Spoiler içeriyor
Kızıl Elma, Türk ve özellikle Osmanlı siyasi-kültürel düşüncesinde ulaşılması gereken büyük hedefi, nihai ülküyü ve sürekli ilerleme idealini simgeleyen sembolik bir kavramdır. Tek bir şehir veya coğrafi nokta değildir; zamanla anlamı değişen, hareket eden bir idealdir. Kızıl Elma ne demektir?…devamıKızıl Elma, Türk ve özellikle Osmanlı siyasi-kültürel düşüncesinde ulaşılması gereken büyük hedefi, nihai ülküyü ve sürekli ilerleme idealini simgeleyen sembolik bir kavramdır. Tek bir şehir veya coğrafi nokta değildir; zamanla anlamı değişen, hareket eden bir idealdir.
Kızıl Elma ne demektir?
En basit tanımıyla:
“Türklerin ve Osmanlıların ulaşmayı arzuladığı en büyük hedef, son ufuk, nihai fetih veya ideal.”
Önemli nokta şudur: Kızıl Elma’ya ulaşıldığında yeni bir Kızıl Elma ortaya çıkar. Yani bu kavram, durağan değil, sürekli ileriye taşınan bir hedeftir.
Kökeni nereden geliyor?
Kavramın kökeni tam olarak bilinmemektedir. Tarihçiler arasında farklı görüşler vardır:
* Bazıları Orta Asya Türk mitolojisine dayandığını düşünür.
* Bazıları ise Bizans ve Roma imparatorluk sembollerinden etkilendiğini savunur.
* Bir görüşe göre ise İstanbul, Roma veya büyük katedrallerin kubbelerindeki altın kürelerden (kızıl/altın elma benzeri küreler) esinlenmiştir.
Kesin olan şey, Osmanlı döneminde kavramın siyasi ve askerî bir ideolojiye dönüşmesidir.
Osmanlılar için Kızıl Elma neresiydi?
Kızıl Elma’nın yeri dönemlere göre değişmiştir.
1. İlk dönem: İstanbul
Osmanlı Beyliği’nin yükseliş döneminde en büyük hedef Constantinople yani İstanbul’du.
1453’te Fatih Sultan Mehmed İstanbul’u fethedince eski Kızıl Elma gerçekleşmiş oldu.
Ancak hikâye burada bitmedi.
2. Yeni hedef: Roma
İstanbul fethedildikten sonra birçok Osmanlı düşünürü için yeni Kızıl Elma:
Roma
oldu.
Çünkü Roma, eski Roma İmparatorluğu’nun ve Hristiyan dünyanın sembolik merkeziydi.
Fatih’in 1480’de İtalya’nın güneyindeki Otranto şehrini fethetmesi, bazı tarihçiler tarafından Roma seferinin ilk aşaması olarak yorumlanır.
Fatih ölmeseydi Roma üzerine büyük bir sefer düzenleyebileceği sıklıkla tartışılır.
Yeniçeriler arasında Kızıl Elma
Yeniçeriler sefere çıkarken:
“Kızıl Elma’da görüşürüz.”
ifadesini kullanırlardı.
Bu söz:
“Büyük hedefe doğru gidiyoruz.”
anlamına geliyordu.
Kızıl Elma’nın tam yeri neden belli değil?
Çünkü kavram sembolikti.
Döneme göre Kızıl Elma şu şehirler olarak görülmüştür:
* Constantinople
* Rome
* Vienna
* Budapest
* Belgrade
Fakat hiçbir zaman tek bir şehirle sınırlı kalmamıştır.
Modern dönemde
19. ve 20. yüzyılda kavram yeniden yorumlandı.
Özellikle Ziya Gökalp ve Türk milliyetçisi düşünürler Kızıl Elma’yı:
Türk dünyasının birlik ve yükseliş ideali
olarak yorumladılar.
Gökalp’in ünlü sözü:
“Vatan ne Türkiye’dir Türklere ne Türkistan;
Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan.”
düşüncesiyle Kızıl Elma arasında güçlü bir bağ kurulmuştur.
Tarihçilerin genel değerlendirmesi
Kızıl Elma:
* Bir şehir değildir.
* Bir fetih planı değildir.
* Değişen ve sürekli ileri taşınan bir idealdir.
* Osmanlılarda evrensel hâkimiyet düşüncesinin sembollerinden biridir.
Bu nedenle tarihçiler Kızıl Elma’yı çoğu zaman:
“Sürekli uzaklaşan son hedef”
veya
“Türk-Osmanlı cihan hâkimiyeti idealinin sembolü”
olarak tanımlarlar.