2026 (98. Film) Öncelikli izleyeceklerim listemden kura çekimi yaptım. Kurada Signs, Togo ve Tutku: İsa Mesih'in çilesi filmleri çıktı. Pek Hz. İsa'nın filmini izleyecek derinlikte değildim bugün. Togo'yu da Willem Dafoe'nin yer aldığı yapımları şu sıra çok izlediğim için eledim.…devamı2026 (98. Film)
Öncelikli izleyeceklerim listemden kura çekimi yaptım. Kurada Signs, Togo ve Tutku: İsa Mesih'in çilesi filmleri çıktı. Pek Hz. İsa'nın filmini izleyecek derinlikte değildim bugün. Togo'yu da Willem Dafoe'nin yer aldığı yapımları şu sıra çok izlediğim için eledim. Signs filmi ayrıca kurada ikinci kez çıkıyor bu sefer bu nedenle de tercihimi bu yönde kullandım. Filme gelirsem başrolde Mel Gibson'a Joaquin Phoenix eşlik ediyor. Ayrıca Home Alone filminin yıldız çocuk oyuncusu Macaulay Culkin'in kardeşi Rory Culkin de bu filmde Mel Gibson'ın oğlu rolünde karşımıza çıkıyor.
Filmin konusuna gelecek olursam Hess ailesi bir çiftlik evinde yaşamaktadır. Graham (Mel Gibson) bir trafik kazasında eşini kaybetmiştir. Kardeşi ve iki çocuğu ile birlikte yaşamını sürdürmektedir. 1-2 yaşanan ilginç olay sonrası olayın üzerine giden Hess ailesi sorunun yalnızca kendi sorunları olmadığını fark edeceklerdir. Filmi izlemeyi düşünenler için açıkça söylemem gerekirse film hikaye olarak ağır işliyor ancak bir şekilde de "daha kaç dakikası var?" dedirtmeden kendisini izletmeyi başarıyor. Ağır demişken bu arada senaryo oldukça anlaşılabilir basit bir konu. Yalnızca olaylar yavaş ilerliyor. Kendi içinde bir başyapıt mı derseniz değil fakat bu kaliteli bir yapım olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Hikayenin sadece uzaylılar üzerine olmayıp baba - çocuk ilişkilerine vurgu yapması özeldi. Yer yer Graham günah keçisi durumuna düşse de herkes onun çocuklarına ne kadar düşkün olduğunu ve karısının ölümünü hâlâ atlatamadığının farkındaydı. Sadece şerif mi polis mi artık ne derseniz o kadının tekrar gözükmesi gerektiğini düşünüyorum. Sahnelerine şimdi dönüp baktığımda filmin devamında madem olmayacaktı o sahneler niye var diye düşünmedim değil.
Yönetmen Shyamalan'ın izlediğim 5. filmi. Kendine has tarzıyla sektördeki sevdiğim isimlerden. Keyifli, çok yormayan güzel bir film. Tavsiye ederim.
7.0/10
Film Hakkında İlginç Detaylar (Spoiler Uyarısı)
1- M. Night Shyamalan, filmdeki o devasa mısır tarlalarındaki geometrik işaret sahnelerinin sahte veya dijital durmasını kesinlikle istemediği için, prodüksiyon ekibi çekimlerden aylar önce Pensilvanya'daki o gerçek çiftlik arazisine tonlarca özel gübre kullanarak sıfırdan devasa canlı mısır tarlaları yetiştirdi.
2- Mel Gibson, filmdeki eski rahip Graham Hess rolünü kabul ettiğinde, yönetmen Shyamalan onun Hollywood'daki o bilinen aksiyon ve maço imajını tamamen kırmak için çekimler boyunca Gibson'ın saçlarını bilerek daha kırçıllı, kıyafetlerini ise olabildiğince sönük ve sıradan güneyli çiftçi tonlarında tasarlattı.
3- Filmde Joaquin Phoenix’in canlandırdığı Merrill karakteri için ilk başta Hollywood'un ünlü aktörü Mark Ruffalo ile el sıkışılmış ve kostüm provaları bile yapılmıştı; ancak Ruffalo çekimlere haftalar kala çok ciddi bir beyin tümörü teşhisi (iyi huylu) alıp ameliyata girince rol apar topar Joaquin Phoenix’e devredildi.
4- Merrill karakterinin o gerilimli sahnelerden birinde, televizyonda beliren o meşhur "Brezilya'daki doğum günü partisinde ilk kez kameraya yakalanan uzaylı" sahnesi; sinema tarihinde "tüm zamanların en korkunç ve en iyi kurgulanmış jump-scare sahnelerinden biri" olarak tescillenmiştir.
5- Filmde Mel Gibson’ın astım hastası oğlunu oynayan Rory Culkin ve su bardaklarını her yere bırakan kızını oynayan Abigail Breslin, çekim aralarında korkmasınlar diye Mel Gibson stüdyoda sürekli onlara şakalar yapmış, hatta doğum günlerinde onlara set ekibinin gözü önünde devasa hediyeler almıştır.
