Bir kadının en büyük şansının bazen adalet değil, başka bir kadın olduğunu anlatan dizidir. Eun Su (Lee Yoo Mi), yıllardır kocasından şiddet görmektedir. Hui Su (Jeon So Nee) ise babasının annesine şiddet uyguladığı mutsuz bir ailede büyümüştür. İki kadın birbirinin…devamıBir kadının en büyük şansının bazen adalet değil, başka bir kadın olduğunu anlatan dizidir.
Eun Su (Lee Yoo Mi), yıllardır kocasından şiddet görmektedir. Hui Su (Jeon So Nee) ise babasının annesine şiddet uyguladığı mutsuz bir ailede büyümüştür. İki kadın birbirinin en yakın arkadaşıdır. Hui Su arkadaşının gördüğü şiddete tanık olduktan sonra ikilimiz geri dönüşü olmayan bir karar alır. Biz de bu kararın ardından suçluluk, korku ve hayatta kalma mücadelesine ortak oluruz.
İlk iki bölüm iki kadının ortak noktasını görmek için hikayeye temel oluştursa da benim için asıl kırılma noktası üçüncü bölüm oldu. O bölümden itibaren dizi resmen uçuşa geçti. Gerilim hiç düşmedi.
Benim dizide en sevdiğim şey ise iki kadın arasındaki arkadaşlıktı. Birbirlerine olan güvenleri, fedakârlıkları ve birbirlerini hiçbir koşulda yalnız bırakmamaları çok etkileyiciydi. Hui Su karakteri beni büyüledi. "Böyle arkadaşım olsa ben de katil olurum." dedim o derece. Kadın dayanışmasını iliklerime kadar hissettim.
Şiddet sahneleri ve Eun Su'nun yaşadığı çaresizlik sebebiyle izlemesi güç bir diziydi. Karakterin her gün korkuyla yaşadığını, çıkış yolu arayıp asla bulamamasını, kurtulma isteğini o kadar hissettim ki ister istemez duygulandım. Diziyi bir aydan uzun süre önce izlememe rağmen elbise giydiği sahneyi asla unutamıyorum.
Baek Jin So (Lee Moo Saeng) için de bir parantez açmak istiyorum. Dizinin sürpriz karakteri oldu ve beni kendine hayran bıraktı. İyi düşünülmüş bir karakter. Bayıldım.
Genel olarak hikâyeyi de oldukça beğendim ve gerildim. Ama kafamda kalan bazı soru işaretleri de olmadı değil. Özellikle Eun Su'nun kocasının neden bu kadar şiddet yanlısı birine dönüştüğü, bunun ne zaman başladığı ya da bu noktaya nasıl geldiği hiç anlatılmadı. Elbette hiçbir sebep şiddeti haklı çıkarmaz ama karakterin geçmişine dair birkaç detay verilse hikâye çok daha güçlü olabilirmiş diye düşündüm. Bu eksiklik bende biraz havada kalmış hissi bıraktı.
Final de beni tatmin etti. Son sahneye kadar içim de kırgınlık mı öfke mi rahatlama mı adını koyamadığım bir hisle bitirdim. "Ben olsam ne yapardım?" sorusunu hala soruyorum kendime.
Sadece bir suç-gerilim dizisi değil; kadın dayanışmasını, çaresizliği ve hayatta kalma içgüdüsünü çok güçlü anlatan bir işti. Bence mutlaka şans vermeli.
📍"Oğlunu düzgün yetiştirecektin."