2026 (92. Film) "Ne kadar küçük olursa olsun mavi mavidir." Film gönderime film sırasında hoşuma giden bu sözle başlamak istedim. Sene başında sinemalarda çok izlemek istediğim "Uğultulu Tepeler"i izlemek bugüne nasip oldu. Yönetmen koltuğunda ilk kez bir projesini izlediğim Emerald…devamı2026 (92. Film)
"Ne kadar küçük olursa olsun mavi mavidir."
Film gönderime film sırasında hoşuma giden bu sözle başlamak istedim. Sene başında sinemalarda çok izlemek istediğim "Uğultulu Tepeler"i izlemek bugüne nasip oldu. Yönetmen koltuğunda ilk kez bir projesini izlediğim Emerald Fennell oturuyor. Kendisi biraz göz attım fakat anladığım kadarıyla +18 diyebileceğim sahneler barındıran projelerle ses getirmiş bir yönetmen. Uğultulu Tepeler'i okumamışım olsam da araştırdığım kadarıyla film modernleştirilmek istenirken oldukça değiştirilmiş. Bu açıdan bu film için Emerald Fennell isminin yanlış tercih olduğu kanaatindeyim.
Filmi zaman zaman yaptığım gibi notlar alarak izledim. Biraz daha kronolojik sırayla yorumlayacağım. Film daha en başta özgün fontlarla yazılmış özgün bir giriş ile bizi karşılıyor. Görüntünün olmadığı yalnızca sesin olduğu bu kısımda izleyicinin zihnine yine +18 sinyaller gönderilmek istenmiş ki aslında sesin kaynağı bu durum değil. Margot Robbie'nin oynadığı Catherine karakterinin küçüklüğünü canlandıran 2011 doğumlu Charlotte Mellington çok doğru bir tercih olmuş. Hem Robbie'ye benzerliği hem de sergilediği performans son derece başarılıydı. Ayrıca iki ayrı oyuncuya daha parantez açmak istiyorum. Çünkü bence performans anlamında yıldızı parlayan iki isim Robbie ve Elordi'den ziyade onlardı. İlki Alison Oliver (Isabella) ikincisi de Martin Clunes (Bay Earnshaw). İki isimde çok iyiydi. Özellikle Alison Oliver o dengesiz kız kardeş profilini bence son derece iyi canlandırmış.
Isabella ve Catherine'nin salıncak sahnesi açıkçası bana Türk dizilerini hatırlattı. Arkadaki müzik, ikili arasında geçen diyalog filmin kalitesini aşağıya çeken sahnelerden bir tanesiydi. Catherine ve Heathcliff'in küçüklüklerinde yağmur altında ıslandıkları sahnenin ileride tekrar yaşanması detayı güzeldi. O sahnede Heathcliff'in ceketini Catherine'ye verdiği sahnede bir çekim de Catherine'nin omzunda ceket yok. Bu çekim hatasını da yakalamadık demeyiz:) Filmin son 50 dakikası maalesef ki +18 sahneler de yoğun bir artış yaşanıyor. Özellikle cenaze sonrası başrol ikilisinin bir sahnesi var arkada toprak atan iki adam var. Linton gibi zengin, saygı duyulan bir adamın eşinin bir başkası ile adının çıkabileceği dedikoduları karakterlerin hiç umurunda değil, bu da ne kadar aciz ve iradesiz olduklarını gösterir. Bazı yakınlaşma sahnelerinde yönetmen oyuncudan ne istedi elbette bilemem fakat Jacob Elordi'nin de role kendini fazladan kaptırdığını düşünüyorum. Bu benim adıma pek iyi bir şey değil doğrusu. İkili arasında geçen bazı diyaloglar da yer yer oldukça rahatsız ediciydi.
