Hakiki metnin dili gayet sarih bir Türkçe. Bu baskı öyle mi bilmem. Temsilen koymuş oldum. Bilhassa Ankara Savaşı’nı tasvir edişini çok beğenirim Aşıkpaşazade’nin. Çok kıymetli bir tevarih. Dili çok hoş. O dediğim kısmı aynen alıyorum. Ankara Savaşını. «Bu tarafda Bâyezîd…devamıHakiki metnin dili gayet sarih bir Türkçe. Bu baskı öyle mi bilmem. Temsilen koymuş oldum. Bilhassa Ankara Savaşı’nı tasvir edişini çok beğenirim Aşıkpaşazade’nin. Çok kıymetli bir tevarih. Dili çok hoş. O dediğim kısmı aynen alıyorum. Ankara Savaşını.
«Bu tarafda Bâyezîd Han dahı evvelki tedbîrlerinüñ üzerine tururlardı. Kendü vilâyetinden gayrı vilâyetlerden yazılu leşkerini çıkara ve hem serahor dahı sürdiler, çıkardılar. Tâ İstanbol'dan dahı bile çıkardı. Bu Rûm vilâyetinde serahor Bâyezîd Han ihdâs itdi, vezîrleri mübâşereti-y-len. Ve hem Bâyezîd Han üç oglını bile almış-ıdı. Biri Emir Sü-leymân, Aydın ili sancagı ve Karasi sancagı ve Saruhan san-cagı bile. Ve biri Mustafa'dur. Hamidili sancagı ve Tekeili sancagı bile. Ve biri dahı Sultân Muhammed-idi. Amasiyye'de cemî'i Rûm leşkeri bile. Bu leşkerleri mecmû'ı cem' itdiler Tatarı ve gayrı leşkeri kendü-y-ile bile yörüdiler.
Anlar ve bunlar dahı Engüri'ye vardılar. Temür-i bedbaht pençşenbe gün sabâh geldi kondı. Ve Bâyezîd Han ikindin kondı, biribirine karşu kondılar. Bu tarafda Temür öñine handek kesdürdi. İrtesi Cum'a gün oldı, oturdılar. Cum'a namazı kılındı iki tarafda. Andan sonra Sultân Bâyezîd san-cakların çözdi, kösleri çalındı, sâf-ber-sâf alaylar baglandı. Hemîn ki mukâbil oldılar. Tatar hâyin oldı, begleri Tahar-ten yanına vardı. Ve Germiyân leşkeri hâyin oldı, Germiyânoglı yanına vardı. El-hâsıl-ı kelâm her vilâyetüñ leşkeri kendü beglerine döndiler, hâyin oldılar kim her birinüñ begleri anda Temür yanına varmışlar-ıdı. Vilkoglı küffâr çerisiyle 'acâyib cengler itdiler. Ol dahı ceng iderek gördi kim her taraf kolaylu kolayına gitdiler, Vilkoglı dahı çekildi bir tarafa gitdi. Ve Bâyezîd Han'un oglı Mustafâ da-hı atından ayrıldı belürsüz oldı ve Emir Süleymân'ı dahı paşalar alup ara yirden çıkdılar, bir tarafa gitdiler. Sultân Muhammed dahı Amasiyye leşkerini alup togrı Amasiyye tarafına çekildi. Hemân Bâyezîd Han kendü kapusı kulı-y-ılan kaldı.
Solak Karaca dirler-idi Bâyezîd Han'un bir kulı var-ıdı. Ol eydür: "Hey Bâyezîd Han! Kanı ol güvendügün ogullaruñ? Ya kanı ol güvendügün sancaguň begleri veyahud kanı ol serhoş vezîrlerüň? Ne gökçek yoldaşlıklar itdiler!" di-di. "Ol cem' itdügün mâlı harc itmedüñ, oglancuklarum rız-kıdur didüñ." Çünkim bu sözi Bâyezîd Han işidicek katı acıdı: "Bak, baña minnet idüp nükte de mi idersiz?" didi. Atını depdi kulun arasından taşra çıkdı. Bilesince birkaç ya-ya oglanı ve bir niçe solaklar vardılar. Çagatay'uñ alayların biribirine urdılar. Germiyânoglu bunı gördi. Çagırup eyit-di: "Hey bu ceng iden Bâyezîd Han kendüsidür." didi. Ne turursız fursatdur fi'l-hâl mübâlaga adamlar irdiler. Atınuñ dört yanından sarmaşdılar. Tutdılar Temür'e getürdiler. Ammâ atından indürmediler.»