Senin akıl gözünü sevda tozları kapamış Bu sevda,ömrünün tarlasını sam yeli gibi yakmış Gözündeki gaflet sürmesini temizle Çünkü yarın toprağın gözüne sen olacaksın sürme Neden Kurban Kesiyoruz ? Bu yazıdaki bilgilerin tamamı tefsirlerde geçer kişisel yorum içermez. Bir ibadeti bilinçle…devamıSenin akıl gözünü sevda tozları kapamış
Bu sevda,ömrünün tarlasını sam yeli gibi yakmış
Gözündeki gaflet sürmesini temizle
Çünkü yarın toprağın gözüne sen olacaksın sürme
Neden Kurban Kesiyoruz ?
Bu yazıdaki bilgilerin tamamı tefsirlerde geçer kişisel yorum içermez.
Bir ibadeti bilinçle yapmakla bilinçsiz yapmak farklı şeylerdir.
Bu aynı, imanın; suri ve hakiki olarak ikiye ayrılması gibidir.
Hz. Allah'a vasıl olabilmek için beşeriyetin kalbinden atması gereken 3 perde var.Bu 3 perdeyi Hz.İbrahim'in yaşadığı olaylarla birlikte inceleyerek bakalım ve kurbanı neden kesiyoruz daha iyi anlayalım.
1.Perde Servet
2.Perde Can
3.Perde Vücut
Melekler Hz. İbrahime gelerek selam verdiler ve evlat ile müjdelediler.Gelen melekler insan suretinde geldikleri için eşi ile beraber bir sofra hazırladılar ve önlerine koydular.Buyrun !
Melek oldukları için ellerini hiçbirşeye uzatmıyorlar.Onlar ellerini uzatmayınca Hz. İbrahim üzülerek müteessir oluyor.
Ya İbrahim üzülme biz insan değiliz böyle şeyler yemekten münezzehiz.Allah sana bir evlat verecek onu müjdelemeye geldik.Ayrıca senin teallükatından olan ve kötü fiil işleyen nasihat dinlemeyen Lut kavmini helak etmeye geldik.Sana bunu müjdeledikten sonra o kavmi helak etmeye gideceğiz.Fe beşşernahe bi ishak.Şimdi sana ishakı müjdelemeye geldik.Sare validemizin evladı İshak A.s., İsmail A.s. da Hacer validemizin evladı.
Bu hadiseler yaşanmadan önce İbrahim A.s. bir fakir ile yolda karşılaşıyor.Bu fakirde Hz. Allah'ın müsadesiyle İbrahim A.s.'ı imtihana tutan bir melek.
Hz. İbrahim'in hayvanları olduğu için fakir bir insan kılığında olan melek ben fakir bir adamım bana vereceğin mal var mı buyurarak Hz. İbrahim'e soruyor.Hz. İbrahim'de vereceğini buyurarak ama bir şartım var sen benim rabbimi bir kez zikret sana malımdan vereceğim diyor.
Subbuhün kuddusün rabbüna ve rabbul vel melaiketi verruh.
Hz. İbrahim daha önce böyle bir zikir duymadığı için bu zikrin azametinden çok etkilenerek bir daha okumasını istiyor ve o zikirden aldığı manevi lezzetle malının tamamını adama hibe ediyor.
Malın tamamını hibe ettiğini gören melek,İbrahim A.s.'a neden Halilullah ünvanının verildiğini anlayarak kendi kimliğini ifade ediyor ve Hz. Allah'ın vazifelendirdiği Cebrail A.s. olduğunu belirtiyor.Bunu açıkladıktan sonra sen bana bu malı verdin ama ben bunu alamam Ya İbrahim buyurunca İbrahim A.s.'da bende hediye ettiğim malı alamam Ya Cebrail buyurarak o elindeki tüm hayvanları etrafındaki fakir ve miskinlere tasadduk edilmesi için vakfediyor.Bu olaydan sonra mal mülk ne ki benim evladım olsa evladımı da Allah için vakfediyorum buyuruyor ve bir oğlu olacağından habersiz Allah'a nezr yapmış oluyor.
Osmanlı'da da kullanılan vakıf tabiri yani bir malın tamamınının Allah yolunda harcanmasının çıkış noktası ilk vakıf malı bu kıssadaki Hz. İbrahim'in malıyla başlamış oluyor.Yukarıda yazmış olduğum zikirde bir meleğin yani Cebrail A.s.'ın zikridir.
