Bu kitabı ilk okuduğumda ortaokuldaydım hatta bir yılbaşında amcamın antin kuntin şeylere heveslendiği zamanlardan biriydi, hindi kesmiş ve bizi yemeğe davet etmişti neyse ben de tüm kuzenlerin toplandığı o akşam ne alaka bilmiyorum ama kitabımı alıp gitmiştim. Niye bu detayı…devamıBu kitabı ilk okuduğumda ortaokuldaydım hatta bir yılbaşında amcamın antin kuntin şeylere heveslendiği zamanlardan biriydi, hindi kesmiş ve bizi yemeğe davet etmişti neyse ben de tüm kuzenlerin toplandığı o akşam ne alaka bilmiyorum ama kitabımı alıp gitmiştim. Niye bu detayı verdim bilmiyorum hindi de yemem zaten ablamlar gitti diye gitmiştim. Neyse kitabı okurken aklıma hep o gün geliyordu sanırım eski zamanlardaki aile bağımızı bir tık özlüyorum.
Tabi o zamanlar kitabımı götürünce okuyup geri dönüyordum şimdiyse kitabı götürüp okumadan dönüyorum hatta bazen kitabı da orada unutuyorum çok değiştim çok..
Neyse bunu yakın zamanda çok sevdiğim arkadaşım hediye ettiği için bu bir işaret deyip tekrar okumaya karar verdim. Neyin işareti asla bilmiyorum.
Geçenlerde okumaya başladım ama son birkaç sayfa kala bırakmış ve bir köşeye atmışım ki zaten bunu okuduğumu bile unutmuştum. Çünkü yakın zamanda ags gibi bir süreçten geçtim ve dersle alakalı o kadar çok şey okuyup izliyordum ki kitap görmek bile istemiyordum hatta bana bilgi veren hiçbir şeyi almak istemiyordum. Yani bu yüzden biraz arada kaynadı gibi bir şey oldu ama kitabı hala çok seviyorum.
...
Öncelikle kitap gayet güzel. Yani yazar erdemlilik üzerinde durmuş ve yazdığı hikayeler üzerinden açgözlü olmayın, iyilik yapın iyilik bulun, yalan söylemeyin, Tanrı'ya inanın gibi değerlere vurgu yapmış. Eskiden bu tarz şeyler okuyunca voavv oluyordum çok etkileniyordum ama tekrar okumamdan mı kaynaklı yoksa bu tarz hikayeleri eskisi gibi sevmiyorum diye mi bilmiyorum ama çok sarmadı yaa.
Eskiden "İnsan Ne ile Yaşar" hikayesini çok sevmiştim yine sevdim. Nedense çok farklı bir duygu hissettiriyor mesela çok iyi bildiğin ama unuttuğun bir şeyi tekrar hatırlarsın ya onun gibi bir şey. Sanırım her okuduğumda bu duyguyu hissedeceğim.
Bir adam vardı ya güzel bir ayakkabı istiyordu ama daha eve varamadan ölmüştü. Ya düşünüyorum da bazen bir gün sonrasını bile bilemezken bir yıl sonrası için çabalıyoruz sürekli ve bu çabamız da boşa gidiyor genelde. Olan boşa geçmiş ömrümüze oluyor.
Son zamanlarda kötü bir huy edindim. Mesela birine bir şey hediye edeceğim ve verene kadar aklımda sadece 'ya ona bir şey olursa veremezsem' düşüncesi dolanıyor ya da sınava girene kadar ya bana bir şey olursa diye düşünüp duruyordum. Bunlar normal şeyler aslında her insan düşünür böyle şeyleri ama bilmiyorum yaa kötü hissettiriyor.
Bu kitap genelde ölümü hatırlatıyor. Öleceğiz ve o zamana kadar hayatımızı güzel yaşayalım, açgözlü olmayalım gibisinden. Çoğu insan da bundan dolayı seviyor bence ve Tolstoy'un dili de akıcı yani, okurken hiç sıkılmıyorsun.
Ama ben hikaye okumayı sevmiyorum galiba yaa.. en azından bir süre o hikayenin içinde olayım, karakterlerle biraz vakit geçireyim istiyorum. O yüzden ilk okuduğum zamanlarda daha anlamlı geliyordu.
Bu arada sevmemiş gibi yorum yapmış olabilirim ama sevdim, tavsiye ederim. Sadece klasiklere yeni başlayan biri ilk bu eserden başlasın çünkü çoğu kitabı okuduktan sonra bundan tatmin olmayabilir diye düşünüyorum.