en derin katman şu:
modern şehir hayatında kadın olmak = sürekli performans göstermek.
- güçlü görün
- duygusal ol ama fazla değil
- başarılı ol ama tehditkâr olma
- sev ama bağımlı olma
ve bu denge hiç oturmuyor.
atmosfer
- İstanbul’un “pahalı yalnızlık” hali
- minimalist evler
- bitmeyen telefon bildirimleri
- ilişkilerin yarım konuşmalarla yürütülmesi
- sürekli bir şeylere yetişme hissi
- ve kız arkadaşı sorunları
tam bir “şehirli tükenmişlik estetiği”.
dizi neden tuttu?
çünkü romantik komedi gibi başlayıp,
romantik kısmı bilerek sabote ediyor.
izleyiciye şunu söylüyor:
“hayat film gibi akmıyor, sen de zaten başrol değilsin”
özet
Modern Kadın
“modern” olan şeyin aslında çözüm değil,
daha sofistike bir belirsizlik hali olduğunu anlatan bir şehir komedisi.
ve en net hissi şu:
gülüyorsun ama arka planda hafif bir “ben nereye gidiyorum” sesi kalıyor.
İzlenesi bir dizi merakla devamını izlemek isterim ..
Sizde izleyin ( emir kipi) ;)