Hz. İsmail'i Minada kesmek üzere yatırmıştı.Tüm yer ve gök Ehli buna şahit olarak Hz. İsmail'in bağışlanmasını istiyordu.Cibrili Emin, ilahi emirle bir koç getirmek üzere Habil'in kabul olan koçunu getiriyordu.Bu imtihan nasıl neticelenekti ?
İsmail A.s. başta ellerin ve ayaklarının bağlanmasını isteyip babasına zorluk çıkartmak istemedi.Daha sonra;beni izleyen melekler,Hz. Allah bu duruma ne der ? Bu hâlden razı olamamışta babasına zorluk çıkartmasın diye ellerini ayaklarını bağlatmış,ne asi çocukmuş demesinler diyerek tekrar iplerin çözülmesini isteyip bıçağın altına öyle yatmıştı.
Bu esnada Hz. Allah ikisini de affetmişti ve Cibirili Emin koçu getirirken;
Allahu Ekber Allahu Ekber,
Sen büyüksün Allah'ım şu manzaraya bak senin emrine ittiba eden İbrahim'in hareketi ve onun itaat timsali evladının teslimiyetine bak Allah'ım !
Hz. İbrahim'de bu bir hayır alâmetidir diyerek
La ilahe illallahu Vallahu Ekber
derken koç önüne indirildi.Yavrunun yerine bunu keseceksin buyurunca Hz. Cibril,Hz. İsmail yattığı yerden doğrularak;
Allahu Ekber Velillahil Hamd
İşte bu 3 zatın tekbirleri biraraya getirilerek kurban kesilir ve arefe günü sabah namazından itibaren bayramın 4.günü ikindi namazına kadar teşrik tekbirleri okunur ve yapılması vaciptir,keyfe bırakılmamıştır.Unutanın tövbe etmesi gerekir.
Allahü Ekber Allahü Ekber La İlahe İllallahü Vallahü Ekber Allahü Ekber Velillahil Hamd.
Yani bu bir kurtuluş anıdır,Hz. Allah'ın bir bağış anıdır.Kulun imtihanı verdiği andır.
Yazımın başında belirttiğim 3 perdeden biri işte bu can perdesidir ve Hz. İbrahim bu perdeyi geçmiştir.Mal perdesini Hz. Cibril ile yaşamıştı,vücut perdesini de ateşe atıldığı zaman geçmiştir.
Kurban bizim kendi nefsimizden bedel kesilir.Onun için kurbanı kesen kişi kendi nefsini kesiyor demektir.Mevlasına böylece yaklaşıyor demektir.
Allah sevgisi herşeyin önüne geçerse hiçbir beşeri kudret insanı yere seremez.Kurban,Allah sevgisi ön planda olanların bağışlandığı gündür.Allah'ın rahmetinin tecelli ettiği günlerdir bayram günleri.Şimdiden hayırlı bayramlar,neyi neden yaptığını bilerek ibadet etmek bilenle bilmeyen bir olur mu hitabına matuftur.
“Kurban Bayramı günü kesilecek kurbanlık için harcanan paradan, Allahü Teâlâ’ya daha sevimli olan başka bir şeye, para harcanmamıştır.”
“Kurbanlarınızı, kuvvetli ve kusursuz olanlarından seçiniz. Muhakkak onlar, Sırat üzerinde sizin bineklerinizdir.”
"Ya Rasulallah! Bu kurbanlar nedir?’ diye sual ettiler. Peygamberimiz (s.a.v.), “Babanız İbrahim (aleyhisselâm)’dan gelen dini bir vecibedir.” buyurdular. ‘Ya Rasulallah! Kurbanda bize ne sevap vardır?’ dediler. “Her bir kılı için bir hasene vardır.” buyurdular."
Allâhü Teala şöyle buyurdu -mealen-: “Elbette onun (kurbanın), etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz. Velakin ona, sizin takvânız ulaşacaktır.” (Hac Sûresi, âyet 37)
“Ey Fatıma! Kalk, kurbanının yanında bulun, kesilmesine şahit ol! Zira işlemiş olduğun (küçük) günahların tamamı, onun kanından yere düşen ilk damla ile affolunur.”
"İmkânı olduğu halde kurban kesmeyen bizim mescidimize yaklaşmasın"
(Bağımsız gönderileri arşivliyorum.)