Bakınız neler diyor:"— Bizim dinimiz için herkesin elinde bir ölçü vardır: Bu miyar ile hangi şeyin bu dine uygun olup olmadığını kolayca anlayabilirsiniz. Hangi şey ki, akla, mantığa, halkın haklarına ve çıkarına uygundur, biliniz ki o bizim dinimize de uygundur.…devamıBakınız neler diyor:"— Bizim dinimiz için herkesin elinde bir ölçü vardır: Bu miyar ile hangi şeyin bu dine uygun olup olmadığını kolayca anlayabilirsiniz. Hangi şey ki, akla, mantığa, halkın haklarına ve çıkarına uygundur, biliniz ki o bizim dinimize de uygundur. Bizim dinimiz aklın, bilimin, halkın yararına olmasaydı nasıl son din olurdu?" (Söylev ve Demeçleri, II. S. 127)"— Milletimiz DİL ve DİN gibi kuvvetli iki hazineye sahiptir. Bu faziletleri hiç bir kuvvet milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamayacaktır ve alamaz. (Söylev ve Demeçleri, C. II S.66, 1923.
Bu sözleri CUMHURİYET ÖNCESİ'dir. Görüyorsunuz DİL ile DİN'i birbirinden ayırmıyor. TÜRKÇE İBADET, Onun Cumhuriyet öncesi gayesi ve hedefiydi)."—
Yolculuklarımda bir çok aydın din bilginimizi gördüm. Onlar, Batının fikir adamları düzeyinde idiler.Onların yanında geri, ilkel, çıkarcı, hatta hain olanlar da vardır. Bunlar din kisvesi altında ve şeriat sözleriyle her türlü şerre alet olanlardır. Onlar dini her türlü şer siyasetine alet eden baskıcıdırlar. Bu milletin artık ne böyle hükmedenlere, ne böyle sömürücülere tahammülü kalmamıştır. Onlar için din ve bilgin sözcüğünü bile kullanmak istemiyorum, onların yüzündendir ki, dört halifeden sonra din, daima politika aracı, çıkar aracı, baskı aracı yapılmıştır. (Burada bir açıklama yapmama izin verir: Hangi DÖRT HALİFE? Onların üçü, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali kaynağı din ve mezhep çekişmesi perdesi altında siyasal çıkarlar, halk üzerinde egemenlik kavgası olan çekişmelerde öldürülmedi mi? Hangisi normal ömrü sonu dünyadan ayrıldı? Peygamberimizin sevgili torununu bile aç ve susuz öldürmediler mi? Bugün de okutulan DİN kitaplarına bakınız: Bu cinayetlerden bile açıkça sözetmezler...). Size bunlar hakkındaki hislerimi de söyleyeyim: Ben onların düşmanıyım. Onların bu şer yolunda atacakları bir adım, sadece benim gayeme değil, milletimin kalbine sağlanmış zehirli bir hançerdir. Onu yoketmek vazifemizdir." (Söylev ve Demeçleri, CII. S.144-146, 1923)"
— Ne acıdır ki yüzyıllarca hedefi olduğumuz bu muzur çalışmalar yine yakamızı bırakmayabilir. İçerden dışardan yine fesat ve aldatmacalara devam edebilir. Ne hazindir ki halâ bunlardan söz etmek zorunluğunda bulunuyoruz. Hurafeler yerini ilme bırakıncaya kadar din oyunları aktörlerine rastlamak devam edecektir." (Mustafa Kemal bunları Büyük Nutuk'unda söylemiş: 1927'de... Bugün 1997, NUTUK C. II. S.708