2026 (9. Kısa Film) Oldukça farklı bir deneyimdi. Listemdeki kısa filmler arasından seçtiğim Fransa, Romanya ve Türkiye ortaklığında çekilmiş bir yapım. Filmin en çok şaşırdığım noktası konusu oldu. Raf'ta ki film açıklamasını okudum ancak daha masum bir film beklerken aksi…devamı2026 (9. Kısa Film)
Oldukça farklı bir deneyimdi. Listemdeki kısa filmler arasından seçtiğim Fransa, Romanya ve Türkiye ortaklığında çekilmiş bir yapım. Filmin en çok şaşırdığım noktası konusu oldu. Raf'ta ki film açıklamasını okudum ancak daha masum bir film beklerken aksi yönde hiçbir şeyden kaçınmayan cesurca çekilmiş bir filmle karşılaştım.
Deniz Altan ve Lorin Merhart arasındaki kimyayı açıkçası çok beğenemedim. Merhart yerine farklı bir oyuncunun tercih edilmesi daha uygun olurmuş. Deniz Altan'ın bu proje için bu denli sahnelere izin vermesi beni film konusunda en çok şaşırtan noktalardan biri oldu. Oyuncuların filmin çıktığı sene her ikisinin de 23-25 yaşlarında olduğunu görünce de kariyerleri adına ekstra şaşırmadım değil. Film realistlik anlamında son derece gerçekçi bir film. Karakterlerin arasında geçen diyaloglardan, yaşanılan diğer şeylere kadar amatörce çekilmiş hissi verse de aslında bu tamamen kurgunun gerçekçiliğinden kaynaklı. Ercan Kesal ve Erdem Şenocak filme seviye atlatmış. Ancak ben Şenocak'ın sahnelerini de biraz abartı buldum. Biraz önce gerçekçi demiştim ya otel odasındaki sahneleri biraz abartıydı. (Bu yorumu alkollü olduğunun bilincinde olarak yapıyorum.) Haricen de otel girişindeki son sahne aslında her şeyin özeti niteliğinde. Günümüzde denetimler bu denli sıkı olmasa da film işte...
İzlediğime pişman değilim ancak konusu itibariyle çok keyif ala ala da izledim diyemem. Süre itibariyle izleseniz bir şey kaybetmezsiniz. İzleyeceklere şimdiden iyi seyirler.
6.5/10
Film Hakkında İlginç Detaylar (Spoiler Uyarısı)
1- Film, 2021 yılında dünyanın en prestijli bağımsız film festivali olan Sundance Film Festivali'nde "En İyi Senaryo" jüri özel ödülünü kazandı ve doğrudan Oscar aday adaylığı listesine girmeyi başardı.
2- Film, içindeki cesur ve sansürsüz sahneler nedeniyle Türkiye'deki bazı yerli platformlarda gösterime gireceği zaman ciddi yaş sınırı ve sansür baskılarıyla karşı karşıya kaldı.
3- Deniz Altan, kariyerinin henüz çok başında olmasına rağmen senaryonun derinliğine ve yönetmenin vizyonuna güvendiği için bu roldeki cesur sahneleri hiçbir dublör kullanmadan bizzat oynamayı kabul etti.
4- Yönetmen Serhat Karaaslan, Nazif karakteri için onlarca genç oyuncuyla görüştü. Lorin Merhart'ın o "hem suçlu hem masum" durabilen genç imajı yüzünden onda karar kıldı.
5- Gerçek hayatta da bir doktor ve yazar olan usta isim Ercan Kesal, bağımsız sinemaya destek vermek amacıyla filmde çok küçük bir rolü olmasına rağmen senaryoyu okur okumaz kadroya dahil oldu.
6- O alkollü kafayla "bir tık abartı" bulduğum otel odasındaki o gergin psikolojik sorgulama sahnesinde, Erdem Şenocak bazı diyalogları ve üzerlerine yürüyüş anlarını karakterin o anki gücünü yansıtmak için doğaçlama geliştirmiş.
7- Film, o taşra kasabası atmosferini ve otel klostrofobisini tam verebilmek için stüdyoda değil, Anadolu'da kış aylarında, gerçek bir küçük otelde ve soğuk sokaklarda çekildi.
8- Türkiye'de bu tarz bağımsız ve cesur kısa filmlere fon bulmak çok zor olduğu için yönetmen, bütçenin büyük kısmını Fransa ve Romanya'daki sinema fonlarından ortak yapımcılık alarak çözdü.
9- Filmin "amatörce çekilmiş" hissi veren o el kamerası kullanımı ve doğal ışık tercihleri, izleyiciye bir film izliyormuş gibi değil de, yan odada o gizli ana tanıklık ediyormuş gibi tekinsiz bir "röntgencilik" hissi yaşatmak için bilerek tasarlandı.
10- Film boyunca neredeyse hiç fon müziği kullanılmamıştır. Yönetmen gerilimi sadece kapı gıcırtıları, nefes sesleri ve etrafın o sessiz, boğucu uğultusuyla sağlamak istedi.
11- Çekimlerin yapıldığı dönemde Deniz Altan 25, Lorin Merhart ise 23 yaşındaydı. Genç yaşlarına rağmen sergiledikleri bu profesyonellik, uluslararası eleştirmenlerden büyük övgü aldı.
12- Filmin platformlardaki özetinin "masum bir genç çiftin bir gece geçirme çabası" gibi sunulması, aslında yönetmenin seyirciye ters köşe yapmak için bilerek hazırladığı bir sinopsis oyunuydu.
13- Yönetmen Serhat Karaaslan, filmin kazandığı uluslararası başarıların ardından yaptığı röportajlarda, Türkiye'deki gençlerin özel hayatlarına ve sinemadaki sansür mekanizmalarına çok sert eleştiriler getirdi.
14- Tiyatro kökenli olan Erdem Şenocak, o kibirli, haddini aşan otel görevlisi rolü için kasaba otellerindeki personellerin vücut dillerini günlerce gözlemledi.
15- Otel koridorundaki o gergin yürüyüş ve resepsiyon sahneleri, oyuncuların o gergin kimyayı kaybetmemesi için çok uzun tek planlar halinde çekildi.
16- Film evlilik cüzdanı denetiminin kendisinden ziyade, toplumun ve sıradan insanların birbirini gözetleme, ahlakçılık tasılama ve "suçlu yaratma" psikolojisini eleştiriyor.
17- Filmin Fransızca adı olan "Les Criminels" (Suçlular), aslında hiçbir suç işlememiş iki gencin, sadece yan yana gelmek istedikleri için sistem ve toplum tarafından nasıl birer "suçluya" dönüştürüldüğünü anlatan çok ağır bir ironidir.
18- Sadece 24 dakika süren bu kısa metraj, o yıl Türkiye'den çıkan uzun metrajlı pek çok bütçeli dram filminden daha fazla uluslararası festivale seçildi ve ödül topladı.
19- O otel girişindeki son sahne çekilirken, hava sıcaklığı eksinin altındaydı ve oyuncuların yüzündeki o donuk, donmuş ifade aslında sadece oyunculuk değil, fiziksel soğuğun da bir etkisiydi.
20- Başrol oyuncusu Deniz Altan, bu filmdeki cesur ve ödüllü performansının ardından Kırmızı Oda ve Aşk Ağlatır gibi popüler televizyon dizilerinde de kendine yer buldu.