Ama filmin asıl koptuğu sahnenin 103. dakikadaki sahne olduğunu düşünüyorum. Şu Heathcliff'in Isabella'nın odasına girdiği sahneden bahsediyorum. Ordan sonra bende şarteller indi. Ülkemizde maalesef ki Aşk-ı Memnu gibi bir dizi vardı ki insanlar mide bulandırıcı Behlül-Bihter ikilisinin aşkına üzülüyordu. Hâlâ da izleyeni var ki tekrarlarını görüyorum zaman zaman. O kalibrede bir aşk hikayesi bu filminki de. Açıkçası üzüleceğim bir aşk hikayesi değil kesinlikle. Bu hikayede yanan Linton oldu bana sorarsanız.
Sinematik açıdan baktığımda kötü bir film değildi. Ancak Margot Robbie ile Jacob Elordi üzerinden yaptıkları pr üzerinden bakarsam altı biraz boş kaldı. Bazı oyuncuların yeri bazı izleyicilerde ayrıdır. Margot Robbie'de benim için yeri apayrı bir isim. Onu izlediğim için günün sonunda film benim adıma yine mutlu sona erdi. Ancak kesinlikle izleyin diyebileceğim bir film değildi. Son olarak altta vereceğim detaylarda ilk maddelerde kitapta nasıldı, filmde nasıl işlemişler ondan bahsedeceğim. Meraklıları okumaya beklerim.
6.3/10
Film Hakkında İlginç Detaylar (Spoiler Uyarısı)
1- Uğultulu Tepeler romanında karanlık ve psikolojik bir yıkım hikayesiyken filmde bu cinsellik ve yoğun arzu odaklı bir melodram formatına bürünmüştür.
2- Romanda Heathcliff'in koyu tenli olarak tanımlanması ve ırkçılığa maruz kalması onun intikam duygusunu kamçılayan başlıca nedendir. Filmde ırk konusu tamamen es geçilip aşka odaklanılmış.
3- Romanda Catherine kusursuz olmayan sosyal statüye önem veren karmaşık bir kadınken filmde Margot Robbie üzerinden daha geleneksel olan "trajik kadın" konumuna oturtulmuştur.
4- Roman birinci ve ikinci nesil olmak üzere iki ayrı kuşağı işler (Catherine/Heathcliff ile çocukları). Filmde ise yalnızca kitabın ilk yarısındaki aşka ve olaylara odaklanılmış.
5- Romanda gotik edebiyatın bir klasiği olarak şiddet ve cinsellik metinde daha sembolik ve kapalı işlenmiş. Filmde ise Fennell'in sinema diline uygun olarak çok daha cüretkar ve açık bir tutum sergilendi.
6- Yönetmen Emerald Fennell, Emily Brontë'nin bu ölümsüz klasiğini sinemaya uyarlayacağını ilk duyurduğunda, kitabın o kasvetli ve karanlık yapısını tamamen bir "genç kız rüyası ve erotik fan fiction" estetiğiyle çekeceğini açıkça ilan ederek edebiyat çevrelerinde çok büyük bir tartışma başlattı.
7- Film hakları için Hollywood'da devasa bir savaş yaşandı ve Netflix, filmin dağıtım haklarını satın almak için tam 150 milyon dolarlık devasa bir teklif sundu; ancak yapımcı ve başrol Margot Robbie ile yönetmen Fennell, filmin mutlaka sinemalarda vizyona girmesini istedikleri için Warner Bros. şirketinin sunduğu 80 milyon dolarlık çok daha düşük bir teklifi kabul ettiler.
8- Filmin genç Cathy'si Charlotte Mellington ve genç Heathcliff'i oynayan Owen Cooper, bu filmden önce hiçbir profesyonel sinema deneyimi olmayan ve Emerald Fennell tarafından Birleşik Krallık'taki lise tiyatrolarından keşfedilen 2011 doğumlu iki amatör oyuncudur.
9- Charlotte Mellington, filmdeki o bazı sahnelerin ve cinsel gerilimli diyalogların yaş sınırına takılması ve psikolojisini olumsuz etkilememesi nedeniyle, Emerald Fennell'ın kararıyla çekimler boyunca senaryonun sadece kendi çocukluk sahnelerini içeren kısmını okuyabildi, geri kalan sayfaları görmesine izin verilmedi.
