Sabahın köründeyiz Ve ben sessizlik içinde dışarıyı izliyorum. Burası artık benim günlüğüm gibi oldu. İçimden geçenleri buraya dökmek bana gerçekten iyi geliyor.bir gün benide ne kafa açtın ya diyip kovucaksınız biliyorum olsun bende bu konuda pek gurur yoktur .gitmem zaten…devamıSabahın köründeyiz Ve ben sessizlik içinde dışarıyı izliyorum.
Burası artık benim günlüğüm gibi oldu. İçimden geçenleri buraya dökmek bana gerçekten iyi geliyor.bir gün benide ne kafa açtın ya diyip kovucaksınız biliyorum olsun bende bu konuda pek gurur yoktur .gitmem zaten istenmeyen ot gibiyimdir hemen beliririm olmadık yerde yinede valizim köşede hep hazır bekliyor
Ben hep melankolik biriydim. Sessiz, sakin ve biraz da içe dönük.etrafım tarafından depresifliğimle ünlüyümdür.iç karartıcı şarkılar filmler kitaplar okumayı severim.
bu zamana kadar her şeyi içime attım İnsanlara söyleyemediklerimi hep sustum kendime bile itiraf edemediğim şeyleri hep köşeye attım.hiçbişey yok gibi davrandım.kırılsam belli etmedim kızsam belli etmedim.beni dışarda görseniz uysal fino köpeklere benzetirsiniz öyle biriyim iyi kız olmak hayatımın bir numaralı kuralına uymak için kendimden çok ödün verdimhayatımın içinede o kural etti doğrusu.ha bu arada sizce iyi kız olmak ne demek çünkü ben bu hayatta hiç bunun cevabını bulamadım.bunu tartışabiliriz.yinede yetemedim kimseye.Hayatı uzun zamandır sanki her an ölebilecekmişim gibi yaşıyorum. Belki de bu yüzden, öldüğüm gün insanlar beni iyi hatırlasın istedim. Kırmadan, üzmeden, kimsenin yükü olmadan yaşamaya çalıştım.ne derlerse hep yaptım ki öldüğümde iyi kız olarak hatırlanayım
Ama son zamanlarda başka bir şeyi fark ediyorum.
Bir gün benim de gerçekten öleceğimi
Ve aklıma şu geliyor:
Madem bir gün ben de gideceğim, o hâlde insanlar bana da kibar davranmalı. Ben de incinirim. Benim de kalbim kırılır. Benim de güzel bir sözü duymaya ihtiyacım var. Sırf sessiz olduğum kırıldığım kızdığım zaman belli etmiyorum sessizleşiyorum diye yok görülmek istemiyorum.Ben de görülmek, anlaşılmak ve olduğum hâlimle kabul edilmek istiyorum.
Neyse dediğim gibi Hayatta hiçbir zaman gerçekten zevk almayı tam anlamıyla öğrenemedim. Güldüğüm anlar oldu elbette ama içimde hep eksik kalan bir şey vardı. Sanki hayatı herkes dolu dolu yaşarken ben hep biraz uzaktan izledim.
Yalnızlık ise hep kaçtığım ama aynı zamanda sığındığım köşem oldu. İnsanlardan uzaklaştıkça kendime yaklaştığımı sandım. Oysa kendimle baş başa kaldığım her an, zihnim daha fazla konuşmaya başladı.
Çok düşünüyorum.
Belki gereğinden fazla.
Geçmişi düşünüyorum, geleceği düşünüyorum, olabilecekleri, olamayacakları düşünüyorum. Bazen tek bir cümleyi saatlerce zihnimde çevirip duruyorum. Sessizlik bana huzur vermesi gerekirken, bazen en gürültülü yer hâline geliyor.
Belki de kendimle kavgam bu yüzden.
Çünkü insan en çok, susturamadığı iç sesiyle yoruluyor.
Ve o ses, bazen başkalarının yıllar önce söylediği sözlerden daha acımasız olabiliyor.
Kendimi sevmek konusunda ise hâlâ yolun başındayım.
Aynaya baktığımda çoğu zaman kendimi değil, eksiklerimi görüyorum. Kendime söylediğim cümleleri başkasına söylemeye utanırım ama konu ben olunca en acımasız hâlime dönüşüyorum. İnsan, kendisiyle yaşadığı savaşın ne kadar yorucu olduğunu kimseye anlatamıyor.
Belki de insanın en ağır yalnızlığı, kendini sevmemesidir.
Saat sabahın bilmem kaçı ve ben hâlâ
Camdan dışarıyı izliyorum. henüz evdekiler uyanmamış.evde bulabildiğim nadir sessiz anlardan Bu saatlerde hayat daha hoş geliyor bana. Güçlü gözükmeye çalışmıyorum.rol yapmıyorum.maskemi köşeye bıraktım duruyorum
Ben de sessizce dışarıyı izliyorum.
Aslında dışarıyı değil, biraz da kendimi…
İçimde yıllardır taşıdığım bütün yorgunluğu, korkuları, yarım kalmış hayalleri, sevilmeyi beklememi,olmak istedğim kişiyi
Belki bugün de her şey değişmeyecek.
Belki yarın da kendimi bir anda sevmeye başlamayacağım.
Belki korkularım benimle yaşamaya devam edecek.
Belki yine sevdiğim insanlar tarafından sevilmeyeceğim
Ama bir gün inanıyorum kendimle başbaşa kaldığımda kavgam olmayacak ,seveceğim olacağım kişiyi ona hakaret etmeyeceğim aynaya baktığında mutlu olacak sadece zamana ihtiyacı var ve ben o zamanı ona verip bekleyeceğim
Belki bir gün bu satırları yıllar sonra yeniden okuyacağım.utanıp kızaracağım.
Belki o gün hâlâ kusurlarım olacak.
Ama umarım o gün bu satırları yazan kıza kızmam.
Çünkü o sadece sevilmek isteyen, yorulmuş ve elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan biriydi.
Ve belki de ilk defa, başkalarından önce kendisini anlamaya çalışıyordu.