Spoiler içeriyor
Nolan bu filmden ödülsüz dönmeyecek! IMAX için kocaman gürültülü kameraları 3 dk lık bantları değiştire değiştire çektiği bir film. Kameralar o kadar büyük ki oyuncular bazen birbirlerini göremediklerini söylüyor. Gürültüsü de fazla olduğu için zırhlandırılarak bu sorun giderilmeye çalışılmış. Bantlar…devamıNolan bu filmden ödülsüz dönmeyecek!
IMAX için kocaman gürültülü kameraları 3 dk lık bantları değiştire değiştire çektiği bir film. Kameralar o kadar büyük ki oyuncular bazen birbirlerini göremediklerini söylüyor. Gürültüsü de fazla olduğu için zırhlandırılarak bu sorun giderilmeye çalışılmış. Bantlar kısa süreli olduğu için birleştiğinde 600 km lik bir uzunluk elde ediliyor. İşin teknik boyutu muazzam ha biz ne kadar görebildik HİÇ kaç tane doğru düzgün IMAX sinema var ki biz görelim. Bu haliyle bile çok beğendim IMAX izleyenlere imrendim.
Filmin oyuncu kadrosundan başlayarak değerlendirmeye başlayayım çünkü en tartışmalı konu bu. Hiç emin değilim bir yandan sevdim bir yandan sevmedim ortaya çıkan tablo güzel ama her yerde Zendaya görmek biraz yordu. Irkçılık olmasın diye her role siyahi koyma mantığını sevmiyorum. Elliot Page düşündüğüm gibi sırıtmamış hatta hoş geldi. Tom Holland için yaşı çok büyük kalmış gibi yorumlar gördüm bence Tom olmuş zaten küçük gösteriyor cuk oturmuş. Anne hathaway muazzam olmuş. Penelope için oluşturulan politik tutuma bayıldım.
Kitap çevirilerinde uzun bir süre erkek çevirmenler vardı bu da kadınların ya çok iyi püripak masum ya da şeytani kötü gösterilmesi gibi bir sonuca sebep olmuştu. Son çevirilerden birini kadın bir çevirmen yaptı film de bu çeviriyi kullanmış hatta geliştirmiş. Penelope kelime anlamıyla "sadık kadın" demek. Birçok kelime anlamını bu eserden ve mitolojiden alıyor. Mentor da öyleydi.. Penelope ilk çevirilerde 20 yıl boyunca kocasını sadık bir şekilde bekleyen masum bir kadın olarak aktarılıyor ama film tahtta 20 yıl boyunca kalmanın sadece sadakatle değil akıl ve stratejiyle de olduğunun altını çizmiş ki gerçekten öyle. Penelope sadece sadık bir kadın olsaydı Ithaca çoktan düşerdi içten zaten çürüyordu Zeus yasaları zarar görmüşken Penelope güçlü olmasa kim etik değer düşünecekti?
Felsefik ve etik değerlerin altını çizip Yunan mitolojisinin gerçeklerini vahşetiyle sunması çok doğru olmuş. Troya vahşeti sadece bir zafer değildi çünkü gerçek bir etik değer yıkımıydı. Suyu ilk kim bulandırırsa devamında kimin daha çok kirlettiği önemli değildir. Troya zaferi bu suyu bulandırdı. Atın içine askerlerin gizlenmesi şu ana kadar stratejik bir deha gibi lanse edildi ama haksız bir zafer olduğu gerçeği inkar edilemez. Savaş etiğine uygun değil. Düşmana sırtı dönükken saldırmak adil değil. Bu adaletsizliğin tohumlarını "denizden gelenler" korkusuyla halklara yerleştiren Odysseus pişmanlığını Penelope ile paravan arkası konuşmasında tüm samimiyetiyle anlatıyor. Evet bir kahraman, evet hakkında şarkılar yazılmış ama kahramanlığının ondan götürdüklerini biliyor. Athena nın öldürdüğü genç kız kılığında ona görünmesi vicdanının sesi olarak sürekli rahatsız ediyor. Bu yüzden Calypso nun verdiği lotuslar ona iyi geliyor. Zihni değil bedeni acı duyuyor ve bu çok daha katlanılır. Adalet onun için önemli bir değer. Pişmanlığını savaştan sonraki yolculuğunda avlanırken bile avına geldiğini haber vererek adil olma çabasından anlıyoruz. O Troya nın kefaretini ödemeye çalışıyordu.
Mitolojik karakterler içinde Kirke nın varliği filmde en sevdiğim detaylardan biri oldu. Kirke dönüş yolculuğunda çok büyük bir figür görmemek olmazdı. Kendisi aç gözlüğü kendi adalet sistemi içinde cezalandırıyor. Bundan kurtulabilen tek erkek Odysseus olduğu için ona yardım etmeyi kabul ediyor. Bilgece "eğer herkesi kurtarmaya çalışıp tanrılara meydan okursan hepsi ölecek. Onları belki tanrılardan korursun ama kendilerinden koruyamazsın" diyerek kendi felsefesini de en özet haliyle filme yedirmiş oluyor.
Bir diğer "en sevdiğim" yer ise Calypso nun Odysseus a "kontrolü bırak eve var" demesiydi. Calypso ya kadar hep kontrol etmeye çalıştı ama dünya böyle bir yer değil. Mitolojik evrende bile. Dalgalara hükmeden Poseidon, gökyüzüne hükmeden Zeus var. Bazen kontrolü bırakmak eve varmanın en kolay yolu.