İbrahim Paşa, Avrupa medeniyetinin bizde de tatbiki isteyen uyanık fikirli bir zattı. O sıralarda Yirmisekiz Mehmet Çelebi Fransa elçiliğinden dönmüştü. Oğlu Said Mehmet Efendi de Paris’ten birçok yeni fikirle gelmiş bulunuyordu. İbrahim Müteferrika’yla tanıştı... Birlikte kitap basmak ve matbaa açmak…devamıİbrahim Paşa, Avrupa medeniyetinin bizde de tatbiki isteyen uyanık fikirli bir zattı. O sıralarda Yirmisekiz Mehmet Çelebi Fransa elçiliğinden dönmüştü. Oğlu Said Mehmet Efendi de Paris’ten birçok yeni fikirle gelmiş bulunuyordu. İbrahim Müteferrika’yla tanıştı... Birlikte kitap basmak ve matbaa açmak için sadrazama müracaat ettiler. İbrahim Müteferrika işi daha sağlam tutmak için basmacılığın mahiyet ve faydalarını etrafıyla sergileyen "Veleyt-ü Tıbaa" adlı bir risale yazdı.Sadrazam Damat İbrahim Paşa bir buyruk ile birlikte matbaanın ilk masraflarını sağlayan parayı da verdi.Ülkede, sayısı yüz bini aştığı iddia edilen ve başta Kuran-ı Kerim, din kitaplarının çoğaltılmasıyla geçinenler harekete geçtiler ve padişahtan girişime mani olmasını istediler. daha sonra asıl adı LALE DEVRİ olarak tarihe geçecek ve kanlı/kinli PATRONA HALİL ayaklanmasına, Sadrazam İbrahim Paşa’nın öldürülmesine, Boğaz içindeki sahilhanelerin yıkılmasına SABAD müzik, edebiyat, sohbet devrinin, bir çiçekle temsil edilerek LALE DEVRİ’nin silinip süpürülmesine yol açan İSTEMEZÜK hareketinin asıl sebepleri arasında, her türlü yayının ucuz ve kolay temini gibi genel kültürün yükselmesi ve de doğal olarak devrini tamamlamış her türlü düşünce yerine YENİYİ ve ÇAĞI temsil edenlerin gelmesinin korkusuydu.Sadrazamın girişimiyle, DİNİ OLMAYAN KİTAPLARIN BASILMASININ ZARARLI OLMADIĞI’na dair bir de FETVA alındı. Bu suretle homurdanmaya başlayanların karşı çıkmaları önlendi.Said Mehmet Efendi’yle İbrahim Müteferrika ortak oldular. Birlikte bastıkları ilk kitap Sahahı Cevheri’nin tercümesi olan “VANKULU LÜGATI” idi. İlk sekiz-on eserin basılmasından sonra Said Mehmet Efendi ortaklıktan ayrıldı. Sonraları sadrazam (başbakan) olan bu zat büyük devlet memurluklarına aday olduğu için o zamanların anlayışına göre bu işte daha fazla devam edemedi. İbrahim Müteferrika Viyana’dan hakkaklar ve harf dökmecileri getirmiş ve ilk matbaayı 1726’da Sultanahmet civarındaki evinde kurmuştu.1730’daki Yeniçeri ayaklanmasıyla Damat İbrahim Paşa öldürülünce ve Üçüncü Sultan Ahmet tahttan indirilince, her uygar girişim gibi matbaacılık da durduruldu.Çok İSTEMEZÜK ayaklanmasında olduğu gibi sular nispeten durulunca, İbrahim Müteferrika, yeni Padişah Birinci Sultan Mahmut’tan yalnız kendi namına olmak üzere kitap basmak için yeni bir ferman almaya muvaffak oldu.Yan sayfada, Osmanlı’da İLK olarak kurulan matbaaya ait fermanın, İbrahim Müteferrika’nın bastığı VANKULU LÜGATI’nın ilk sayfasında yer alan metnini görüyoruz. Aslından bu metin, matbaanın faaliyete geçmesinden önceki fermanlarda olduğu gibi EL YAZILI idi. Metindeki gerekçeler, yeni bir İSTEMEZÜK ayaklanmasından nasıl ürküldüğünün kaygısıyla örülüdür. Nitekim bu ihtimal kısa zaman sonra hakikat oldu ve İstanbul günlerce kan ve ateş içinde kaldı, başta Sadrazam Nevşehirli İbrahim Paşa öldürüldü, bir fikir/edebiyat devri kapatıldı. İngiltere Büyükelçisi Lord Montague’nun eşi Leydi Mary Wortley TÜRKİYE MEKTUPLARI’nda olayı şöyle anlatıyor: “İsyanın öldürülen sadrazamın rehberliğiyle başlatılmış hayatı geriye çevirmek ve Avrupa’nın şehermerine yaygın matbaayı kaldırmak için yapıldığını öğrenince hayrette kalmamak mümkün değildi... Boğaziçi tahrip edilmiş, lale bahçeleri yok olmuştu. Matbaa da kapatılmıştı. İsyanın başında Yeniçeriler ve hocalar vardı.”