Spoiler içeriyor
Uzun zaman oldu film izleyemeyeli, açtım listeden bunu buldum 2025 yapımı. Fikir çok güzel, insanların çöpçatanlığı resmileştirmesi. Bence çağımız için gerekli. Yalnız adına bayıldım "Adore Çöpçatanlık" :) Bir meslektaşıma söyledim izlerken tam sana uygun bir iş diye hatta, unutmam bu…devamıUzun zaman oldu film izleyemeyeli, açtım listeden bunu buldum 2025 yapımı.
Fikir çok güzel, insanların çöpçatanlığı resmileştirmesi. Bence çağımız için gerekli. Yalnız adına bayıldım "Adore Çöpçatanlık" :) Bir meslektaşıma söyledim izlerken tam sana uygun bir iş diye hatta, unutmam bu haliyle de beni çekti içine :)
Filmdeki başrol kadınımızın bir dönem fakirlik içinde 5 senelik uzun ilişkisi olmuş. Zengin ve filmde unicorn (tekni boynuzlu diyorlar) olarak tanımlanabilecek bir erkekle bir süre görüşüyorlar. Kendisi zenginlik aradığını çünkü maddi yetersizlikten bıktığını anlatıyor. Unicorn gayet imkanlarını önüne serip nazik davranıyor Lucy'ye. Yalnız Lucy "Aşk yok aramızda" deyip onu bırakıyor ve eski fakir sevgilisine aralarında aşk olduğu için dönüyor.
Şahsi yorumum şu oldu: Gerçekten maddi imkansızlıklardan bıkmış enerjiye sahip bir kadına bir başka erkek nazikçe, hassasiyetle bir bağ teklifiyle geldiğinde, kadın başta durup düşünebilir evet ama sonrasında çok anı biriktirdiler. Yani biriken bu kadar anı mutlaka bir duygu oluştururdu insanda. Kadın erkek fark etmez, emek sevilmeye değerdir ve hatta sevilir. Eskisindeki bıkma enerjisi de olunca bence gerçek hayatta kesinlikle hiçbir kadın "tüketilmiş fakirliğe" aşk diyerek geri dönmezdi. Filmin adı Materialists (Gerçekçi demek oluyor Türkçe çevirisi) ve filmdeki karakter filmin sonunda "Mağaradaki insanlar birbirine uygunlar mıydı? Statüleri ne bileyim geçmiş aile bağları vs" diyerek saçma örnekler sıraladı. Tabii ki sevgi, aşk mühürlüdür ama filmin statiğine uyduramadım ben şahsen. Uzun ilişki bıkkınlıkla ve kavgalarla bitme enerjisine girmiş. Uzun süreli olduğu için tükenmişliği de vardır, dönüp geri o enerjiyi beslemeye çalışmak doğru gelmedi bana ki zaten gerçek hayatta da "Aynı suda iki kez yıkanılmaz, aynı derede bile." minvalindeki sözü hatırlattı. Yani gittiğinde bulduğu insan aynı olmayacaktır. Kısa süreli olsaydı eski ilişki o zaman yaşanmamışlıklar, yarım kalmışlıkların enerjisiyle olabilirdi belki ama ben mümkün görmedim.
Ayrıca mağaradaki insanların tüm şartları eşit, her konuda denkler bu arada. İşleri, statüleri, ailesel bağları, gelecek vizyonları. Denk olduğu için sevgiyi kime sunmak isterlerse sunar ve mutlu olurlar. Bu örnek aşırı saçma geldi bana.
Filmi beğendim çünkü akıyor. 9/10. Bir şeylerle oyalanırken arkada sakince izlenir. Hatta ruh eşinizle de izleyip sorgularsanız birbirinizi daha iyi tanımanıza imkan da verebilir. Belki çok net seçimler yerine eski sevgilimizle yenisini tanıştırmalıyızdır (filmdeki gibi) ne dersiniz :)) Ya da belki de maddi olarak yetersizliğini her an karşımızdakine söylemeli ve hissettirmeliyizdir (yine filmdeki gibi) :)
Film değil de ben daha materyalistim gördüğüm kadarıyla :)
Hoşça kalın.