10- Jacob Elordi, canlandırdığı Heathcliff karakterinin tutkulu ve karanlık sahnelerine hazırlanırken, set provaları sırasında çok talihsiz bir kaza geçirdi ve yüzüne uygulanan protez yara makyajlarının çekimi esnasında stüdyoda ikinci derece feci yanıklar şokuyla hastaneye kaldırıldı.
11- Emerald Fennell, roman orijinalinde esmer, çingene veya yabancı kökenli olarak tasvir edilen Heathcliff karakteri için bembeyaz bir ten rengine ve Bask kökenine sahip olan Jacob Elordi'yi seçmesi nedeniyle küresel sinema basınında çok ağır yanlış oyuncu seçimi eleştirilerine maruz kaldı.
12- Zengin ve saygın koca Edgar Linton'ın tuhaf kız kardeşi Isabella Linton'ı oynayan Alison Oliver, bu rolden önce de yine Emerald Fennell'ın tüm dünyada ses getiren ve Jacob Elordi'nin de başrolünde olduğu Saltburn (2023) filmindeki Venetia Catton performansıyla yıldızını parlatmıştı.
13- Emerald Fennell, usta oyuncu Alison Oliver’ın Saltburn setindeki o muazzam gerçekçi oyunculuk yeteneğine o kadar hayran kalmıştı ki, bu film için ona hiçbir oyuncu seçmesi yaptırmadı ve doğrudan cep telefonuna "Eğer Isabella rolünü istiyorsan, senindir" yazarak rolü ona teslim etti.
14- Catherine karakterinin alkolik babası Bay Earnshaw'u oynayan Martin Clunes’un o performansı için senaryoda çok radikal bir değişiklik yapıldı; bütçeyi ve süreyi dengelemek adına romandaki Cathy'nin zalim abisi Hindley karakteri tamamen filmden silindi ve tüm o kötü özellikleri baba karakterine yüklendi.
15- Filmin o Yorkshire’ın dondurucu ve yağmurlu tepelerindeki dış çekimleri tamamen İngiltere’nin o gerçek coğrafi konumlarında gerçekleştirildi.
16- Sahnelerdeki o tuhaf, kafa karıştırıcı gotik-rock ezgilerini ve pop tınılarını, yönetmenin yakın dostu olan dünyaca ünlü pop şarkıcısı Charli XCX tamamen bu filme özel şarkılar üreterek tasarladı.
17- Margot Robbie, başrolünü Jacob Elordi ile paylaştığı bu filmin sadece ana yıldızı olmakla kalmadı; kendi resmi dev yapım şirketi olan LuckyChap Entertainment çatısı altında filmin tüm finansmanını ve yapımcılığını da bizzat kendisi üstlenerek ipleri elinde tuttu.
18- Filmde evin emektar hizmetçisi ve her şeyi izleyen Nelly Dean karakterini canlandıran usta aktris Hong Chau, roman orijinalinde hikayeyi dışarıdan anlatan güvenilmez bir dış sesken, bu filmde Emerald Fennell'ın kararıyla tüm o trajediyi gözleriyle yaşayan canlı bir şahit haline getirildi.
19- Emerald Fennell, sette oyuncuların ekmek hamuru, yumurtalar, çimenler ve hatta canlı sümüklü böcekler kullanarak cinselliği absürt bir çiğlikle dışa vurmalarını bizzat kendisi talimatlandırarak çektirdi.
20- Jacob Elordi, kariyerinin bu en çok konuşulan döneminde Emerald Fennell’dan bu başrol teklifi gelmeden hemen önce, Hollywood'un o yoğun temposundan çok yorulduğunu ve oyunculuğa uzun bir süreliğine ara vermeyi düşündüğünü, ancak Fennell’ın bu gotik senaryosu için bu kararından vazgeçtiğini itiraf etti.
Harf sınırına takıldığım için kalan detayları yoruma sabitliyorum. Oradan okuyabilirsiniz, ilginiz için teşekkür ederim.