no time to die (2021) 60 yıllık bond tarihinde bazı filmler görev anlatır. bazıları düşman anlatır. no time to die ise vedayı anlatır. ve bu yüzden klasik bir bond macerasından çok daha kişisel bir film. daniel craig’in son kez bond…devamıno time to die (2021)
60 yıllık bond tarihinde bazı filmler görev anlatır.
bazıları düşman anlatır.
no time to die ise vedayı anlatır.
ve bu yüzden klasik bir bond macerasından çok daha kişisel bir film.
daniel craig’in son kez bond olduğu yapım.
film boyunca hissedilen şey şu:
bond artık dünyayı kurtarmaktan yorulmuş.
ama dünya onu bırakmıyor.
casino royale’de başlayan hikâyenin son halkası gibi.
o yüzden tek başına izlenebilir ama asıl gücünü önceki craig filmlerinden alıyor.
başrolde yine daniel craig var.
ama bu kez yumruk atan genç ajan değil.
bedel ödeyen adam.
vücudunda yılların yükü,
yüzünde ise sürekli şu ifade var:
“her şey bitti sanmıştım.”
karşı tarafta Rami Malek var.
alışılmış bond kötülerinden farklı.
dünyayı ele geçirmekten çok,
insanlığın zayıf noktalarına dokunan bir tehdit yaratıyor.
film aynı zamanda bond serisinin duygusal olarak en ağır işlerinden biri.
çünkü ilk kez aksiyonun arkasında gerçek kayıplar hissediliyor.
ve ilk kez bond’un ölümsüz olmadığını anlıyorsun.
görsel olarak yine kusursuz.
italya sahneleri,
norveç sekansları,
sisli ormanlar,
okyanus kıyıları…
film bazen aksiyon filminden çok veda albümü gibi duruyor.
özellikle müzik tarafında Billie Eilish imzalı tema şarkısı filmin melankolik tonuna çok iyi oturuyor.
no time to die’ın en büyük olayı ise finali.
çünkü bond serisinin onlarca yıldır dokunmadığı bir kapıyı açıyor.
o yüzden seven de çok,
nefret eden de çok.
ama kimse görmezden gelemiyor.
özetle;
no time to die, james bond’un dünyayı kurtardığı son macera değil.
james bond efsanesinin bir dönemi kapatıp başka bir döneme geçtiği film.
ve belki de ilk kez bir bond filminden çıkarken akılda kalan şey aksiyon değil,
veda hissi oluyor.