6- Filmdeki akşam yemeği sahnesinde, ailenin masadaki o son akşam yemeğinde birbirlerine sarılıp hıçkırarak ağladıkları anlar çekilirken, Shyamalan oyuncuların o çiğ dramı yakalaması için sete hiçbir teknisyeni sokmadan sahneyi tek seferde kaydetti.
7- M. Night Shyamalan, filmin o klostrofobik ve ağır ilerleyen atmosferini tam kurabilmek için görüntü yönetmeni Tak Fujimoto ile birlikte, gerilim sinemasının babası Alfred Hitchcock’un The Birds (Kuşlar) filmindeki o "tehlikenin ne zaman ve nereden geleceğini bilmeme" görsel hilelerini referans aldı.
8- Film boyunca uzaylıların tavan arasında, bodrumda veya mısır tarlalarında yürürken çıkardıkları o tüyleri diken diken eden mekanik tıkırtı ve ayak sesleri; ses tasarımcıları tarafından stüdyoda gerçek keçi toynaklarının tahta zeminlere vurdurulması ve sürtülmesiyle canlı olarak kaydedildi.
9- Joaquin Phoenix, filmde Merrill karakterinin uzaylıların radyo dalgalarından korunmak için çocuklarla birlikte kafasına o meşhur alüminyum folyodan şapka taktığı sahneyi çekerken, durumun absürtlüğüne dayanamayıp çekimler boyunca tam 15 kez gülme krizine girmiştir.
10- Filmin bütçesi 72 milyon dolar gibi dönemine göre makul bir seviyedeyken, sinemalarda vizyona girmesinin ardından dünya çapında tam 408 milyon dolarlık devasa bir gişe hasılatı elde ederek Touchstone Pictures'ın o yılki en karlı sinema yatırımı oldu.
11- Rory Culkin, filmdeki o kilit astım krizi sahnelerine hazırlanabilmek için set arkasında gerçek astım hastası çocukların kriz anı videolarını hekimler eşliğinde izledi ve nefes alma frekansını o medikal verilere göre milimetrik olarak taklit etti.
12- M. Night Shyamalan, tıpkı diğer projelerinde olduğu gibi bu filmde de kamera karşısına geçerek, Mel Gibson’ın karısına arabasıyla çarpan Ray Reddy karakterini bizzat kendisi oynadı.
13- Filmin tekinsiz jenerik müziklerini ve o üç notalık minimalist gerilim tınılarını; usta besteci James Newton Howard, filmdeki o inanç, şüphe ve korku üçlemesini simgeleyecek şekilde sadece yaylı çalgılar orkestrasıyla besteledi.
14- Filmin o kilerde ve bodrum katında geçen son yarım saatlik kilit kuşatma sahnelerinde kullanılan o dondurucu karanlık atmosfer, stüdyoda yapay ışıklar yerine tamamen gerçek gaz lambaları ve pilli el fenerlerinin çiğ ışığıyla aydınlatılarak kameraya çekildi.
15- Uzaylıların filme dair o kafa karıştırıcı zayıflığı olan "su" detayı, senaryonun orijinal taslaklarında aslında kutsal su olarak düşünülmüştü; ancak Shyamalan hikayenin dini bir propagandaya dönmemesi için bunu sadece saf ve elementer bir doğa gücü olan normal su olarak revize etti.
16- Mel Gibson, film vizyona girdikten sonra verdiği dürüst bir röportajda, "Bu film bir uzaylı istilası değil, bir adamın darmadağın olan ailesini ve yitirdiği inancını o mısır tarlalarının arasında yeniden bulma tragedyasıdır" dedi.
17- Abigail Breslin, film çekildiğinde henüz 5 yaşındaydı ve bu proje onun Hollywood'daki ilk profesyonel oyunculuk sınavıydı; küçük oyuncu gösterdiği o muazzam duru performans sayesinde sonraki yıllarda Little Miss Sunshine ile Oscar adaylığına kadar yükselecek kapıyı araladı.
18- Filmin o en son karesinde Graham Hess'in (Mel Gibson) o rahip kıyafetlerini yeniden üzerine geçirip aynaya sakince baktığı ve inancına geri döndüğünü gösteren o muazzam kapanış karesi çekildikten sonra, tüm Pensilvanya set ekibi ve yönetmen Shyamalan oyuncuyu dakikalarca ayakta alkışlamıştır.
19- Türün gurmeleri tarafından "Madem suya karşı bu kadar hassaslar, neden %70'i su olan ve sürekli yağmur yağan bir gezegeni istila etmeye geldiler?" sorusu yıllarca eleştirilse de, Shyamalan bunun bilim kurgusal bir istila değil, tamamen ruhsal bir "işaret" sınavı olduğunu belirterek eleştirileri rasyonelce savuşturmuştur.
20- Graham’ın eşinin o feci araba kazasının çekildiği yol sahneleri, Pennsylvania’daki Thomas Jefferson Üniversitesi’nin tarım arazilerinin hemen dışındaki gerçek virajlı devlet yolunda çekilmiştir.
21- Çiftlikteki köpeklerin o delirme ve havlama sahnelerinde, hayvanların o çiğ ve ürkek reaksiyonlarını alabilmek için setin arkasına oyuncuların göremeyeceği şekilde yapay mekanik canavar kuklaları yerleştirilmiştir.