Bu incelemede okuyacaklarınızı daha önce hayatınızda hiçbir yerde okumadığınıza bahse girerim.😁 14.000 yıl önce doğup kendini ispat etmeye çalışan bir adamın filmine böyle bir giriş yapmak lazım gibi geldi. Bu tarz felsefi filmlerde dikkat ederseniz hep bir kafa karışıklığı vardır…devamıBu incelemede okuyacaklarınızı daha önce hayatınızda hiçbir yerde okumadığınıza bahse girerim.😁
14.000 yıl önce doğup kendini ispat etmeye çalışan bir adamın filmine böyle bir giriş yapmak lazım gibi geldi.
Bu tarz felsefi filmlerde dikkat ederseniz hep bir kafa karışıklığı vardır ve konular girift bir şekilde dallandırılıp budaklandırılarak daha da karmaşık hale getirilir.
Bunun tabi ki de temel sebebi tüm alemlere,ins ve cinne,Peygamber olarak gönderilen efendimizin risaletini ve Cebrail A.s. vasıtasıyla getirdiği İslamiyeti kabul etmemelerindendir.
Öncelikle bu yazıda bazı temel akaidi bilgiler ve imanı etkileyen bir kaç hususu yazmam gerektiğini düşünüyorum.Çünkü bu tarz filmleri izlerken kalben onay verdiğiniz ya da bu böyledir bencede diyebildiğiniz durumlarda oturduğunuz yerden İman halkasını boynunuzdan çıkarıp dinden çıkmış oluyorsunuz.
Efendimiz s.a.v.'in yaşadığı dönemde sahabeye söylediği ama o döneme göre anlamlandırmanın güç olduğu hadisler vardır.Mesela o gün söylenipte bugünleri işaret eden hadislerden birisi;
"Öyle bir zaman gelecek ki kişi mü'min olarak sabahlayacak,kâfir olarak akşamlayacak.Ancak Allah'ın kalbini ilimle dirilttiği kimseler hariç."
Malesef okullarda dahi işlenen bu filmde de geçen temel bir meseleyi ele alalım.
"İlk insan mağarada yaşıyordu,konuşma bilmiyordu..."
Bu cümleyi tasdik eden bir insan Kur’an-ı Kerim de geçen ayeti inkâr etmiş hükmünde oluyor.Bizler Ehli Sünnet insanlar olarak ilk insanın Adem A.s. olduğunu biliriz ve kabul ederiz.Bunu inkar eden kâfir olur. Kur'an-ı Kerim'de geçen 1 ayeti dahi inkâr etmek küfürdür.
Şimdi yukarıda yazmış olduğum hadisi şerifin bugün oturduğumuz yerden bir dizi ve filmle nasıl bağlantısının olduğunu daha iyi anlayabileceğinizi düşünüyorum.O yüzden asgari düzeyde ilim öğrenmek farzı ayn'dır.Doğruyu bildiğiniz takdirde,bozuk düşünce ve fikirler zihninizi bulandıramaz.
Çok fazla demagoji yapıldı filmde, izlerken gerçekten bazı noktalarda saçmalamak için çaba sarfettiklerini gözlemlemek zor değil.
Bu filmdeki olayı şimdi İslami perspektifle inceleyelim.Efendimize Hira Dağın'da ilk ayet olan oku ! Emri geldiğinde efendimiz s.a.v.'in kendisinin de bu olayın şiddetiyle ürperdiğini ve korkarak Hatice validemizin yanına gidip; üstümü ört Hatice buyurduğunu biliyoruz.İlk iman eden kişide eşi Hatice validemizdi.
Kâinatın yaratıcısı,meleği vasıtasıyla İslamın emir ve yasaklarını alemlerin onun hürmetine yaratıldığı efendimize indirmeye başlayıp ardından da insanları bu dine davet etmesini emrediyor.Bunun ne derece müşkil bir olay olduğunu,teşbihte hata olmasın kendinizi efendimizin yerine koyarak bir tahayyül edin.İnsanlar bana nasıl inanır diye sizde de bir kaygı oluşur değil mi ? Efendimiz s.a.v.'de buyurmuşlardı; Ya Hatice,bana kim inanır ?
O peygamberdi,mucize ve keramet gösterebiliyordu demekte bir kaçış değil.Ayın ikiye yarıldığını görüp (M.) büyü yaptı deyip yine iman etmemişlerdi.Bu tarz inkârları peygamberlerin tamamı yaşamıştır.Mucize gördüğü halde iman etmeyenleri biliyoruz, demek ki ahir zamanda bir mucize zuhur etse belki insanlar iman eder düşüncesi de bu şekilde düşmüş olur.O gün inkâr ettikleri gibi bugünde bu hadiseler yaşansa inkar edenler yine ederdi.
