Spoiler içeriyor
●Kitapta yedi hikaye var. Ve iki hikaye hariç (5 ve 6) hepsi aşkla, sevgiyle ilgili. 1. Hikaye: Ormanın Üzerindeki Yıldız: Bu hikaye biraz garip. Platonik ve ani bir aşkın hikayesi. Pek inandırıcı ve güzel gelmedi gibi bana. Bir adamın ilk…devamı●Kitapta yedi hikaye var. Ve iki hikaye hariç (5 ve 6) hepsi aşkla, sevgiyle ilgili.
1. Hikaye: Ormanın Üzerindeki Yıldız:
Bu hikaye biraz garip. Platonik ve ani bir aşkın hikayesi. Pek inandırıcı ve güzel gelmedi gibi bana. Bir adamın ilk görüşte tutulduğu kadın uğruna kendini tren raylarının altına atması biraz abartılı sanırım yani en azından aşkını kendi kendine kanıtlamak açısından abartılı. Gidip kadınla konuşsa daha iyi olurdu belki?..
2. Hikaye: Erika Ewald'in Aşkı:
Bir genç kızın ilk aşkı, ilk heyecanı ve korkularından dolayı o aşkı kaybetmesinin acısını işleyen bir öykü. Güzeldi bu hikaye.
3. Hikaye: Unutulmuş Düşler:
Kitabın en kısa ve sanırım en anlamsız hikayesi benim için yani bir tat alamadım ben. İki eski aşıktan biri olan kadın evlenmiştir ve adam onu sürpriz bir şekilde ziyaret eder. Kadın ise adama, aşka ve onun geçiciliğine dair adamı şaşırtan sözler söyler. (Yanlış hatırlamıyorsam böyle bir şeylerdi?..)
4. Hikaye: Alacakaranlık Hikayesi:
Gecenin karanlığında genç adama uzanan eller, dudaklar ve sıcacık soluk kimin?.. genç adam bunu düşünür ve evdeki herkesi gözlemler. En sonunda kuzenleri olan üçüzlerden biri diye düşünür ve o saatten sonra bundan emin olarak onu hayal eder ve hatta ona aşık olur. Oysa ki tahmin ettiği kişi değildir, üçüzlerden bir diğeridir bunları yapan ve ona aşık olan. Sonu aşk üçgenine varan, hüzünlü bir hikaye.
5. Hikaye: Zıt İkizler:
İkiz kız kardeşlerin kıskançlık sebebi ile yaptıkları ve şaşırtıcı sonları. Bu hikaye gerçekten güzeldi.
6. Hikaye: Bir Yüreğin Çöküşü:
Bu hikaye tek bir kitap halinde de var. Çok güzel buluyorum bu hikayeyi.
"Bir kalbi temelinden sarsmak için kader her zaman sillesini vurmaya, sertçe müdahale gücüne gerek duymaz; aksine, asıl sudan sebeplerden yıkım üretmek onun zapt edilemez yaratma hevesini kamçılar."(131.s)
Zweig bu öyküsünde Salomonsohn isimli yaşlı bir adamın ruh dünyasını ve yalnızlaşmasını yansıtmış. Salomonsohn yaşadığı yerde özel ticaret müşaviri olarak çalışır. Uzun yıllar çalışmasının sonucunda eşini ve kızını maddi anlamda rahat bir konuma getirir fakat çalışmakla geçen yıllarda farkına varamadığı her şeyi tatilde anlar. Paskalya Tatili için geldikleri bir otelde gecenin bir yarısı şiddetli bir ağrıyla uyanan yaşlı adam daha büyük bir acıyla yüzleşmek zorunda kalır. Küçük kızı Erna, gecenin bir yarısı başka bir erkeğin odasından dönmektedir, yaşlı adam için her şey bu noktada günyüzüne çıkmaktadır. Yaşlı adam kızmak, bağırmak, hesap sormak ister; fakat bunu yapamaz hiç yapamayacaktır da.
Yaşlı adam o korkunç gerçeği öğrendikten sonra eşi ve kızını gözlemlemeye başlar. Oteldeki diğer bekar erkeklerle olan samimiyetleri, sohbetleri hiç bitmiyor, yaşlı adamın varlığını kendileri için utanç verici olarak görüyorlardır. Bu olanlara, gördüklerine kalbi dayanmayan Salomonsohn’un içi içini yiyip bitirse de ağzını açıp tek kelime etmeye cesareti kalmamıştır.
Kızını ve eşini ve dolayısıyla kendini de bu durumdan kurtarmanın tek yolunun otelden hemen o gün gitmek olduğuna inanıp bunu eşine söylediğinde azar işitip oturur. Sözünü bırak kişiliğine bile saygı kalmamıştır artık. Eşi ve kızı partilerden eğlencelere gezip dururlar, yaşlı adamın varlığını bile unutmuşlardır.
Yaşlı adam, yalnızlığında hüzünle hayatını gözden geçirip acı çekerken; birden bir şeyler olur. Kalbi hızlı hızlı atar, ağrı girer, nefes alamaz sonra birden her şey durur. Kalbinin durduğunu ve öldüğünü düşünür; evet kalbi durmuştur fakat yaşamsal faaliyetlerini yerine getiriyordur. Duygulara, hislere durmuştur kalbi. O an yaşlı adam her şeyi anlar. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Karısı ve kızını önce otelde sonda da bütün hayatlarında kendi hallerine bırakır ve gerçekten ölene kadar arık bir ölü gibi yaşar. Kendini ilk defa dine yakın hisseder ve onunla iç içe ama yapayalnız yaşar. Ailesine sadece parasal konularda yardım eder çünkü onların da tek istediği paradır.
Ve bir gün ölür.
7. Hikaye: Karmaşık Duygular:
Kitaba adını veren son ve garip hikaye.
Bir üniversite öğrencisi gencin yaşlı hocasına karşı olan yakınlığı, sevgisi ve sonrasında hocasının da kendisine açılmasını hatta bu konu ile ilgili bütün geçmişini anlatmasını işliyor yazar bu hikayede.
Kitabın bu hikayesi eşcinselliği içerdiği, anlattığı için eleştiriliyormuş ama benim için böyle şeyler sıkıntı değil pek yani en azından şu anki ben için.
Ama kitabı genel olarak pek beğenmedim maalesef. Daha güzel, daha farklı bir şeyler beklemiştim sanırım duygularla ilgili. Yine de okunabilir tabii.
Başlangıç/Bitiş:
31 Temmuz Cuma
4 Ağustos Salı-2026