Ayette de belirtildiği gibi ; "Onlardan seni dinleyenler vardır.Onlar her türlü mucizeyi görseler bile,yine de ona inanmazlar,nihayet sana geldiklerinde de seninle çekişirler,İnkâr ederler."Bu öncekilerin masallarından başka bir şey değildir." derler."( Enam Suresi)
Bizler Ahir zamanın ümmeti olarak şimdi şu meseleye bakalım.Tefsirlerde ve alimlerin işaret ettiği noktalara bakarsak biz hatimetü hatimetü'l hatime.Yani sonun sonun sonundayız.Kıyamet saati ne zaman,hiç bir beşer bunu bilemez.Bizler sadece efendimizin işaret ettiği hadisler ve onun ışığındaki alimlerimizin tefsirleriyle yakın mıyız uzak mıyız onu anlayabiliyoruz.Şimdi size bazı meşhur Ehli Sünnet alimlerimizin de ifadeleriyle kitaplarına yazdıkları ahir zamandaki işaretleri aktarmaya çalışayım.Bu film böyle bir konu için kesinlikle en uygun ortam.Çünkü bu ana karakterin yaptığı batıl işi,alimlerimiz hak dava için ümmet anlayabilsin diye eserlerine asırlar boyu işlemiştir.
Kıyametin büyük ve küçük alametleri vardır.Büyük ve küçük alametlerde manen açık ve kapalı anlamlar ifade eder.Mesela, Güneş zahiren batıdan doğduğu zaman iman kapısı kapanacak,demek ki bunun kapalı manâları da var.Bizler gaybe imanla mükellefiz.Güneş zahiren doğsa ve gözler bunu görse manevi perde yırtılmış ve gaybe iman etmemiş oluruz.Firavunun imanı gibi bir iman muteber değildir.Diğer ifadelerde de kapalı manâlar vardır.Bazı tefsir uleması kitaplarında açıklamıştır.
"Ama Rabb'inin bazı ayetleri geldiği gün,daha önce inanmamış ya da imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye artık inanması bir fayda sağlamaz."
Büyük Alâmetler
*Deccal'in çıkışı
*Duhan
*Dabbetü'l Arz
*Güneşin batıdan doğması
*Hz. İsa'nın Nuzülü ve Mehdi A.s.
*Ye'cüc ve Me'cüc
*Büyük ateş
Küçük Alâmetler
*İnsanların bina yapmakta birbirleriyle yarışmaları
*İnsanların ölümü temenni etmeleri
*Depremlerin çoğalması
*Zamanın yaklaşması
*Cinayetlerin çoğalması,fitnenin zuhur etmesi
*Zinanın açıkça işlenmesi,içki tüketiminin artması
*İslami ilimlerin ortadan kalkması,cehaletin artması...
Şimdi bazı alimlerin meşhur eserlerinde yazdığı ifadelere bakalım.
*( İbnü'l Arabi Futuhatı Mekkiyye, Yıl 1231)
Evladı Fatıma'dan kıyamete yakın müctehid bir Mehdi'nin geleceğini,İslam'ı gerçek manada hâkim kılacağını,zamanın alimi olacağını açıklamıştır.Ayrıca pek çok İslam aliminin ilk zamanlarda ona karşı çıksa da daha sonra Mehdi'nin hükmünü kabul etmek zorunda kalacağını belirtmiştir.
*Bosnalı Alaüddin Ali Et Zigetvari ,Yıl 1590)
Osmanlı'nın hilafete sahip son İslam devleti olduğunu belirtmiş ve zuhuru beklenen Mehdi'ye kadar Osmanlıların hilafeti Mehdi'ye teslim edeceğine beyan etmiştir.
*İsmail Hakkı Bursevi Ruhul Beyan ,Yıl 1705)
Hz. İsa,Hz. Mehdi ve Deccal'in aynı devirde bulunacaklarına dikkat çekerek Mehdi'nin 19. Asrın başlarında çıkacağını açıklar.
*Mekke-i Mükerreme Müftüsü Ahmed B. Zeyni Dahlan,Mudiyyül Fütühati Nebeviyye Yıl 1871)
Osmanlı Devleti'nin Mehdi'ye kadar devam edeceğini dolayısıyla ona isyan edenin baği olduğunu belirtmiştir.Dahlan,Mehdi'nin kendisini açıkça ilan etmeyeceğini,onun Mehdi olduğunu bazı kimselerin bileceğini,açıkça insanların kendisine biat etmesini istemeyeceğini ve insanların halifesiz oldukları bir devirde zuhur edeceğini ifade etmiştir.Mehdi hakkındaki hadislerin mütevatir,sahih,hasen ve zayf olmak üzere muhtelif olduğuna dikkat çeken Dahlan,Mehdi'nin zuhur edeceği,Hz.Fatıma'nın evladından olacağının kesin olduğu bunun dışında kendi ve babasının ismi,çıkacağı yer ve zamanla ilgili ifadelerin ihtilaflı olduğunu belirtmiştir.
Kendisinin Mehdi olduğunu iddia ederek,insanları biate davet eden bir Mehdilik anlayışının yanlış olduğuna dikkat çeken Dahlan,Mehdi'nin esas olarak küfrü ortadan kaldırıp,İslam'ı tatbik etme noktasında gerçekleştirdiği muvaffakiyet ile anlaşılacağına işaret etmiştir.
*İmamı Rabbani, Mektubat Yıl 1624)
Bize bütün yazılarımızın ahir zamanda gelecek olan Mehdi'nin okuyacağı ve hepsini makul bulacağı bildirildi.İmamı Rabbani,Hz. Peygamber s.a.v.'in vefatından 1000 yıl geçmesinden dolayı oluşan değişikliği ve güç zaafiyetini ortadan kaldırarak,şeriatı teyid edip milleti tecdid etmenin zaruri hale gelmesinin en önemli delilinin Hz. İsa ile Mehdi'nin 2. Bin yılda gelmesi olduğunu aktarır.
"Ancak onlar,biz mi doğru yoldayız onlar mı doğru yolda? Yarın anlayacaklar.Zira haberde geldi ki;Vad olunan Mehdi,dini terviç ve sünneti ihya etmek istediğinde,bidati güzel görüp onu dine ilhak ederek bidatle amel etmeyi adet haline getirmiş beldenin resmi alimi,söz konusu inancı sebebiyle şaşıracaktır.
" Bu adam (Mehdi) dinimizi kaldırmak ve milletimizi yok etmek istiyor." Diyecektir."
*İmamı Rabbani Mebde ve'l Mead Yıl 1610)
Bu hususta söylediklerimiz bugün çoğu insana göre akla uzak ve kabul edilmez gelse de bu büyük nimeti açıklamakta beis yoktur.Zira bu nispet bu şekilde inşaallah yarın Mehdi'de ortaya çıkacaktır.
Müslümanların İslam'ı hakim kılmak için gayret göstermeden, olağanüstü güçlere sahip bir Mehdi'yi bekleme inancı Ehli Sünnet inancına muhaliftir.Müslümanların vazifesi İslam'dan uzak bir şekilde Mehdi'yi beklemek olmayıp İslam'ın bütün ahkâmını hayatın her safhasında hâkim kılmak için gayret etmektir.
Son olarak ifade etmek gerekir;
Hz. Mehdi,Peygamber efendimizin sünnetine ve irşad usulüne ittiba edeceğinden dolayı ondan farklı şeyler beklemek veya ona Peygamber efendimiz S.a.v'den daha üstün vasıflar veya hususiyetler vermek doğru değildir.Müslümanlar bir günde her şeyi düzeltecek bir Mehdi bekliyorlarsa böyle bir durum alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. M.M. S.a.v. devrinde olmadığına göre,Peygamberin sünnetine tam ittiba eden Mehdi devrinde nasıl olabilir ?
Bu filmde ana karakterin kendini ispat etme gayretini İslam uleması asırlar boyunca islam adına yapmıştır.O kişi gelse ben şuyum dese belki de inanmayıp inkâr edeceğiz.Hz.Adem'den itibaren bu böyle süre gelip gitmeye devam etmiştir ve görüyoruz ki biz mutlak bir şekilde sondayız.Hz. Allah Ehli Sünnet itikadı üzere iman ile ölebilmeyi nasip eder İnşallah.Bir kurtarıcı beklemeyi bırakıp kitaplara ve ibadetlere sarılmanız dileğiyle...
And olsun ki, İblis onlar hakkındaki beklentisini gerçekleştirdi. İman edenlerden oluşan bir topluluk hariç, hepsi ona uydular. (Sebe Suresi)
"Kişinin ölümü kendi kıyametidir."